KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Abdest
Namaz, tavaf ve bazı ibadetler öncesinde belirli organları yıkayıp mesh ederek yapılan hükmî temizlik. Yüzü yıkamak. Kolları dirseklerle birlikte yıkamak. Başın gerekli bölümünü mesh etmek. Ayakları topuklarla birlikte yıkamak. Niyet, besmele, ağız ve burnu…
→Kur’an ve TefsirAfüv
Sözlüklerde “Silmek, yok etmek, ortadan kaldırmak” biçiminde açıklanan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın kullarına ait günahlarını bağışlama, Kirâmen Kâtibin meleklerinin kayıtlarmda bulunan suçlarını silme, bu tür günahlardan dolayı kıyamet gününde kullarmdan…
→Kur’an ve TefsirAhad
Sözlük anlamı “Bir, bir tek, yegâne” olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dandır. Aynı anlamı içeren bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “İhlâs suresi” nde doğrudan doğruya Allah’a nisbet edilmiştir. Bu anlam çerçevesinde hadislerde de geçen…
→Kur’an ve TefsirAhsenü’l-hadîs
“Sözlerin en güzeli” anlamında Kur’ân için kullanılan ifade. Zümer sûresi 23. âyette Kur’ân’ın tutarlı ve öğüt verici niteliğini vurgular.
→Kur’an ve TefsirAhz ü siyâset
Yakalama ve cezalandırma. Klasik hukuk ve idarî dilde kamu düzenini korumak amacıyla suç isnadı bulunan kimsenin ele geçirilmesi ve yetkili makamca yaptırıma tâbi tutulmasını ifade eder.
→Kur’an ve TefsirAkabe
Yokuş, engel, sarp yerlerden geçen daracık ve tehlikeli yol, barikat. tas, Hakk’a giden yolda karşılaşılan zorluklar ve aşılması gereken engeller. İbrahim Ethem, salihlerin derecesine ulaşmak için şu altı engeli aşmanın şart olduğunu belirtmiştir: refah…
→Kur’an ve TefsirAlâ ferîzati’ş-şer‘iyye
Şer‘î miras paylarına göre. Mirasın Kur’ân ve fıkıhta belirlenen oranlar esas alınarak bölüştürülmesini ifade eden hukuk terimi. Yaygın örnekte aynı derecedeki erkek çocuğun payı kız çocuğunun payının iki katıdır; ancak mirasçıların türü ve yakınlık…
→Kur’an ve TefsirAllahümme
cüm. [Ar.] “Allahım!” veya “Ya Allah!” anlamında bir dua sözü olup Kur’ân-ı Kerîm’de beş ayette bulunmaktadır.
→Kur’an ve TefsirAnâsır-ı çehârgâne
Dört unsur: toprak, su, hava ve ateş. Klasik tabiat felsefesinde maddî varlıkların bu dört temel unsurun farklı oranlarda birleşmesiyle meydana geldiği kabul edilir. Tasavvufî ve edebî metinlerde dört unsur insan bedeninin maddî yapısını, değişkenliği…
→Kur’an ve TefsirArafat vakfesi
Haccın temel rüknü olarak zilhiccenin dokuzuncu günü Arafat sınırları içinde belirli süre bulunma. Vakfe öğle vaktinden bayram sabahının fecrine kadar geçerli zaman diliminde yapılır; uygulamanın efdal vakti ve Müzdelife’ye hareket ayrıntıları mezheplere göre açıklanır.…
→Kur’an ve TefsirAshâb
Sâhib kelimesinin çoğulu; arkadaşlar ve bir kimsenin çevresinde bulunanlar. Dinî kullanımda özellikle Hz. Peygamber’i mümin olarak görüp iman üzere vefat eden sahâbîlerin topluluğunu ifade eder. Kelime ayrıca bir mezhep imamının öğrencileri ve görüşünü sürdüren…
→Kur’an ve TefsirAshab-ı kehf
Mağara. Ashab-ı keşf Veliler, süfiler, keşif sahipleri. Mücâhede ve tasfiye muamelesini başarıyla tamamlayıp ilâhî tecellileri temaşa, ilâhî sırları ve hakikatları kavrama mertebesinde bulunanlar. Bunlara ashab-ı zevk ve vecd ehli de denir. Ashab-ı kıyaset Ehlullah,…
→Kur’an ve TefsirAzîm
(- -M [Ar.] “Büyük, azametli” anlamında olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan “Pek bifyük, ulu, yüce.” anlamında Allah’a nispet edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de altı yerde (Bakara suresi, 2 / 255; Şurâ suresi, 42 /…
→Kur’an ve TefsirAziz
¢. Eizze, Azizan. İzzet sahibi, cok muhterem, gayet nadir rastlanan yüce şahsiyet, galip muktedir. tas, a Allah'ın güzel isimlerinden biri. b Veli, eren, ermiş. Gayri müslimlerin, özellikle Hıristiyanların inandıkları ermişlere de aziz (saint) denir.
→Kur’an ve TefsirAzra
5£) Dilber, bakire. tas a Kimsenin keşf edemediği ve sırrına | vâkıf olamadığı yüce hakikat. b Hakk'ın halktan gizli tuttuğu ve sakladığı velisi |. Uzre kabilesinin azraları (dilberleri) yaşadıkları aşk hayatıyla ün yapmışlardır. Uzri…
→