Ara
Menü

İbrâhim Gülşenî

Dede Ömer Rûşenî'nin yanında yetişen; Diyarbakır ve Kahire'deki irşadıyla Gülşeniyye'yi kurumsallaştıran sûfî.

Doğum
1441
Vefat
1534
Unvan
Gülşeniyye'nin pîri

Azerbaycan'da doğumu ve ilk tahsili

İbrâhim Gülşenî, Atâyî'nin verdiği nesep kaydına göre Mehmed'in oğludur ve ailesi Oğuz Ata'ya bağlanır. Yaklaşık 830/1426-1427 yılında Azerbaycan'da doğdu. İlk terbiyesini amcası Seyyid Ali'nin yanında aldı; ardından Tebriz'e giderek Halvetiyye'nin Yahyâ-yı Şirvânî kolundan Dede Ömer Rûşenî'ye intisap etti.

Dede Ömer Rûşenî'nin yanında

Rûşenî'nin hizmetinde riyâzet ve tasavvuf terbiyesi gördü. Başlangıçta kullandığı Heybetî mahlasını mürşidinin çevresinde Gülşenî olarak değiştirdi. Eğitimini tamamladıktan sonra irşad seccadesine geçti. Bu bağ, Gülşeniyye'nin Halvetiyye içindeki tarihî yerini açıklar: yol müstakil adıyla İbrâhim Gülşenî çevresinde teşekkül etmiş olsa da aktarım hattı Dede Ömer Rûşenî ve Yahyâ-yı Şirvânî üzerinden Halvetiyye'ye ulaşır.

İran'dan Kahire'ye

Şah İsmâil'in yükselişi sırasında bölgede oluşan siyasî ve mezhebî gerilim üzerine İran coğrafyasından ayrılarak Kahire'ye yerleşti. Kubbetü'l-Mustafa denilen yerde ikamet etti ve Şeyh Şâhin-i Mısrî ile görüştü. Yavuz Sultan Selim'in 922/1517'de Mısır'ı fethetmesinden sonra kendisine Müeyyediyye karşısında bir zâviye yeri tahsis edildi. Zâviyenin yapımına 926/1520 yılında başlandı ve yapı 931/1525 yılında tamamlandı. Kahire'deki bu merkez, Gülşeniyye'nin Arap ve Osmanlı coğrafyalarına açılan ana dergâhı hâline geldi.

İstanbul ziyareti ve vefatı

Şöhreti İstanbul'a ulaştığında Kanûnî Sultan Süleyman'ın davetiyle yaklaşık 935/1528-1529 yılında İstanbul'a geldi ve padişahın huzuruna kabul edildi. Ardından Kahire'ye dönmesine izin verildi. 940/1534 yılında Kahire'de vefat etti ve kendi zâviyesindeki türbesine defnedildi.

İlim, şiir ve eserleri

Atâyî, onu tefsir, hadis, kelâm ve tasavvuf alanlarında yetkin bir mürşid ve güçlü bir şair olarak tanıtır. Kaynakta İbnü'l-Fârız'ın Tâiyye'sine nazîresi; seyrüsülûk âdâbını ve yolun mertebelerini işleyen manzumeleri; Türkçe ve Farsça şiirlerini taşıyan divanı zikredilir. En hacimli eseri, Mevlânâ'nın Mesnevî'sine nazîre olarak kaleme aldığı yaklaşık kırk bin beyitlik Ma‘nevî'dir. Edebî üretimi Gülşenî zikir ve mûsiki geleneğiyle birlikte okunmalı; şiirlerdeki menkıbevî övgüler tarihî biyografinin yerine geçirilmemelidir.

Halvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIHalvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi

Yeşil kubbeli, dört terkli ve yirmi dallı tâc. Kubbe merkezinde beyaz düğme, lengerinde siyah destar ve üstten sarkıtılmış taylasan bulunur.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç7 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Şeyh, halife, aile ve post ağı

TALEBESİ / HALİFESİÂşık EfendiÂşık Efendi, Kahire'de İbrâhim Gülşenî'nin meclisine katıldı ve onun tarafından Edirne'ye gönderildi.TALEBESİ / HALİFESİEdirneli Hasan DedeHasan Dede Kahire'de İbrâhim Gülşenî'nin yanında tarikat eğitimini tamamladı.TALEBESİ / HALİFESİHasan-ı ZarîfîHasan-ı Zarîfî, Kahire'de İbrâhim Gülşenî'nin yanında eğitim gördü ve irşad izni aldı.AİLE BAĞIGülşenîzâde Ahmed HayâlîAhmed Hayâlî, İbrâhim Gülşenî'nin oğlu ve post halefidir.SONRAKİ POSTGülşenîzâde Ahmed Hayâlîİbrâhim Gülşenî'nin 940/1533-34'te vefatından sonra Kahire âsitânesi postuna oğlu Ahmed Hayâlî geçti.TALEBESİ / HALİFESİSirozlu Mehmed İlhâmîMehmed İlhâmî, Kahire'de İbrâhim Gülşenî Âsitânesi'nde tarikat eğitimini tamamladı.AİLE BAĞISeyyid Ali Safvetî EfendiSeyyid Ali Safvetî, İbrâhim Gülşenî’nin torunudur.