Ara
Menü

Şeyh Hüseyin Lâmekânî

Şeyh Hüseyin Lâmekânî (ö. 1034/1625), Hasan Kabâdûz'un yanında yetişen; Şah Sultan Camii çevresinde ders ve zikir meclisleri kuran Bayramî-Melâmî şeyhi, şair ve Vahdet-nâme müellifidir.

Vefat
1625
Unvan
Bayramî-Melâmî şeyhi, şair ve Vahdet-nâme müellifi

Kimliği ve yetişmesi

Kaynaklarda Peşteli, Bosnalı veya Hurpeşteli nispetleriyle anılır. İlim tahsilinden sonra tasavvufa yöneldi; Bursalı Hasan Kabâdûz'un hizmetinde yetişerek Melâmiyye-i Bayramiyye çevresinde irşad yetkisi aldı.

İstanbul'daki irşad çevresi

Şah Sultan Camii'nde ders okuttu ve zikir meclisleri yürüttü. Kaynakta “Lâmekânî” adıyla anılan bu çevre, XVII. yüzyıl İstanbul'unda Bayramî-Melâmî düşüncesinin şiir, mektup ve sohbet yoluyla taşındığı merkezlerden biridir.

Vefatı ve kabri

1034/1625 yılında vefat etti. Davudpaşa yakınında, Sultan Şah Camii hazîresine defnedildi. Hüseyin Vassâf, mezarını ziyaret ettiğini ve baş ile ayak ucunda yazısız iki büyük taş bulunduğunu kaydeder.

Eser ve mektupları

Türkçe Vahdet-nâmesi, mektupları ve şiirleri bilinir. Belgradlı âlim Münîrî Efendi'ye gönderdiği mektup, semâ ve devran tartışmasını kendi yolunun uygulamasıyla başka sûfî çevreleri mahkûm etme meselesini birbirinden ayırması bakımından önemlidir.

Adı, mahlası ve Hüsâmî nisbesi

Hüseyin olarak bilinen adı, divanının Saraybosna nüshasındaki bir gazelin başlığında Hüsâmeddin olarak kaydedilir; bazı şiirlerinde Hüsâm ve Hüsâmî mahlasını kullandığı görülür. Kaynak, bu nisbeyi tarikatın kutublarından Hüsâmeddin Ankaravî'ye hürmeten kullanmış olmasını mümkün görür. Şiirlerinde ise genellikle, tasavvufta mutlak fenâ makamında olduğunu simgeleyen “evsiz barksız” anlamındaki Lâmekânî nisbesini mahlas edinmiş ve bu mahlasla tanınmıştır.

Doğum yeri tartışması

Doğum yeri hakkında dört ayrı kayıt vardır. Kâtib Çelebi Bosnalı olduğunu söyler; Atâî ile Evliya Çelebi Tuna kenarındaki Peşte'yi gösterir; Ayvansarâyî ise Makedonya'daki Horpeşte'den (Hrupişte) olduğunu bildirir. Kaynak, Kâtib Çelebi'nin Atâî'den faydalandığını, ayrıca Bosna ve Peşte kelimelerinin yazım benzerliğini göz önünde tutarak Peşteli olmasını kuvvetle muhtemel görür; Ayvansarâyî'nin Horpeşte kaydını da yine yazım benzerliğinden doğan bir yanılma sayar. XVI ve XVII. yüzyıllarda Peşte'nin müslüman nüfusunun çoğunu Boşnaklar'ın teşkil ettiği hesaba katılırsa, Peşte'de doğmakla birlikte aslen Bosnalı olması ihtimali ikisini birden açıklar.

Kazzâz lakabı ve el emeği

Müstakimzâde onun “Kazzâz” (İpekçi) lakabıyla tanındığını söyler. Geçimini kendi el emeğiyle kazanmanın Melâmî ahlâk anlayışının bir gereği olduğu düşünülürse, Lâmekânî'nin tasavvuf yoluna girmeden önce ipekçi esnafından olduğu ve daha sonra da bu mesleği sürdürdüğü söylenebilir. Şiir ve risâlelerinden Arapça, Farsça ve dinî ilimlere vâkıf olduğu anlaşılmakla birlikte kaynaklar tahsil çevresi hakkında ayrıntı vermez.

İdrîs-i Muhtefî dönemi ve “kalbe bakıcılık”

Lâmekânî'nin İstanbul'a ne zaman geldiği ve Hamza Bâlî'den sonra kutbiyyet makamına geçen Bursalı Hasan Kabâdûz'a ne zaman intisap ettiği bilinmemektedir. Bilinen, Hasan Kabâdûz'un 1010'da (1601) vefatının ardından kutub olan İdrîs-i Muhtefî döneminde ona tâbi olarak “kalbe bakıcılık” görevini sürdürdüğüdür. Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi'yi de bu dönemde yetiştirmiştir. Kutbiyyet zincirinin dışında, halkanın içinde taşıdığı bu görev, onun Melâmî teşkilâtındaki yerini gösterir.

Töhmet altındaki bir yola itibar kazandırması

Bayramî Melâmîleri, İsmâil Ma‘şûkī, Hamza Bâlî ve İdrîs-i Muhtefî ile ilgili suçlamalar yüzünden devlet, ulemâ ve diğer tarikat mensupları nezdinde töhmet altındaydı. Lâmekânî temkinli davranışlarıyla bu dönemde tarikata meşruiyet ve itibar kazandırmıştır. Bunun en açık delili, Hamzavîler ve İdrîsîler diye andığı Bayramî Melâmîleri'ni küfür ve ilhâd ile suçlayan Şeyh Abdülmecid Sivâsî'nin Lâmekânî'den saygıyla bahsetmesidir.

Vefat tarihindeki iki kayıt

Tezkireler ölüm tarihini 1034 (1625) olarak verir. Divanının İstanbul nüshasında ise 21 Rebîülevvel 1035'te (21 Aralık 1625) vefat ettiği kaydedilmekte, İbrâhim, Hüsâmî ve Hâdî adlı müridlerinin düştükleri tarih beyitleri de bunu göstermektedir. İki kayıt mîlâdî takvimde aynı yıla düştüğü için sayfa üstündeki 1625 tarihi her iki rivayetle de uyumludur; ayrılık hicrî yıldadır.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Vahdet-nâme, mektuplar ve şiirler

Lâmekânî'nin Türkçe Vahdet-nâme'siyle mektup ve şiirleri Bayramî-Melâmî düşüncesinin XVII. yüzyıldaki yazılı izleridir.

Metni gösterMetni daralt

Vahdet-nâme, tevhid ve insanın mânevî yolculuğunu şiir diliyle ele alan Türkçe eseridir. Sefîne ayrıca başka telifleri bulunduğunu, Şah Sultan Camii'nde ders ve zikir meclisleri yürüttüğünü bildirir. Mektupları ise dönemin semâ, devran ve sûfî topluluklar arasındaki ihtilâflarına dair doğrudan tanıklık taşır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, Cilt II.
TARİHÎ KAYIT

Dîvân ve mektuplar

Lâmekânî’nin şiir ve mektupları Bayramî-Melâmî çevrenin tevhid, melâmet, aşk ve sohbet dilini taşır.

Metni gösterMetni daralt

Şiirlerdeki mahrem ve sembolik dil doğrudan örgüt tarihi gibi okunmaz. Aynı mahlasla dolaşan parçalar yazma mecmua ve metin karşılaştırması olmadan müellife bağlanmaz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Lâmekânî Hüseyin Efendi: Hayatı, Edebî Şahsiyeti ve Dîvânı.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Semâ ve devran hakkında ölçülü hüküm

Kendi yolunda semâ ve devran âdeti bulunmadığını söyler; buna rağmen başka sûfîleri bütünüyle mahkûm etmeyi doğru bulmaz.

Metni gösterMetni daralt

Lâmekânî, Münîrî Efendi'ye hitaben yazdığı mektupta kendi yolunda devran ve semâın öteden beri uygulanmadığını açıkça belirtir. Bununla birlikte, farklı sûfî çevrelerin uygulamalarını tek kalemde yasaklamanın ve insanları zâhirî bir hareket üzerinden suçlamanın doğru olmadığını savunur.

Mektubun ana fikri, kişinin önce kendi nefsindeki yasakları kaldırmaya çalışması; başkalarının niyet ve hâlleri hakkında kesin hüküm vermekten kaçınmasıdır. Böylece uygulamaya katılmamak ile uygulayanı bütünüyle dışlamak arasında ayrım kurar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, Cilt II.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİŞeyh Hasan KabâdûzHüseyin Lâmekânî, Hasan Kabâdûz’un hizmetinde yetişti.HOCASI / ŞEYHİŞeyh Hasan KabâdûzŞiirlerinde "evsiz barksız" anlamındaki Lâmekânî mahlasını kullanan Hüseyin Efendi (ö. 1035/1625) ona intisap etmiştir; intisabının ne zaman gerçekleştiği bilinmemektedir. Lâmekânî, şeyhinin vefatından sonra kutub olan İdrîs-i Muhtefî döneminde "kalbe bakıcılık" görevini sürdürmüş ve Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi'yi yetiştirmiştir.TALEBESİ / HALİFESİŞeyh Hâdi Ahmed EfendiŞeyh Hüseyn-i Lâmekâni, Şeyh Hâdi Ahmed Efendi kaydında mürşid/halife bağıyla anılır.TALEBESİ / HALİFESİOlanlar Şeyhi İbrâhim EfendiYetiştirdiği meşhur sûfî. İbrâhim Efendi, Vahdetnâme adlı eserini Lâmekânî'nin mânevî emriyle kaleme aldığını belirtir; Müfîd ü Muhtasar'ında onu “merd-i ma‘nâ” diye tanımlar ve eserde anlattığı bütün tarikatların zevk ve irfanının onda toplandığını söyler. (teyitli_baglanti_onerileri'nde 'evet' kararıyla doğrulanmış öneri.)

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Budapeşte · MacaristanPeşteAtâî ve Evliya Çelebi onun Tuna kenarındaki Peşte şehrinden olduğunu bildirir; Müstakimzâde de Peşteli olduğunu söyler. Kâtib Çelebi Bosnalı der, Ayvansarâyî ise Makedonya'daki Horpeşte'yi (Hrupişte) gösterir. Kaynak, Bosna–Peşte yazım benzerliği ile XVI-XVII. yüzyıllarda Peşte'nin müslüman nüfusunun çoğunu Boşnaklar'ın teşkil etmesine dayanarak Peşte'de doğmakla birlikte aslen Bosnalı olmasının mümkün olduğunu söyler.İstanbul · TürkiyeŞah Sultan Camii civarıBugün İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin sınırları içinde kalan Şah Sultan Camii yakınında ikamet edip sohbet meclisleri düzenledi. Evliya Çelebi onu burada sağlığında ziyaret ettiğini ve sohbetiyle müşerref olduğunu söyler.İstanbul · TürkiyeŞah Sultan Camii hazîresiKabri Şah Sultan Camii bahçesinde, mihrabın önündedir. Baş ve ayak ucunda dikdörtgen biçiminde kitâbesiz iki kalın taş bulunmaktadır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Hüseyin Lâmekânî : Şeyh Hüseyin Lâmekânî (ö. 1034/1625), Hasan Kabâdûz'un yanında yetişen; Şah Sultan Camii çevresinde ders ve zikir meclisleri kuran Bayramî-Melâmî şeyhi, şair ve Vahdet-nâme müellifidir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, Cilt II
  2. [2]Lâmekânî Hüseyin Efendi: Hayatı, Edebî Şahsiyeti ve Dîvânı
  3. [3]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1854-1857
  4. [4]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2
  5. [5]Kişi dosyasının kaynakları — Şeyh Hüseyin Lâmekânî
Ortak kaynak kataloğunu aç →