Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-10353- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Akıllı mecnunlar, akıllı deliler, anlamında Arapça bir tâbir. Sürekli cezbe halinde bulunan mecnûnlar, irşâddan sakıt olmuş, kendi maişetlerini tedarik edemeyen kimselerdir. Akşemseddin, meczûblaşma olayını şu şekilde anlatır: Zikir ile meşgul olan sûfiye, esma ve sıfatlardan tecelliler gelir, bir mürşide bağlı olan kimse, bu gelenleri hazmedebilme gücüne sahiptir. Bir mürşide bağlı olmaksızın, kendi başına birtakım virdler tertip eden kimseler “Allah” veya “la ilahe illallah” zikirlerini çekerken, bir ân içinde zât tecellisine maruz kalırlar. Onun, bir mürşide bağlı olmadığı için koruyucu bir kalkanı yoktur, bu yüzden akıl nuru yanar, akıl elden gider, bu durumdaki kişi, artık sürekli olarak, o bir andaki zât tecellisini yaşamaktadır. Ancak, bu kimselerde erkeklik ve irşâd başta olmak üzere, kendi geçimlerini bile sağlayamama hususları gündemdedir. Artık bunlar, bir tür delidir.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12278- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Akıllı mecnunlar, akıllı deliler, anlamında Arapça bir tâbir. Sürekli cezbe halinde bulunan mecnûnlar, irşâddan sakıt olmuş, kendi maişetlerini tedarik edemeyen kimselerdir. Akşemseddin, meczûblaşma olayını şu şekilde anlatır: Zikir ile meşgul olan sûfiye, esma ve sıfatlardan tecelliler gelir, bir mürşide bağlı olan kimse, bu gelenleri hazmedebilme gücüne sahiptir. Bir mürşide bağlı olmaksızın, kendi başına birtakım virdler tertip eden kimseler “Allah” veya “la ilahe illallah” zikirlerini çekerken, bir ân içinde zât tecellisine maruz kalırlar. Onun, bir mürşide bağlı olmadığı için koruyucu bir kalkanı yoktur, bu yüzden akıl nuru yanar, akıl elden gider, bu durumdaki kişi, artık sürekli olarak, o bir andaki zât tecellisini yaşamaktadır. Ancak, bu kimselerde erkeklik ve irşâd başta olmak üzere, kendi geçimlerini bile sağlayamama hususları gündemdedir. Artık bunlar, bir tür delidir.</p>
Tasavvuf Sözlüğü
Akıllı mecnunlar, akıllı deliler, anlamında Arapça bir tâbir. Sürekli cezbe halinde bulunan mecnûnlar, irşâddan sakıt olmuş, kendi maişetlerini tedarik edemeyen kimselerdir. Akşemseddin, meczûblaşma olayını şu şekilde anlatır: Zikir ile meşgul olan sûfiye, esma ve sıfatlardan tecelliler gelir, bir mürşide bağlı olan kimse, bu gelenleri hazmedebilme gücüne sahiptir. Bir mürşide bağlı olmaksızın, kendi başına birtakım virdler tertip eden kimseler “Allah” veya “la ilahe illallah” zikirlerini çekerken, bir ân içinde zât tecellisine maruz kalırlar. Onun, bir mürşide bağlı olmadığı için koruyucu bir kalkanı yoktur, bu yüzden akıl nuru yanar, akıl elden gider, bu durumdaki kişi, artık sürekli olarak, o bir andaki zât tecellisini yaşamaktadır. Ancak, bu kimselerde erkeklik ve irşâd başta olmak üzere, kendi geçimlerini bile sağlayamama hususları gündemdedir. Artık bunlar, bir tür delidir.