HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İstanbul’daki tahsili
Mustafa Bey adıyla tanınan Mustafa Enverî, 1240/1824-1825 dolayında İstanbul’da doğdu. Ayasofya başimamı Hacı Abdi Efendi’den ilk derslerini aldı; Karînâbâdlı Hoca Abdurrahman ve Üsküdarlı Kara Hüseyin Efendi’den Arapça ve dinî ilimler okuyarak icâzet aldı. Arapça metinleri çözme ve yazma kudretiyle tanındı.
Nalçacı Halil Dergâhı
Defterhâne’de çalışan babasının yanında kaleme devam ederken bir arkadaşının aracılığıyla Üsküdar İnadiye’deki Nalçacı Halil Efendi Dergâhı’na gitti. Henüz on iki yaşındayken Şeyh Reşid Efendi’ye intisap etti. Babasının vefatından sonra Ayasofya’daki evi satıp dergâh yakınına yerleşti; namaz, ders, evrâd ve hizmet merkezli bir hayat sürdü.
Hammâmî Tevfik Efendi ile bağı
Hammâmî Tevfik Efendi ile Nasûhî Âsitânesi çevresinde tanıştı. Bir süre Reşid Efendi’den habersiz olarak onun sohbetine devam etti; daha sonra bu bağ ortaya çıkınca Nalçacı Dergâhı postuna oturdu. Hammâmî’ye üç buçuk yıl hizmet etti. Şeyhinin vefatında onu dergâh hazîresinde hazırladığı kabre defnetti ve irşad çevresi Mustafa Enverî’nin etrafında toplandı.
Kuşadalı irfan çizgisi
Kuşadalı İbrâhim Halvetî’nin hayat ve mesleğini doğrudan görmemiş olsa da onun sohbetine ulaşan Nâşir Efendi’den faydalandı. Hammâmî üzerinden de Kuşadalı’nın şekil ve kıyafetten çok iç terbiyeye ağırlık veren yaklaşımını sürdürdü; bu sebeple müridlerine sûretî hilâfet ve tarikat kıyafeti vermediği kaydedilir.
Eserleri
Tercüme-i Usûl-i Aşere, Tercüme-i Kelimât-ı Kümeyl b. Ziyâd ve İbnü’l-Arabî’nin Fütûhât-ı Mekkiyyesindeki şeyhler bölümünün tercümesi birlikte basılmıştır. Ayrıca basılmamış bir Mecmûa-i İlâhiyyâtı vardır. Harîrîzâde’nin Fethu’l-esrâr şerhu Virdi’s-settârına Arapça bir takriz yazmıştır.
Şiiri ve irşad dili
Sa‘y ü gayret eyleyip anla şeriat sırrını,
Bâb-ı Haydar’dan duhûl et bil inâbet sırrını.
Ârif-i remz-i fenâ ol, gör tarikat sırrını;
Kisve-i Âl-i Abâ, Enver, hakikat sırrını,
Vuslat-ı mürşidle mesrûr olmayınca bilmedim.
Tekke karşıtı bir itiraza verdiği “Zikrullah kırk arşın yere tesir ediyor da sizin kalbinize tesir etmediğine şaşılır” cevabı, irşad dilinin nükteli örneklerindendir.
Vefatı
19 Receb 1289/22 Eylül 1872’de vefat etti ve Nalçacı Halil Efendi Türbesi’ne defnedildi. Eski dosyanın sonunda başlayan oğlu Tayyâr Efendi’nin biyografisi ayrı kişiye aittir.