HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ailesi ve postnişinliği
Şeyh Abdüşşekûr Efendi'nin oğludur. Babasının ardından Kādirîhâne'de seccâdenişin oldu. Aile hattında Kādiriyye meşihatını sürdürürken babasının Nakşibendî nispeti sebebiyle Neccârzâde Rızâeddin Efendi'ye ulaşan ikinci bir silsileyi de taşıdı.
İlim, vaaz ve mûsiki
Ayazma Camii'nde hatiplik, Kasımpaşa Camii'nde cuma vâizliği yaptı. Âlim ve mûsikişinas olarak tanındı; güzel sesi sayesinde saray mevlidhanlığı vazifesiyle görevlendirildi. 1291/1874'te mevleviyet pâyesiyle Sultan Abdülaziz'in imamlığına getirildi.
Mekke kadılığı ve vefatı
Daha sonra Mekke kadılığına tayin edildi. 12 Muharrem 1302, 1 Kasım 1884'te Mekke'de vefat etti ve Cennetü'l-Muallâ'ya defnedildi. Kādirîhâne'de onun adına bir makam taşı dikildi. Kitâbedeki milâdî 1885 karşılığı hicrî tarihin dönüşümüyle uyuşmadığından ana tarih alanında 1884 esas alınmıştır.
Ahlâkı ve irşad tavrı
Kaynak onu edepli, mütevazı, güzel ahlâklı ve gönüllerde sevgi uyandıran bir şeyh olarak tanıtır. Mekke kadılığı pâyesini aldıktan sonra Sünbül Hankahı'nda mersiye okuması, resmî makamın sûfî meşrebini değiştirmediğine örnek gösterilir.
Nakşibendî tamamlayıcı silsilesi
İkinci irşad hattı babası Abdüşşekûr, Muhammed Tâhir ve Hâfız Mustafa efendiler üzerinden Neccârzâde Rızâeddin Efendi'ye ulaşır. Bu hat Kādirî ana aidiyetin yerine geçirilmemiş, tamamlayıcı nispet olarak korunmuştur.