Ara
Menü

Bosnalı Muhammed Tevfik Efendi

BOSNALI MUHAMMED TEVFİK EFENDİ "Hammami Hazretleri" diye ehl-i tarik beyninde meşhfir-ı ricalu'llahtandır. "Hammami" diye şöhreti Fatih civarında Zeyrek hamamının sahibi olmasından münbaistir. Ba'zan "Unkapanl" de derler ki, o civarda konakları bulunmasındandır. 56. "Evliyanın azığı Allah'tand ır." ( H ) Kudvetü'l-arifin, umdetü's-salihln bir zar-ı…

Yol
Halvetiyye
Mekân
1 bağlantı
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

BOSNALI MUHAMMED TEVFİK EFENDİ

"Hammami Hazretleri" diye ehl-i tarik beyninde meşhfir-ı ricalu'llahtandır. "Hammami" diye şöhreti Fatih civarında Zeyrek hamamının sahibi olmasından münbaistir. Ba'zan "Unkapanl" de derler ki, o civarda konakları bulunmasındandır. 56. "Evliyanın azığı Allah'tand ır." ( H ) Kudvetü'l-arifin, umdetü's-salihln bir zar-ı velayet-simartır.

An-asıl Bosnalı olup, İstanbul'da Hüsrev Paşa merhumun kethüdalığında bulunduğu esnada bir taraftan umur-ı mevduasını hüsn-i ifa etmekle beraber diğer taraftan tasfiye- i derun için ta rlkat-ı aliyyeye intisabı mülahaza ederek turuk-ı aliyyeden sıra ile on şeyhe kadar intisab etmiştir. N ihayet onbirinci şeyhi olmak üzere Etyemez Dergahı'nda post•ni şln olan meşayıh-ı Sa'diyye'den bir zat-ı all-kadrden ahz-ı feyz ederek hizmette ız har-ı sebat ile nukabadan olmuştur.

Bir müddet sonra kendilerinde istiğrak zuhur ederek yevmi kırkbin "Ya Kahhar" çekmeğe başlayıp, daha sonraları eşyadan "ene 'l Hak" sadası samia-res-i ittiliiı olmakla, bu hali Etyemez şeyhine anlatmış ise de, "Bi zim tarlkımızda öyle şey yoktur." diye cevab-ı red almıştır. Fakat duçar olduğu düşün cenin taht-ı te'slrinde zebun olduğu cihetle bu hale agah olan Hüsrev Paşa merhu mun ihzarı üzerine mürşid-i dil-agah Kuşadalı İbrahim Efendi hazretlerine mülaki olmuştur.

O zamanki paşaların kahyaları pek debdebeli olduğuna binaen Hammaml haz retleri sfür tekkelere gittiği zaman suret-i müdebdebede gidip, mazhar-ı ihtiramat ola geldiği halde, İbrahim Efendi hazretlerinin nezd-i alllerine de bu suretle gittiğinden mazhar-ı hüsn-i kabul olamayıp, me'yusen avdet etmiştir. İkinci defa iltizam-ı mah viyyetle gidip, huzı1r-ı alllerine kabGl buyurulduğu zaman Hz. Şeyh, "Siz dervişe benzi yorsunuz." demesiyle Hammaml, "Evet, bizim dervişliğimiz ve hilafetimiz vardır." diye macerayı arz eylemiştir. Bunun üzerine İbrahim Efendi, "Ya!

Hilafetiniz de var mı?" bu yurmalarına karşı Hammaml, "Evet efendim." dedikte, 'Sırr-ı hilafet nedir?" sualine, "İnsfüı daima tô.cıyla bulunmaktır." ve "Tô.c ile bulunmanın hikmeti?" istlzahına karşı, "Dervişlerin keşfi açılırsa, çıplak görünmesin." cevabını arzeylemiş ise de, bu sözün ken dine te'slrinden naşi şiddetli bir büka arız olmakla, İbrahim Efendi hazretleri bu hali temaşa buyurmuşlardır. Ba'dehu Hz. Şeyh'e arz-ı teslimiyyet eyledikte, "Sizin bu ana kadar sülukunuzda çalıştığınız şeyler, sülakunuza mahsup olup, zayi' olmadı." cevab-ı ali siyle dil-şad buyurmuşlardır.

Etyemez şeyhi bu işten haber-dar olunca Hammaml hazretlerine darılmış, Ham maml hazretleri de aralarının bulunmasını meşayıh-ı zamanın vesatatına müracaat la, bir aralık Kocamustafapaşa'da hankah-ı Hz. Sünbül'de cümle meşayıhı da'vet edip, ziyafet vermiş ve bu ziyafete Etyemez şeyhi de getirilmiştir. Hankah-ı Sünbüli şeyhi Razi Efendi hazretleri Etyemez şeyhinin tatylb-i hatırı /8 1/ maksadıyla, Etye mez şeyhine hitaben, "Bu adamın isti'dadı gelmekle Kuşadalı hazretlerine gitmiş , darıl ma, kendisini bırak! " demesiyle, "Hayır. Ben ona her şeyi gösterdim; ihtiyô.cı yoktur. Ra zı olmam.

" cevabını vermiş ise de, Şeyh Razi Efendi hazretleri Etyemez şeyhinin ıs rarına rağmen Hammaml hazretlerine, "Var, sen çalışmaya bak! Allah feyzini artırsın!" buyurmuşlardır. lbrahimiyye-i Şa'baniyye 121 Garibtir ki, Etyemez şeyhi, Hammami hazretlerini duçar-ı tezelzül etmek üzere seksen kadar ınüridanını toplayarak ism- i Celll-i Kahhlır'a devam eylemişler ve bu nun te'siratıyla gece tfüfe-i cinni Hammami hazretlerinin etrafına halka-vari cem' olup, fakat mümkün değil halkadan içeri giremezler.

Hammami de ta-be-sabah ayak ta arz-ı nefsaniye karşı İbrahim Efendi hazretlerine henüz rabıta etmeyip, fakat salat ü selamla iştigal eylemişlerdir. Ertesi gün huzı1r-ı azizde bulundukları sırada, "Mu hammed Efendi! Şeyhin seni iyice sıktı. Ama bundan sonra te'slri olmaz." buyurdular. Fi'l-hakika hiç te'sirilt husule gelmemiştir. Aradan bir zaman mururundan sonra İbrahim Efendi, Hammami'yi nezd-i ali lerine celb ederek, "Şeyhine git. Eskiden para , talimiyye gibi ne avilid varsa onu ber-sd bık götür.

O seni hem sever, hem de sende hakkı vardır." diye emir buyurmalarıyla, yi ne eskisi gibi Etyemez Tekkesi'ne müdavemet edip, şeyhin vefatına kadar hizmet etmişlerdir. Şeyhin mahdumunun hadaset-i sinninden naşi meşayıhın intihabıyla vekalet edip, bir kaç sene sonra çocuğun sinn-i kemale reside olmağla posta iclas eyledi ve beşyüz kuruş maaş bağlayarak alem-i inzivaya çekildi. Ahir ömrünü en va' -i riyazat u mücahede ve ibadetle geçirip, altmışüç yaşlarında "ircif' emr-i celili, vasıl-ı guş-ı canı olmakla 1 283 sene-i hicriyyesinde ( 1 866) nefes-i natıkaları a'la yı illiyyine pervaz eylemiştir.

Kabirleri Üsküdar'da lnadiyye'de Nalçacı Halil Efen di Dergah-ı şerifi haziresindedir. Üzeri açık olup, demir şebeke içindedir. (Kadde sa'llllhu sırrahu) Ziyaret-i Haremeyn'e muvaffak olmuşlardandır. Hammami hazretleri, Kuşadalı'nın irtihaline kadar dahil-i dfüre-i terbiyetleri olarak kalmış, o sayede keşfi açılmış vasıl-ı rütbe-i hakikat olmuştur. Zahir halde Et yemez Dergahı'na merbUtiyyeti, batınen Kuşadalı'dan ahz-ı feyze hail olmamıştır. Feyz ü irfanı tamamen İbrahim Efendi hazretlerindendir. Azizi ile mükiitebatı var dır.

Menakıb-ı şerifesi pek çok ve gayet latif olup, müşarünileyhi görmek saadetine mazhar olan zevatı lehü'l-hamd idrak eyledim. Hakayık-amiz bir çok menkabeleriy le tezyin-i samia-i ma'rifet ettim. Beyne'l-ihvan "Büyük Aziz" namıyla yad olunur. Uluvv-ı ka'b u kemalatını ulema, urefa, fuzela, meşayıh umumiyyetle tasdik etmiş tir. Gayet zaif, uzun boylu, sakalı seyrek ve beyaza karib ve uzunca, vechen top luca, ela gözlil, ince parmaklı, ekser halde hilmi ba'zan celali galib idi. Beyaz arakiy ye üzerine abani sarık sararlar imiş. Yürürken önüne mfül bir halde bulunurlar imiş. Hin-i intikallerinde altmışüç yaşında idi.

İrfan-ı celil-i ilahiye malik olduklarından meclis-i sohbetlerinde herkes hayret ederler imiş. Mektubat-ı aliyyeleri pek mühim d ir. Ahiren cem' ve telfik olunmuştur. Her biri birer hazine-i hikmettir. Birini te berrüken nakl ediyorum: 1 22 Sefine-i Evl iya y) I J Y J ..ı.,.JI \ ,J ı.S .:...,1 4 ..:...,. j\jj -:.Jj .:ıı 57 i y ) -:.Jj Ji Bu keliim-ı şerif Muhyiddln-i Arabi (kaddesa'llahu sırrahu) hazretlerinindir. Ma'nfuı zevk.an bilinir hiiliittandır. MahcUb olanlarobu kelimiitı J inkiir ederler " ,.. , ,,. " , ,.. ve küfr görürler. Te'vl- ,... > ... . ,,. le muhtiictır. Zira müteşabihattiirıdır.

( r' J .:ı y... ı) I J .uıı 'Y ) ""4Jli t.. J .uıı r-" 4 ) 58 • .,,. "' ,.. ayet-i kerimesinde şeref-varid olduğu gib( bu ilm-i şirıf vehbldir: Hw ulünde irade ve tedeb bür fayda pne ; İ lh?;ıni!t: ı iµılıiyeye mahsftstur. Yahut kiimilden işitip i'tikiid etmek ile _ olur. (yl:)UI J J U ı..s Ş..il ..:..U J .:ı ı .uıı r-" 4 ) ila-ahiri'l-aye59• Bi-hamdihl tealii muhak kıkln Ü kiimilınde;ı istiıı{aımız ve isti' dadımız hasebiyle zevkimiz şöyledir ki: A.lem-i gayb u şehadet i' tibarı, mahcUba göre gayb, arife göre şehadettir. ( .11.A...

) ...l:> _,.:l l ..:..ı li W>)'I ) 60 sırrı açılınca kulu Hak, Hakk'ı kul görür. MahcUbiyyeti halinde olan, tatbik edeyim diyecek olursa, şaşırır kalır. Mükellef kim dir, diye düşünür. Mükellef kuldur, diyecek olursa, vücUd-ı Hak'tan gayriyi yok görür. Zi ra Sırr-ı tevhld açılmış olur da, Rabbimiz tealii hazretlerinin şeriki ve naziri olmadığını zev k.an bilir. Liikin hicab-ı hali bi'l-külliye üstünden ref olmadığından Hak tealii (celle şilnu hu) nice mükellef olabilir, der. Vahdette açılır, kesrette kapanır. Tecell'i-i ehadiyyet zuhu ruııda taşırır, kesrette şaşırır. Hivnetten kaçınır.

Salike bu halde kalmak berzahtır. Çaresi rabıtaya dikkat ve gayeti artur,. T i şi!k: i ahfn hiilis-yab ola inşila'llah. Zira y.. ı.:. L: lj J jj : .ill i r-" 4 ) 6 1 _ müşrikin yeri cehennemdir. (1..La. Çile zuhurunda gocunma, tevhldde kusurumuzdan gelir. Göreyim sizi, rabıta üzere güzel azimet eyleyesiniz. Ta ki, sizinle görüşenler dahi selamet bula. Ve's-selamü ala me ni't-tebea'l-hüda. " İş bu mektGb-ı şerifi dikkatle okuyan ihvan-ı kiramım müşarünileyhin rütbe-i ir fanının ne mertebelerde yüksek olduğunu anlarlar. Hammami hazretleri çok büyük bir zat idi.

Atide diğer teracim-i ahval sırasında yine müşarünileyhten bahs edeceğim ki, o bahislerde de bir kat daha hali tenvir eder. 57. "Kul Rabd ır, Rab da kuldur. Keşke mükellef olsa . . . Eğer "kul" dersen bu ölüdür, eğer "Rab" dersen nasıl mükellef olur?" ( H ) 58. " ... Onun te'vilini Allah ve ilimde ruhsat sahibi olanlar d ışındakiler bi lmez . . . " 3. Al-i İmran, 7. ( H ) 59. Şüphesiz bunda akı l sahipleri için b i r öğüt vard ır." 39. Zümer suresi, 2 1 . ( H ) 60. "Tevhid, bir takım bağlantıları düşürmektir." ( H ) 61. "O halde b u gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadınız . . . " 3 2.

Secde suresi, 14. ( H ) lbrahlmiyye-i Şa'baniyye 1 23 Keramat-ı aliyyeleri hesabsızdır. Nasuhi-zade Seyyid Kerameddin Efendi, pederleri merhum Seyyid Muhyiddin Efendi'den naklen beyan eyledi ki: Pederinin bir kerimesi dünyaya gelmiş. O gün pederinde ti-hikmetin dünyalık yok idi. Şaşırmış kalmış. Bir takım masarıfın tesviyesine mecbur idi. Hatta ebe para sı da yok idi. Bu sırada hankahın cümle kapısından Hammaml Efendi girer. Kemal-i ta'zlm ile Hz. Plr'i ziyaret eder. Ba'dehu Muhyiddin Efendi'ye teveccühle Çelebi Efendi hazretleri, "Zannedersem bugün cenabııııza bir ihtiyiiç kapısı açıldı.

Sizin ihtiyacı nız, bizim ihtiyacımızdır. Sizin varlığınız bizim varlığımızdır." tarzında ifadede bulunarak rub'iyye altınları verir. O para o gün tesviyesine mecbı1r olduğu masarıfı tamamiyle tesviye eyler. Nev-zada dahi altın takar. Kendilerine intisab etmiş bir zat, delikanlılara mübtela imiş. Birgün hamamda bir tellağa yıkanırken gayr-ı meşru' bir halin vukuuna mübaşeret sırasında Hamma mi hazretleri halvetin kapısında zuhı1r ile, "Edep Ya Hu!" diye ihtar eder; tagayyüb eyler. O zat korkar. Hz. Şeyh'in o hamamda bulunması ihtimali olmadığından mü tehayyir kalır. Hemen dışarı çıkar; bakar. Azizden eser yok.

Sorar, bilen yok. "Ha ya/at imiş." der. lhtirasat-ı şahsisinin teskini için ikinci bir teşebbüste aynı hal vaki' olur. "Bu da haya/at." der. Üçüncü teşebbüsündP, "Edeb Ya Hu, dedik ya!" demesiy le ferağat eder. Konakta huzurlarına vardığında nasihat buyurup, onu o halden vaz geçirir. Aynı hal diger bir zatta daha olmuş. Onda da halvette diğer kumada aziz-i mü şarünileyh yıkanıyor suretinde temessül buyurmuş. Üç defa bu hal olmuş. Bi'l-ahare huzuruna giren o zata, "Biz evladlarımızı böyle muhafaza ederiz." diye tfüb ve müstağfir olmasını emreder.

Nutuklarından: Rızadır 'li-maa'llah' sırrına vasıl iden62 Rızadır 'kdbe kavseyn'e Habibi irgüren63 Halll'in narını gül-zar iden Hakk ' ııı rızasıdır Rızadır salike her dem saadet gösteren 62. (J.- _,. ':/) y _;.. ..:,ll. ...,; ':/ ...:.i ) ...ı ı t: J) "Benim Allah katında öyle bir halim vardır ki, benim o halime ne bir melek yaklaşabilir, ne de bir peygamber ulaşabilir." Bu sözün hadis tekni ği açısından değerlendirilmesi ile ilgili olarak bkz. el-Aclunl, Keşfü'l-Hafa, c. il, s. 17 3 , bkz. Ah met Yıldırım, Tasavvufun Temel Öğretilerinin Hadislerdeki Dayanakları, Ankara 2000, s. 79, 80. ( H) 63.

(ji İ .:r-- 'J; yU ·0 ) " İ şte o zaman araları, iki yay arası kadar, belki de daha yakın olmuştur ... 53. Necin süresi, 9.

(H) 1 24 Sef'ine-i Evliya Rıza çün çaresiz derdin hakiki bir devasıdır Nebilerin vel'ilerin rıza ancak duasıdır Rıza ile sırat-ı müstakimi buldular uşşak Rızadır cümle eşyada Huda'mn nurunu gören Rıza-yı zata şô.hid oldu Kerbela ehli Bu yolda can u başın kıldı feda hep evliya Rıza içün şehadet istemişdir hep enbiya Ezel hükmü olac.akdır velidir hoş gören Gören ef ali tevekkül ider Mevlasına Sıfat bulan gece gündüz koşar rızasına Fenô.-ender-feııiida İrişür bakô.sına Ebed Tev/ikıyd ister rıza-yı Hakk ' ı bilen64 ** * Rabbimi gördüm hub cemal içinde Anladım misli yok misal içinde İştiyak kalınadı sinemde asla Vuslat gösterdi visal içinde Gözüme görünmez oldu her şey gayrı Aşk yolunda çekdiğim cefalar çok Ben garib oldum hep iyal içinde Bulmak için cemali cemal içinde Atideki tarih müşarünileyhin ahass-ı müridanından biri tarafından verilmiştir.

Teberrüken yazıldı. Parmak hesabıyla söylenmiştir. Feyz-i akdes menba'-ı mir'at-ı Hak Kulların irşada me'mur-ı mutlak Bu ihsan zatına virildi bi' z-zat Mukallid kaydım eyledi ıtlak Zô.t-ı şerifi idi sırr-ı Sübhani Vechinde okunur seb'u'l-mesô.nl Okurlardı huzurunda irfanı Hô.ce-i alem idi zatı muhakkak 64. Bu manzı'.lmenın vezninde bozukluklar çoktur.

( H ) l brahimiyye- i Şa'baniyye 1 25 Salikleri feyz alırlar yüzünden Nice insan irşiid oldu sözünden Ayrılmazlar enbiyamn izinden Olanlar insiiıH kamile mülhak Varis-i kamil muhtar idi zatı Geldi bu aleme açdı mir' atı Bakan o mir' ata görürdü zatı Her kim aldıysa bu menzilden zevk İsm-i zat-ı paki Muhammed Tevfik Eğer ister isen olmağa refik Kavlin fiilin olsun şer' a muvafık İbret al gUşuna cevher küpe tak Ehl-i zikre sormak Iaznn suali Zira ehl-i nazar bilmez bu hali Virilmez her şahsa ınakam-ı ali Rah-ı muhabbetten eyleme iftirak Mukteda-yı alem-i bekaya göçdü Elem ü firakı çok gönül yaktı Rıh/etine fe'rğab' tam tiirıh çıkdı ' Tcilibi şu emrin esrarıııa bak (;Ü) Hammami hazretlerinin meclis-i sohbetine müdavim olup, zamanımıza kadar muammer olan zevat-ı kiramdan çok menkabeler işittim.

Onlar dahi, Kuşadalı haz retlerinin eserine tebean kimseye ilbas-ı tac u hırka eylememiştir. Fakat sırr-ı hilafet bi'l-ahare Mustafa Enver! Efendi'de zuhur ettiğinden ihvan-ı tarikat müşarünileyhin nur-ı irfanı etrafına toplanmıştır. Tomar-ı Turuk-ı Aliyye müellifi Sadık Vicdani Bey yazıyor ki: "Bir şeyh - i muhteremden dinlediğim diger bir rivayete göre Etyemez Dergahı şeyhi Mustafa Efendi'den, Hammami'nin tarik- ı Sa'di'den hilafeti vard ır.

Mustafa Efen di'nin vefat ından sonra Kuşadal ı merhuma intisab ile beraberce Şam'a gitmiş Kuşa dal ı'nm irtihali üzerine lstanbul'a avdetinde müşarün ileyhin halifesi imiş gibi hare ket eylemiş."

COĞRAFÎ HAFIZAEtyemez Tekkesi ve MescidiMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Bu manzı'.lmenın vezninde bozukluklar çoktur. ( H ) l brahimiyye- i Şa'baniyye 1 25 Salikleri feyz alırlar yüzünden Nice insan irşiid oldu sözünden Ayrılmazlar enbiyamn izinden Olanlar insiiıH kamile mülhak Varis-i kamil muhtar idi zatı Geldi bu aleme açdı mir' atı Bakan o mir' ata görürdü zatı Her kim aldıysa bu menzilden zevk İsm-i zat-ı paki Muhammed Tevfik Eğer ister isen olmağa refik Kavlin fiilin olsun şer' a muvafık İbret al gUşuna cevher küpe tak Ehl-i zikre sormak Iaznn suali Zira ehl-i nazar bilmez bu hali Virilmez her şahsa ınakam-ı ali Rah-ı muhabbetten eyleme iftirak Mukteda-yı alem-i bekaya göçdü Elem ü firakı çok gönül yaktı Rıh/etine fe'rğab' tam tiirıh çıkdı ' Tcilibi şu emrin esrarıııa bak (;Ü) Hammami hazretlerinin meclis-i sohbetine müdavim olup, zamanımıza kadar muammer olan zevat-ı kiramdan çok menkabeler işittim. On

Metni gösterMetni daralt

Bu manzı'.lmenın vezninde bozukluklar çoktur. ( H ) l brahimiyye- i Şa'baniyye 1 25 Salikleri feyz alırlar yüzünden Nice insan irşiid oldu sözünden Ayrılmazlar enbiyamn izinden Olanlar insiiıH kamile mülhak Varis-i kamil muhtar idi zatı Geldi bu aleme açdı mir' atı Bakan o mir' ata görürdü zatı Her kim aldıysa bu menzilden zevk İsm-i zat-ı paki Muhammed Tevfik Eğer ister isen olmağa refik Kavlin fiilin olsun şer' a muvafık İbret al gUşuna cevher küpe tak Ehl-i zikre sormak Iaznn suali Zira ehl-i nazar bilmez bu hali Virilmez her şahsa ınakam-ı ali Rah-ı muhabbetten eyleme iftirak Mukteda-yı alem-i bekaya göçdü Elem ü firakı çok gönül yaktı Rıh/etine fe'rğab' tam tiirıh çıkdı ' Tcilibi şu emrin esrarıııa bak (;Ü) Hammami hazretlerinin meclis-i sohbetine müdavim olup, zamanımıza kadar muammer olan zevat-ı kiramdan çok menkabeler işittim. On

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Hilafetiniz de var mı?" bu­ yurmalarına karşı Hammaml, "Evet efendim." dedikte, 'Sırr-ı hilafet nedir?" sualine, "İnsfüı daima tô.cıyla bulunmaktır." ve "Tô.c ile bulunmanın hikmeti?" istlzahına karşı, "Dervişlerin keşfi açılırsa, çıplak görünmesin." cevabını arzeylemiş ise de, bu sözün ken­ dine te'slrinden naşi şiddetli bir büka arız olmakla, İbrahim Efendi hazretleri bu hali temaşa buyurmuşlardır. Şeyh'e arz-ı teslimiyyet eyledikte, "Sizin bu ana kadar sülukunuzda çalıştığınız şeyler, sülakunuza mahsup olup, zayi' olmadı." cevab-ı ali­ siyle dil-şad buyurmuşlardır. Etyemez şeyhi bu işten haber-dar olunca Hammaml hazretlerine darılmış, Ham­ maml hazretleri de aralarının bulunmasını meşayıh-ı zamanın vesatatına müracaat­ la, bir aralık Kocamustafapaşa'da hankah-ı Hz.

Metni gösterMetni daralt

Hilafetiniz de var mı?" bu­ yurmalarına karşı Hammaml, "Evet efendim." dedikte, 'Sırr-ı hilafet nedir?" sualine, "İnsfüı daima tô.cıyla bulunmaktır." ve "Tô.c ile bulunmanın hikmeti?" istlzahına karşı, "Dervişlerin keşfi açılırsa, çıplak görünmesin." cevabını arzeylemiş ise de, bu sözün ken­ dine te'slrinden naşi şiddetli bir büka arız olmakla, İbrahim Efendi hazretleri bu hali temaşa buyurmuşlardır. Şeyh'e arz-ı teslimiyyet eyledikte, "Sizin bu ana kadar sülukunuzda çalıştığınız şeyler, sülakunuza mahsup olup, zayi' olmadı." cevab-ı ali­ siyle dil-şad buyurmuşlardır. Etyemez şeyhi bu işten haber-dar olunca Hammaml hazretlerine darılmış, Ham­ maml hazretleri de aralarının bulunmasını meşayıh-ı zamanın vesatatına müracaat­ la, bir aralık Kocamustafapaşa'da hankah-ı Hz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeEtyemez Tekkesi ve MescidiYapı, fetihte bulunduğu kaydedilen Buharalı Ömer oğlu Şeyh Derviş Mirza Bahâ tarafından mescid olarak vakfedilmiştir. 886/1481 tarihli vakfiye kaydı verilir. Hadîkatü’l-Cevâmi‘nin 1987 neşir notu, tekke-mescidin son dönemde Sa‘diyye zâviyesi olarak kullanıldığını ve Kadem-i Şerif Tekkesi diye anıldığını belirtir. Böylece ilk bânilik kaydı ile sonraki tarikat aidiyeti aynı döneme aitmiş gibi gösterilmez.