HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Tavîle merkezi
Osman Sirâceddin, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin doğrudan halifelerindendi. Halepçe çevresindeki Tavîle köyünde kurduğu irşad halkası medrese, şiir ve tasavvuf çevreleriyle birleşti.
Aile ve halife devamı
Vefatından sonra oğlu Muhammed Bahâeddin ve aile çevresi postu sürdürdü. İran ve Irak'ta etkili olan bu hat, bölgedeki Kādirî ve başka tasavvuf çevreleriyle temas içinde gelişti.
Yakın dönem
Soyundan Osman Sirâceddin es-Sânî 1986'da İstanbul'a gelerek Hadımköy'e yerleşti ve 1997'ye kadar faaliyet gösterdi. Bu geç dönem, ilk Tavîlî çevresinin aynen değişmeden devamı değil aile-silsile hafızasının yeni coğrafyadaki biçimidir.
Doğumu, nesebi ve tahsil yolu
Asıl adı Osman Sirâceddin'dir; Osman et-Tavîlî ve Sirâceddîn-i Evvel adlarıyla da tanınır. Babası Hâlid b. Abdullah, annesi Halîme Hanım'dır. Hz. Hüseyin'in neslinden geldiği için Hüseynî, Tavîla köyüne yerleştiği için Tavîlî nisbeleriyle anılır. 1781'de (H. 1195) Irak'ta Cebel-i Himrin denilen yerde doğdu.
İlim tahsiline küçük yaşta başladı. Önce köyü Tavîla'da Kur'an'ı ve bazı kitapları okuyup bitirdi; ardından Biyara ve Hurmal'a giderek her memleketten gelen talebelerin ders gördüğü Hırpanî Medresesi'ne girdi. Çalışkanlığı, gayreti ve doğruluğuyla dikkatleri üzerine topladı. Bu dönemin en anlamlı ayrıntısı maddî durumuyla ilgilidir: fakir olduğu için okuyacağı kitapların hepsini kendi eliyle yazdı. Önemli meseleleri araştırıp üzerinde durmayı da bu yıllarda âdet edindi.
Bir taraftan ilim öğrenirken tasavvufa karşı da büyük bir alâka duyuyordu. Sonunda Süleymaniye yoluyla Bağdat'a giderek büyük âlimlerin yetiştiği Geylânî Medresesi'ne devam etti.
Mevlânâ Hâlid'in yanında: “Fakih Osman”
Bağdat'ta Şeyh Abdullah Hırpanî'nin medresesine devam ederken, orada müderris bulunan Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî ile tanıştı. Onun ders ve sohbetlerine devam ederek ilimde yüksek dereceye erişti; Nakşibendiyye yolunun usulüne göre yetişti. Mevlânâ Hâlid ona “Fakih Osman” adını verdi.
İcâzet iki aşamada geldi. Mevlânâ Hâlid önce zâhirî ilimlerde icâzet, yani diploma verdi. İki yıl kadar sonra da tasavvuf yolunda yetiştiğine ve insanlara dinin emir ve yasaklarını anlatabileceğine dair hilâfet verdi. Zâhir ile bâtın icâzetlerinin ayrı zamanlarda verilmiş olması, Hâlidiyye'de medrese tahsili ile sülûkün birbirinin yerine geçmediğini gösteren somut bir kayıttır.
Tavîla'da kırk yıllık irşad
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Şam'a hicret edince Osman et-Tavîlî, Tavîla'ya giderek yerleşti; insanlara dinin emir ve yasaklarını anlatmaya, ilim öğretip talebe yetiştirmeye başladı. Şöhreti kısa sürede etrafa yayıldı ve pek çok kimse onun ilim meclislerine koştu. Tavîla ve Süleymaniye çevresinde kırk yıl irşad hizmeti sürdürdü.
Bu faaliyet bölgesel kalmadı. Kaynak, yaşadığı devirde meydana gelen hadiselerin onu unutturmak yerine adının Osmanlı Devleti ve İran'ın her tarafına yayılmasına yol açtığını söyler. Uzaktan yakından gelip sohbetlerinde bulunanlar arasında, hidayete kavuştuğu belirtilen yahudi ve hıristiyanlar da vardır.
Kendisi farz ibadetlerin dışındaki vakitlerini zikir, teheccüd, oruç, Kur'an tilâveti ve hatm-i tehlil ile geçirirdi. Fakirlik, kanaat, sabır ve temizlik ayrılmaz vasıfları sayılır. Yetiştirip hilâfet verdiği talebelerinin sayısı altmış kadardır.
Vefatı, oğulları ve yolun devamı
Osman et-Tavîlî irşad vazifesini daha hayatta iken büyük oğlu Şeyh Muhammed Bahâeddîn ile Şeyh Abdurrahmân Ebü'l-Vefâ'ya devretti. 1283 yılı Şevval ayının altıncı Salı günü Tavîla'da vefat etti ve evinin önündeki bahçeye defnedildi; kabri ziyarete açıktır.
Oğulları Şeyh Muhammed Bahâeddîn, Şeyh Abdurrahmân Ebü'l-Vefâ, Şeyh Ömer Ziyâeddîn ve Hacı Şeyh Ahmed Şemseddîn'dir. Vefatının ardından büyük oğlu Muhammed Bahâeddîn Tavîla'daki makama geçerek ders vermeyi sürdürdü. Bir süre sonra kardeşi Şeyh Ziyâeddîn Efendi Biyara köyüne giderek orada bir dergâh ve medrese yaptırdı ve talebe yetiştirdi.
Böylece tek merkezli bir postnişinlik yerine, aynı aile içinde iki ayrı merkezli bir yapı doğdu: Tavîla ve Biyara. Osman et-Tavîlî'nin yolu, oğulları ve talebeleri vasıtasıyla sonraki nesillere bu iki merkez üzerinden intikal etti.