Ara
Menü
ذ

Mahabbet

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-10337
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, sevgi, aşk demektir. Tasavvufta mahabbetin hakikati, herşeyini sevdiğine bağışlaman, kendine de sende olan hiçbirşeyi bırakmamandır. Mahabbet ehli üç haldedir: Âmmenin mahabbeti: Bu fiilî bir sevgidir ve Allah’ın kendilerine ihsan etmesinden kaynaklanır. Hz. Peygamber (s) bu konuda şöyle der: “Kalplerin, kendilerine ihsan edeni sevme özelliği vardır”, ikincisi; sıfatî aşkın hâlidir. Kalbin Allah’ın gınasına, celaline, azametine, kudretine ve ilmine bakmasından kaynaklanır. Bu havassın, sadıkların veya tahkik ehlinin mahabbetidir. Bu konuda Hüseyn en-Nurî şöyle der: “Mahabbet, perdelerin yırtılması, sırların ortaya çıkmasıdır.” Üçüncüsü; zatî mahabbetin hâlidir. Bu, illetsiz olarak, Allah’ı sevmenin kadîm olduğunu bilmekten ve anlamaktan doğar, işte bu şekilde Allah’ı bir sebebe bağlı olmaksızın, seviniz. Bu şekildeki sevgi sıddîkler ve âriflerinkidir.”Mahabbetin, başlangıçları ve gayeleri itibariyle on kısma ayrıldığı söylenir. Bunlardan beşi, sâlik ve muhiblerin makamlarıdır. Bunlar sırayla; ülfet, hevâ, hülle, şağf ve vecddir. Aşıkların makamlarına gelince, onlar da şunlardır: Garaim, iftitân, veleh, dehş ve fenadır.Mahabbetten Muhammed (s) oldu hâsıl Mahabbetsiz Muhammed’den (s) ne hâsıl.Pir Sultan Abdal’ın, mahabbet konusundaki bir dörtlüğü şu şekildedir:Dîdâr ile mahabbete doyulmaz, Mahabbetten kaçan insan sayılmaz. Münkir üflemekle çerağ söyünmez. Tutuşunca yanar aşkın çırası.Konu ile ilgili bazı sözler ise şunlardır:Mahabbet şirket (ortak) kabul etmez: Allah’tan başka hiçbir şeyi sevmemeyi ifade eder. Casiye/23’te diğer istekler yerilerek “nefsinin hevasını kendisine ilah edineni görmedin mi?” denir. Bu ayet Furkan/43’te de aynen geçmektedir.Kuru muhabbet: Sevmenin karşılıksız olduğunu ifade etmek için kullanılan bir sözdür. Son devir ünlü Halvetî şeyhlerinden Fatih türbedârı Hacı Ahmed Amiş Efendi (ö. 1920) “bu yolun sermayesi kuru mahabbet” sözünü söyledikten sonra, bunu şöyle açıklarmış: “Mahabbetin yaşı olur mu? Olur ya! Görmüyor musun, babam ölse de, yerine geçsem, diyen şeyh oğullarını.”Mahabbet meclisi : Sohbet meclisine bu isim verilir. Bu meclis, irfan ve edeb meclisi olduğu için, katılanların bilgisi artar.Mahabbetten kaçan insan sayılmaz: Sevginin insan için kaçınılmaz ruhî bir öğe olduğunu anlatmak için kullanılır.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12237
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, sevgi, aşk demektir. Tasavvufta mahabbetin hakikati, herşeyini sevdiğine bağışlaman, kendine de sende olan hiçbirşeyi bırakmamandır. Mahabbet ehli üç haldedir: Âmmenin mahabbeti: Bu fiilî bir sevgidir ve Allah’ın kendilerine ihsan etmesinden kaynaklanır. Hz. Peygamber (s) bu konuda şöyle der: “Kalplerin, kendilerine ihsan edeni sevme özelliği vardır”, ikincisi; sıfatî aşkın hâlidir. Kalbin Allah’ın gınasına, celaline, azametine, kudretine ve ilmine bakmasından kaynaklanır. Bu havassın, sadıkların veya tahkik ehlinin mahabbetidir. Bu konuda Hüseyn en-Nurî şöyle der: “Mahabbet, perdelerin yırtılması, sırların ortaya çıkmasıdır.” Üçüncüsü; zatî mahabbetin hâlidir. Bu, illetsiz olarak, Allah’ı sevmenin kadîm olduğunu bilmekten ve anlamaktan doğar, işte bu şekilde Allah’ı bir sebebe bağlı olmaksızın, seviniz. Bu şekildeki sevgi sıddîkler ve âriflerinkidir.”Mahabbetin, başlangıçları ve gayeleri itibariyle on kısma ayrıldığı söylenir. Bunlardan beşi, sâlik ve muhiblerin makamlarıdır. Bunlar sırayla; ülfet, hevâ, hülle, şağf ve vecddir. Aşıkların makamlarına gelince, onlar da şunlardır: Garaim, iftitân, veleh, dehş ve fenadır.Mahabbetten Muhammed (s) oldu hâsıl Mahabbetsiz Muhammed’den (s) ne hâsıl.Pir Sultan Abdal’ın, mahabbet konusundaki bir dörtlüğü şu şekildedir:Dîdâr ile mahabbete doyulmaz, Mahabbetten kaçan insan sayılmaz. Münkir üflemekle çerağ söyünmez. Tutuşunca yanar aşkın çırası.Konu ile ilgili bazı sözler ise şunlardır:Mahabbet şirket (ortak) kabul etmez: Allah’tan başka hiçbir şeyi sevmemeyi ifade eder. Casiye/23’te diğer istekler yerilerek “nefsinin hevasını kendisine ilah edineni görmedin mi?” denir. Bu ayet Furkan/43’te de aynen geçmektedir.Kuru muhabbet: Sevmenin karşılıksız olduğunu ifade etmek için kullanılan bir sözdür. Son devir ünlü Halvetî şeyhlerinden Fatih türbedârı Hacı Ahmed Amiş Efendi (ö. 1920) “bu yolun sermayesi kuru mahabbet” sözünü söyledikten sonra, bunu şöyle açıklarmış: “Mahabbetin yaşı olur mu? Olur ya! Görmüyor musun, babam ölse de, yerine geçsem, diyen şeyh oğullarını.”Mahabbet meclisi : Sohbet meclisine bu isim verilir. Bu meclis, irfan ve edeb meclisi olduğu için, katılanların bilgisi artar.Mahabbetten kaçan insan sayılmaz: Sevginin insan için kaçınılmaz ruhî bir öğe olduğunu anlatmak için kullanılır.</p>

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, sevgi, aşk demektir. Tasavvufta mahabbetin hakikati, herşeyini sevdiğine bağışlaman, kendine de sende olan hiçbirşeyi bırakmamandır. Mahabbet ehli üç haldedir: Âmmenin mahabbeti: Bu fiilî bir sevgidir ve Allah’ın kendilerine ihsan etmesinden kaynaklanır. Hz. Peygamber (s) bu konuda şöyle der: “Kalplerin, kendilerine ihsan edeni sevme özelliği vardır”, ikincisi; sıfatî aşkın hâlidir. Kalbin Allah’ın gınasına, celaline, azametine, kudretine ve ilmine bakmasından kaynaklanır. Bu havassın, sadıkların veya tahkik ehlinin mahabbetidir. Bu konuda Hüseyn en-Nurî şöyle der: “Mahabbet, perdelerin yırtılması, sırların ortaya çıkmasıdır.” Üçüncüsü; zatî mahabbetin hâlidir. Bu, illetsiz olarak, Allah’ı sevmenin kadîm olduğunu bilmekten ve anlamaktan doğar, işte bu şekilde Allah’ı bir sebebe bağlı olmaksızın, seviniz. Bu şekildeki sevgi sıddîkler ve âriflerinkidir.”Mahabbetin, başlangıçları ve gayeleri itibariyle on kısma ayrıldığı söylenir. Bunlardan beşi, sâlik ve muhiblerin makamlarıdır. Bunlar sırayla; ülfet, hevâ, hülle, şağf ve vecddir. Aşıkların makamlarına gelince, onlar da şunlardır: Garaim, iftitân, veleh, dehş ve fenadır.Mahabbetten Muhammed (s) oldu hâsıl Mahabbetsiz Muhammed’den (s) ne hâsıl.Pir Sultan Abdal’ın, mahabbet konusundaki bir dörtlüğü şu şekildedir:Dîdâr ile mahabbete doyulmaz, Mahabbetten kaçan insan sayılmaz. Münkir üflemekle çerağ söyünmez. Tutuşunca yanar aşkın çırası.Konu ile ilgili bazı sözler ise şunlardır:Mahabbet şirket (ortak) kabul etmez: Allah’tan başka hiçbir şeyi sevmemeyi ifade eder. Casiye/23’te diğer istekler yerilerek “nefsinin hevasını kendisine ilah edineni görmedin mi?” denir. Bu ayet Furkan/43’te de aynen geçmektedir.Kuru muhabbet: Sevmenin karşılıksız olduğunu ifade etmek için kullanılan bir sözdür. Son devir ünlü Halvetî şeyhlerinden Fatih türbedârı Hacı Ahmed Amiş Efendi (ö. 1920) “bu yolun sermayesi kuru mahabbet” sözünü söyledikten sonra, bunu şöyle açıklarmış: “Mahabbetin yaşı olur mu? Olur ya! Görmüyor musun, babam ölse de, yerine geçsem, diyen şeyh oğullarını.”Mahabbet meclisi : Sohbet meclisine bu isim verilir. Bu meclis, irfan ve edeb meclisi olduğu için, katılanların bilgisi artar.Mahabbetten kaçan insan sayılmaz: Sevginin insan için kaçınılmaz ruhî bir öğe olduğunu anlatmak için kullanılır.

Sözlüğe dön ←