HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kerkük’te doğumu ve ailesi
Muhammed Emîn Efendi, Kerkük eşrafından Seyyid İsmail Efendi ile Fatma Ulviyye Hanım’ın oğludur. Doğumu için kaynaklarda 1131/1719 ve 1140/1728 tarihleri verilir. İhtilaf çözülemediği için tek bir doğum yılı kesinleştirilmemiştir. Baba tarafından soyunun on üç kuşakta Abdülkādir-i Geylânî’ye, anne tarafından yirmi beş kuşakta Mûsâ el-Kâzım’a ulaştığı aile ve tarikat kaynaklarında kaydedilir; bu nispetler bağımsız tarihî doğrulama değil, soy kütüğü beyanı olarak sunulur.
Tahsili ve İstanbul yılları
İlk öğrenimini Kerkük’te yaptı. Daha sonra Urfa’daki Hamevîzâde Medresesi’nde Şeyh Abdünnebî’den ders aldı. Hocası, asıl mânevî terbiyesini başka bir mürşidden tamamlayacağını bildirerek onu İstanbul’a yönlendirdi. İstanbul’daki ilk yıllarında göz önünde bulunmadan yaşadığı, yaklaşık on yıl sonra ilmî çevrelerde tanınmaya başladığı anlatılır.
1170/1757 dolaylarında Ayasofya’da Yâsîn sûresi tefsiri okuturken Muhammed Âgâh Ağa dersine katıldı. Âgâh Ağa onu evinde misafir etti, Nakşibendî terbiyesine aldı ve torunuyla evlendirdi. Böylece Muhammed Emîn Efendi’nin ilmî öğretimi ile tasavvufî intisabı aynı İstanbul çevresinde birleşti.
Bursa’ya yerleşmesi
1193/1779’da Bursa’ya giderek Şehadet Camii civarında Sarızâde Konağı’nda kaldı. İstanbul’la irtibatını bütünüyle kesmedi; zaman zaman iki şehir arasında gidip geldi. III. Selim’in tahttan indirilmesi çevresindeki karışıklıklar sırasında yeniden Bursa’ya yerleşti. İnebey sokağında, Veled Habib Camii yakınında kendisi için bir dergâh kuruldu.
Dergâhta tefsir ve hadis okuttu, Mesnevî dersleri verdi ve sohbet halkaları kurdu. Bu yönüyle yalnız tekke şeyhi değil, medrese ve cami derslerini tasavvufî sohbetle birleştiren bir âlim olarak tanındı.
Sohbetleri ve Kitâbü’l-Vâkıât
Önde gelen müridlerinden Ahmed Gazzîzâde Abdüllatîf Efendi, şeyhinin sohbetlerini yaklaşık beş yüz sayfalık Kitâbü’l-Vâkıât adlı eserde topladı. Bursa Orhan Kütüphanesi ile Millet Kütüphanesi Pertev Paşa 295 numarada nüshaları bulunduğu kaydedilir. Eser, Muhammed Emîn Efendi’nin günlük irşad dilini, âyet ve hadis yorumlarını, Mesnevî okumalarını ve tasavvufî kavram açıklamalarını koruyan temel kaynaktır.
İnsan, teslimiyet ve terbiye anlayışı
Sohbetlerinde insanı beden, ruh ve sır boyutlarıyla ele alır. “Lâ mevcûde illâ Hû” ifadesini, kulun bağımsız varlık iddiasından vazgeçmesi ve her şeyi ilâhî kudret karşısında emanet bilmesi çerçevesinde açıklar. Mürşide teslimiyeti kör bir kişilik terkine değil, nefsin itiraz ve üstünlük iddiasının terbiyesine bağlar. Yûnus peygamberin denizdeki imtihanı ile Yûsuf’un Kenan’dan Mısır’a uzanan yolculuğunu, sâlikin daralmadan genişliğe geçişini anlatan örnekler olarak kullanır.
Vefatı
Muharrem 1228/Ocak 1813’te bir cuma günü öğle vakti vefat etti. Son nefesinde “Hay, Kayyûm, Allah” dediği nakledilir. Cenaze namazı Bursa Ulu Camii’nde kılındı; kendi dergâhına defnedildi ve kabri üzerine türbe yapıldı.