Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-10350- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Matbah Arapça bir kelime olup, Türkçemizde “mutfak” şeklinde kullanılmaktadır. Mutfak nasıl yemeklerin pişirilip, yenilir, hale gelme işleminin gerçekleştirildiği bir yer ise, aynı şekilde, insanın da olgunlaştığı yer olarak kabul edilmiştir. Mevlânâ’nın “Hamdım, piştim, oldum” ifâdelerinde, bu hususun kısaca özetlendiğini görüyoruz.Tasavvuf okullarında hizmet etmek, manen yükselişin önemli âmillerinden biridir. Bu hizmet süresine “çile” adı verilir. Sûfilik yoluna karar veren kişi, mutfakta kendisi gibi çileye girmiş dervişlerle beraber yatar.Kendisine “matbah canı” denir. Burada kalan dervişlerin terbiye işi, “aşçıbaşma aittir. Bu işi, Mevlevîlikte “Dede” yapar.Muallâ dudmân-ı evliyadır Matbah-ı Monla Dil ü cana ocâğ-ı kimyadır Matbah-ı MonlaEşref Dede(Yani: Mevlâna’nın mutfağı yüce erlerin durağıdır: Mevlânâ’nın mutfağı gönüle de, cana da kimya ocağıdır, o ocağa giren, altın olur.)Aşk harmanında savruldum Hem elendim, hem yoruldum: Kazana girdim kavruldum, Meydâna yenmeğe geldim.Muhyiddin Abdal</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12273- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Matbah Arapça bir kelime olup, Türkçemizde “mutfak” şeklinde kullanılmaktadır. Mutfak nasıl yemeklerin pişirilip, yenilir, hale gelme işleminin gerçekleştirildiği bir yer ise, aynı şekilde, insanın da olgunlaştığı yer olarak kabul edilmiştir. Mevlânâ’nın “Hamdım, piştim, oldum” ifâdelerinde, bu hususun kısaca özetlendiğini görüyoruz.Tasavvuf okullarında hizmet etmek, manen yükselişin önemli âmillerinden biridir. Bu hizmet süresine “çile” adı verilir. Sûfilik yoluna karar veren kişi, mutfakta kendisi gibi çileye girmiş dervişlerle beraber yatar.Kendisine “matbah canı” denir. Burada kalan dervişlerin terbiye işi, “aşçıbaşma aittir. Bu işi, Mevlevîlikte “Dede” yapar.Muallâ dudmân-ı evliyadır Matbah-ı Monla Dil ü cana ocâğ-ı kimyadır Matbah-ı MonlaEşref Dede(Yani: Mevlâna’nın mutfağı yüce erlerin durağıdır: Mevlânâ’nın mutfağı gönüle de, cana da kimya ocağıdır, o ocağa giren, altın olur.)Aşk harmanında savruldum Hem elendim, hem yoruldum: Kazana girdim kavruldum, Meydâna yenmeğe geldim.Muhyiddin Abdal</p>
Tasavvuf Sözlüğü
Matbah Arapça bir kelime olup, Türkçemizde “mutfak” şeklinde kullanılmaktadır. Mutfak nasıl yemeklerin pişirilip, yenilir, hale gelme işleminin gerçekleştirildiği bir yer ise, aynı şekilde, insanın da olgunlaştığı yer olarak kabul edilmiştir. Mevlânâ’nın “Hamdım, piştim, oldum” ifâdelerinde, bu hususun kısaca özetlendiğini görüyoruz.Tasavvuf okullarında hizmet etmek, manen yükselişin önemli âmillerinden biridir. Bu hizmet süresine “çile” adı verilir. Sûfilik yoluna karar veren kişi, mutfakta kendisi gibi çileye girmiş dervişlerle beraber yatar.Kendisine “matbah canı” denir. Burada kalan dervişlerin terbiye işi, “aşçıbaşma aittir. Bu işi, Mevlevîlikte “Dede” yapar.Muallâ dudmân-ı evliyadır Matbah-ı Monla Dil ü cana ocâğ-ı kimyadır Matbah-ı MonlaEşref Dede(Yani: Mevlâna’nın mutfağı yüce erlerin durağıdır: Mevlânâ’nın mutfağı gönüle de, cana da kimya ocağıdır, o ocağa giren, altın olur.)Aşk harmanında savruldum Hem elendim, hem yoruldum: Kazana girdim kavruldum, Meydâna yenmeğe geldim.Muhyiddin Abdal