HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kimliği ve Erdebîlîzâde ailesi
Erdebîlîzâde Mehmed Çelebi, XVI. yüzyıl İstanbul’unda ilim, vaaz ve Halvetî irşadını bir arada yürüten şeyhlerdendir. Babası, Kanûnî Sultan Süleyman devrinin tanınmış sûfîlerinden ve Küçük Ayasofya zâviyesi şeyhi Erdebîlîzâde Sinan Efendi’dir. “Erdebîlîzâde” nisbesi onu daha sonraki yüzyıllarda aynı aileden gelen Ahmed ve Mehmed efendilerden ayıran temel kimlik işaretidir.
Doğum tarihi ve annesi kaynaklarda belirtilmez. XVII. yüzyılda Ayasofya vaizliği yapan Erdebîlîzâde Ahmed Efendi bu kişi değildir. Mehmed Çelebi’nin ölümünün 974/1566’da gerçekleşmesi, Merkez Efendi ile doğrudan bağı ve Küçük Ayasofya postu kimlik sınırını kesinleştirir.
İlmî tahsili ve Karasili Hasan Efendi
Mehmed Çelebi önce dönemin medrese ilimlerini tahsil etti. İstanbul kadısı Karasili Hasan Efendi’nin ders halkasına katıldı. Kaynakların bu kaydı, onun vaaz ve tekke hizmetine yalnız aile çevresinden devraldığı bir yetkiyle değil, Arap dili ve dinî ilimleri kapsayan düzenli bir tahsille hazırlandığını gösterir.
Hangi medreselerde hangi tarihlerde okuduğunu gösteren tam bir sıra günümüze ulaşmamıştır. Bu sebeple ilmî hayatı sonradan üretilmiş görevlerle genişletilmemiş; güvenli çekirdek Karasili Hasan’ın talebeliği ve ardından Sahn çevresindeki muîdlik kaydıyla sınırlandırılmıştır.
Sahn muîdliği ve Arabzâde Abdülbâki
İlmî yetişmesinin ileri safhasında Arabzâde Abdülbâki Efendi’nin Sahn medresesindeki muîdi oldu. Muîd, müderrisin derslerini talebelerle tekrar eden, metinleri açıklayan ve eğitim düzenine yardımcı olan görevliydi. Bu kayıt Mehmed Çelebi’nin yalnız genel tahsil görmediğini, Osmanlı yüksek medrese çevresinde ders tekrarına ve öğretime katıldığını gösterir.
Arap dili ilimleri, hadis ve tefsir üzerindeki birikimi daha sonraki vaazlarında görünür hâle geldi. Bununla birlikte ona ait müstakil bir tefsir, hadis kitabı veya başka telif eser bilinmemektedir; öğretim faaliyeti eser sahipliğiyle karıştırılmamalıdır.
Merkez Efendi’nin yanında Halvetî terbiyesi
Medrese çizgisinden sonra babasının tasavvuf yoluna yöneldi ve Halvetiyye’nin Sünbüliyye çevresinin önde gelen şeyhi Merkez Efendi’nin hizmetine girdi. Seyrüsülûkünü onun yanında tamamladı. Canlı kişi ağındaki Merkez Efendi → Mehmed Çelebi bağı, Nev‘îzâde Atâyî’nin açık kaydına dayanır ve tahminî bir silsile değildir.
Bu intisap Mehmed Çelebi’nin hayatındaki iki eğitim yolunu birleştirir: Karasili Hasan ve Arabzâde Abdülbâki çevresinde zâhirî ilimler; Merkez Efendi yanında tasavvuf terbiyesi. Babasının zâviyesine geçtiğinde hem ilmî ders verebilecek hem de Halvetî irşadını sürdürebilecek bir hazırlığa sahipti.
Küçük Ayasofya zâviyesinde postnişinliği
Mehmed Çelebi, babası Sinan Efendi’nin Küçük Ayasofya çevresindeki zâviyesinde postnişin oldu. Bu görev yalnız aile mirasının otomatik devri olarak değerlendirilmemelidir; Merkez Efendi’nin yanında tamamladığı tarikat terbiyesi post hizmetinin mânevî ehliyet zeminini oluşturuyordu.
Zâviyede cuma günleri vaaz verdi; hadis ve tefsir rivayetlerini, Arap dili ve edebiyat meselelerini dinleyicileriyle müzakere etti. Böylece tekke sohbeti ile medrese bilgisini aynı kürsü çevresinde buluşturdu. Kaynaklar günlük âyin düzeni, mürid sayısı ve adları belirlenmiş halifeler hakkında ayrıntı vermediğinden bu alanlar varsayımla doldurulmamıştır.
Vaaz ve öğretim anlayışı
Atâyî’nin aktardığı portre, Mehmed Çelebi’nin hem naklî ilimlere hem dil ve edebiyata vâkıf olduğunu gösterir. Hadis ve tefsiri yalnız metin nakli olarak bırakmayıp Arapça ifadelerin yapısı ve edebî incelikleriyle birlikte ele aldığı anlaşılır. Bu yaklaşım XVI. yüzyıl İstanbul’unda şeyh, vaiz ve medrese mensubu kimliklerinin birbirinden bütünüyle kopuk olmadığını gösteren örneklerden biridir.
Kaynaklarda ona bağlanan olağanüstü menkıbeler veya geniş bir şiir külliyatı yoktur. Tarihî önemi, belgeli öğretim ve irşad faaliyetinin kendisindedir; eksik alanları sonradan menkıbelerle büyütmek yerine bu kurumlar arası konum korunmuştur.
Vefatı ve Yenikapı dışındaki defni
Mehmed Çelebi Muharrem 974’te, Temmuz-Ağustos 1566 aralığında vefat etti. Kaynaklar Yenikapı dışında defnedildiğini bildirir. Buradaki Yenikapı, İstanbul kara surlarındaki tarihî kapı ve dışındaki mezarlık çevresidir; günümüzde aynı adı taşıyan sahil semtiyle özdeşleştirilmemelidir.
Kesin mezar taşı veya parsel doğrulanamadığı için haritada kapı dışındaki tarihî defin çevresi orta güvenle gösterilmiştir. Babasının tam kabir noktası ve aile hazîresinin bugünkü sınırı belirlenmeden kesin türbe koordinatı üretilmemiştir.
Tarihî yeri ve kaynak sınırı
Erdebîlîzâde Mehmed Çelebi’nin hayatı, XVI. yüzyıl Osmanlı dinî kültüründe aile zâviyesi, yüksek medrese, cuma vaazı ve Halvetî terbiyesinin nasıl birleşebildiğini gösterir. Onu önemli kılan yeni bir tarikat kolu kurması değil, Merkez Efendi çevresinden aldığı irşad terbiyesini Küçük Ayasofya’daki ilmî ve kamusal hizmetle birleştirmesidir.
Doğum tarihi, aile hayatı, müstakil eserleri ve adları bilinen halifeleri kaynaklarda yoktur. Bu sınır açık bırakılmış; mevcut biyografi baba ve aile kimliği, iki ilmî hoca, Merkez Efendi intisabı, Küçük Ayasofya postu, vaaz muhtevası, 974/1566 vefatı ve Yenikapı dışındaki defin kaydı üzerine kurulmuştur.