KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
A'lâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen yedinci sûresi. A'lâ sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). On dokuz âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i kerîmedeki (en yüce) mânâsına gelen "A'lâ" kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede, Allahü teâlânın her türlü noksanlıklardan…
→Kur’an ve TefsirAbdest
Namaz, tavaf ve bazı ibadetler öncesinde belirli organları yıkayıp mesh ederek yapılan hükmî temizlik. Yüzü yıkamak. Kolları dirseklerle birlikte yıkamak. Başın gerekli bölümünü mesh etmek. Ayakları topuklarla birlikte yıkamak. Niyet, besmele, ağız ve burnu…
→Kur’an ve TefsirAdn Cenneti
Yedi kat göklerin üzerinde yaratılan sekiz Cennetten derece bakımından en yüksek olanı. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İmân ehli, altın bilezikler ve inci ile süslenecekleri Adn ismindeki Cennetlere girerler. (Fâtır sûresi: 33)…
→Kur’an ve TefsirAfüv
Sözlüklerde “Silmek, yok etmek, ortadan kaldırmak” biçiminde açıklanan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın kullarına ait günahlarını bağışlama, Kirâmen Kâtibin meleklerinin kayıtlarmda bulunan suçlarını silme, bu tür günahlardan dolayı kıyamet gününde kullarmdan…
→Kur’an ve TefsirAfüvv (el-Afüvv)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Afvı çok olan, günâhlardan, hatâ ve kusurlardan dolayı cezâlandırmayan, günahları affedip amel defterinden silen. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Siz bir hayrı, iyiliği açıklar veya gizlerseniz,…
→Kur’an ve TefsirAhad
Sözlük anlamı “Bir, bir tek, yegâne” olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dandır. Aynı anlamı içeren bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “İhlâs suresi” nde doğrudan doğruya Allah’a nisbet edilmiştir. Bu anlam çerçevesinde hadislerde de geçen…
→Kur’an ve TefsirAhd
Söz vermek. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Rabbinizle ve diğer insanlarla olan ahdinize vefâ ediniz, zîrâ kıyâmette ahd sâhibinden, ahdini bozmasının sebebi sorulur. (İsrâ sûresi: 34) Bir kimseye sövmekten, verdiği sözü yerine…
→Kur’an ve TefsirAhkâf Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin kırk altıncı sûresi. Ahkâf sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil olmuştur (inmiştir). Otuz beş âyettir. Yirmi birinci âyet-i kerîmede geçen Ahkâf kelimesi sûreye isim olmuştur. Ahkâf, uzun ve yüksek kum yığınları demektir. Sûrede adı…
→Kur’an ve TefsirAhkâm-I İctihadiyye
Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfte açıkça bildirilmeyip, müctehid denilen âlimlerin açıkça bildirilenlere benzeterek elde ettikleri hükümler.
→Kur’an ve TefsirAhkâm-I Mâneviyye
Allahü teâlânın zâtına ve sıfatlarına âit bilgiler, tasavvuf bilgileri. Peygamber efendimizin vazîfelerinden biri de, Kur'ân-ı kerîmin ahkâm-ı mâneviyyesini, ümmetinin yüksek (olgun) olanlarının kalblerine akıtmaktır. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
→Kur’an ve TefsirAhsenü’l-hadîs
“Sözlerin en güzeli” anlamında Kur’ân için kullanılan ifade. Zümer sûresi 23. âyette Kur’ân’ın tutarlı ve öğüt verici niteliğini vurgular.
→Kur’an ve TefsirAhz ü siyâset
Yakalama ve cezalandırma. Klasik hukuk ve idarî dilde kamu düzenini korumak amacıyla suç isnadı bulunan kimsenin ele geçirilmesi ve yetkili makamca yaptırıma tâbi tutulmasını ifade eder.
→Kur’an ve TefsirAhzâb Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin otuz üçüncü sûresi. Ahzâb sûresi Medîne-i münevverede inmiştir. Yetmiş üç âyet-i kerîmedir. Sûre, ismini, birleşik düşman ordusu anlamına gelen ahzâb kelimesinden almıştır. Sûrede İslâm düşmanlarının, İslâmiyet aleyhindeki çalışmaları ve sonunda hüsrana uğradıkları,…
→Kur’an ve TefsirAkabe
Yokuş, engel, sarp yerlerden geçen daracık ve tehlikeli yol, barikat. tas, Hakk’a giden yolda karşılaşılan zorluklar ve aşılması gereken engeller. İbrahim Ethem, salihlerin derecesine ulaşmak için şu altı engeli aşmanın şart olduğunu belirtmiştir: refah…
→Kur’an ve TefsirAlâ ferîzati’ş-şer‘iyye
Şer‘î miras paylarına göre. Mirasın Kur’ân ve fıkıhta belirlenen oranlar esas alınarak bölüştürülmesini ifade eden hukuk terimi. Yaygın örnekte aynı derecedeki erkek çocuğun payı kız çocuğunun payının iki katıdır; ancak mirasçıların türü ve yakınlık…
→Kur’an ve TefsirAlîm (el-Alîm)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Devâmlı ve eksiksiz bilen. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: O, her şeyi alîmdir. (Hadîd sûresi: 5) El-Alîm ismi şerîfini söylemeye devâm edene mânevî sırlar açılır, hikmet…
→Kur’an ve TefsirAliyy (el-Aliyy)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden).Yüce olan. Mahlûkâtın ( yaratılmışların) akıl, ilim (bilgi) ve anlayışlarının erişemediği yücelikte olan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: "O (Allah) Aliyy'dir. Hakîm (her işinde hikmet sâhibi) dir.…
→Kur’an ve TefsirAllahümme
cüm. [Ar.] “Allahım!” veya “Ya Allah!” anlamında bir dua sözü olup Kur’ân-ı Kerîm’de beş ayette bulunmaktadır.
→Kur’an ve TefsirAllâm-Ul-Guyûb
Gâibleri (görünmeyen ve bilinmeyen gizli şeyleri) çok iyi bilen mânâsına, Allahü teâlânın isimlerinden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Münâfıklar bilmezler mi ki, Allahü teâlâ, şüphesiz onların içlerinde gizlediklerini de, fısıltılarını da biliyor…
→Kur’an ve TefsirAnâsır-ı çehârgâne
Dört unsur: toprak, su, hava ve ateş. Klasik tabiat felsefesinde maddî varlıkların bu dört temel unsurun farklı oranlarda birleşmesiyle meydana geldiği kabul edilir. Tasavvufî ve edebî metinlerde dört unsur insan bedeninin maddî yapısını, değişkenliği…
→Kur’an ve TefsirAnglikanizm
İngiltere kralı Sekizinci Henry'nin kurduğu hıristiyanlık mezhebi. Îsâ aleyhisselâmın bildirdiği Îsevîlik zamanla bozuldu. Hazret-i Îsâ'nın telkîn ettiği insanlık, merhamet, şefkat esasları tamâmen unutuldu. Bunun yerine; taassub, kin, nefret, düşmanlık ve zulüm hâkim oldu. Engizisyon…
→Kur’an ve TefsirAr'âf Eshâbı(ehli)
A'râf denilen yerde bulunanlar. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: A'râf üzerinde bir takım kimseler vardır ki, onlar Cennet ehlini (mü'minleri) yüzlerinin beyazlığı ile, Cehennem ehlini, yüzlerinin siyahlığı ile tanırlar. Henüz Cennete girmemişler fakat oraya…
→Kur’an ve TefsirAr'âf Suresi
Kur'ân-ı kerîmin yedinci sûresi. A'râf sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). 206 âyet-i kerîmedir. 46'dan 50'ye kadar olan âyet-i kerîmelerde A'râf'da bulunanlardan bahsedildiği için, sûre A'râf adını almıştır. Sûrede, îtikâda ve diğer dînî hükümlere…
→Kur’an ve TefsirArafat vakfesi
Haccın temel rüknü olarak zilhiccenin dokuzuncu günü Arafat sınırları içinde belirli süre bulunma. Vakfe öğle vaktinden bayram sabahının fecrine kadar geçerli zaman diliminde yapılır; uygulamanın efdal vakti ve Müzdelife’ye hareket ayrıntıları mezheplere göre açıklanır.…
→Kur’an ve TefsirAshâb
Sâhib kelimesinin çoğulu; arkadaşlar ve bir kimsenin çevresinde bulunanlar. Dinî kullanımda özellikle Hz. Peygamber’i mümin olarak görüp iman üzere vefat eden sahâbîlerin topluluğunu ifade eder. Kelime ayrıca bir mezhep imamının öğrencileri ve görüşünü sürdüren…
→Kur’an ve TefsirAshab-ı kehf
Mağara. Ashab-ı keşf Veliler, süfiler, keşif sahipleri. Mücâhede ve tasfiye muamelesini başarıyla tamamlayıp ilâhî tecellileri temaşa, ilâhî sırları ve hakikatları kavrama mertebesinde bulunanlar. Bunlara ashab-ı zevk ve vecd ehli de denir. Ashab-ı kıyaset Ehlullah,…
→Kur’an ve TefsirAsr Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz üçüncü sûresi. Asr sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Üç âyettir. Sûrede insanların zararda oldukları, bu kötü durumdan kimlerin kurtulacakları haber veriliyor. (Taberî, İbn-i Abbâs) Asr sûresinde meâlen buyruldu ki: Asra…
→Kur’an ve TefsirAyb
Kusur ve utanılacak şey. Her kim bir müslüman kardeşinin ayblarını, kusurlarını, kimsenin görmesini ve işitmesini istemediği şeylerini örterse, Allahü teâlâ da kıyâmet gününde onun ayblarını örter. Her kim müslüman kardeşinin meydana çıkmasını istemediği bir…
→Kur’an ve TefsirAzîm
(- -M [Ar.] “Büyük, azametli” anlamında olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan “Pek bifyük, ulu, yüce.” anlamında Allah’a nispet edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de altı yerde (Bakara suresi, 2 / 255; Şurâ suresi, 42 /…
→Kur’an ve TefsirAzîm (el-Azîm)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Büyüklüğüne, beşer (insan) aklının ve hiçbir mahlûkun (yaratılmışın) düşüncesinin erişemediği, hakîkatini kimsenin bilemediği zât. Allahü teâlânın büyüklüğü bildiğimiz gördüğümüz şeylerdeki büyüklük ve küçüklük gibi değildir. Bu bizim bilgimizin…
→Kur’an ve TefsirAziz
¢. Eizze, Azizan. İzzet sahibi, cok muhterem, gayet nadir rastlanan yüce şahsiyet, galip muktedir. tas, a Allah'ın güzel isimlerinden biri. b Veli, eren, ermiş. Gayri müslimlerin, özellikle Hıristiyanların inandıkları ermişlere de aziz (saint) denir.
→Kur’an ve TefsirAzîz (el-Azîz)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her zaman izzet ve şeref sâhibi. Gâlib, benzeri olmayan, büyük ve küçük her şeyin O'na şiddetle ihtiyâcı olan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Bilin ki,…
→Kur’an ve TefsirAzra
5£) Dilber, bakire. tas a Kimsenin keşf edemediği ve sırrına | vâkıf olamadığı yüce hakikat. b Hakk'ın halktan gizli tuttuğu ve sakladığı velisi |. Uzre kabilesinin azraları (dilberleri) yaşadıkları aşk hayatıyla ün yapmışlardır. Uzri…
→