Ara
Menü

Eğri Abdî Abdullah Efendi

Eğri Abdî Abdullah Efendi (yaklaşık 870/1465-66–940/1533-34), Hacı Hasanzâde’den mülâzemet alan; Mudurnu ve İstanbul medreselerinden sonra Trabzon Medrese-i Sultâniyye müderrisliğiyle müftülüğünü birlikte yürüten Osmanlı âlimidir.

Doğum
1465
Vefat
1534
Unvan
Mudurnulu müderris, Trabzon müftüsü ve Nişancı Mehmed Bey’in babası
Temalar
Mudurnu, İstanbul, Hacı Hasanzâde, Yıldırım Han Medresesi, Trabzon Medrese-i Sultâniyye, müftülük, Nişancı Mehmed Bey, Nev‘îzâde Atâyî

Kimliği ve adaşlarından ayrılması

Asıl adı Abdullah Efendi’dir. Kaynaklarda “Eğri Abdî” ve “Eğri Abdullah” lakaplarıyla anılır. Mudurnu çevresinden yetişen XVI. yüzyıl Osmanlı müderrisi ve müftüsüdür. “Eğri” lakabının sebebi temel biyografi kaynaklarında açıklanmadığından beden özelliği, memleket veya meslek hakkında tahmin üretilmemiştir. Aynı adı taşıyan Yamak Abdî Abdullah ve başka Abdullah efendiler bu dosyaya karıştırılmamıştır.

Mudurnu çevresinde doğumu

Yaklaşık 870/1465-66 yılında Mudurnu çevresinde doğduğu kaydedilir. Doğduğu köy konusunda oğlu Nişancı Mehmed Bey’in Hayrî köyüyle ilişkisini bildiren geç tarihli kayıtlar vardır; fakat bu bilgi babanın kesin doğum köyünü göstermediği için kişi kartında yalnız Mudurnu çevresi kullanılmıştır. Ailesinin önceki kuşakları hakkında güvenilir ayrıntı bulunmaz.

İstanbul’da tahsil ve Hacı Hasanzâde

İlim tahsili için İstanbul’a gitti ve devrin ders halkalarına katıldı. Hacı Hasanzâde’nin hizmetinde bulunarak ondan mülâzemet aldı. Mülâzemet, ilmiye mesleğine girişte hocanın tavsiyesi ve kadıaskerlik kayıtlarıyla yürüyen resmî bir aşamaydı; burada “hizmet” sözü tasavvuf intisabı anlamına gelmez. Kaynak Eğri Abdî’ye açık bir şeyh veya tarikat bağı nispet etmez.

Mudurnu Yıldırım Han Medresesi

İlk bilinen müderrislik görevi Mudurnu’daki Yıldırım Han Medresesi’dir. Böylece tahsil için ayrıldığı memleket çevresine bu kez öğretim görevlisi olarak döndü. Ders verdiği ilimler ve talebelerin adları tek tek bildirilmez; medrese görevi onun klasik Osmanlı ilmiye çizgisinde yetiştiğini güvenle gösteren kayıttır.

Hacı Hasanzâde Medresesi

Daha sonra İstanbul’da, mülâzemet aldığı hocası Hacı Hasanzâde’nin medresesinde müderris oldu. Hoca medresesine tayin edilmesi, aralarındaki ilmî bağın meslek hayatında da sürdüğünü gösterir. Kaynak görev süresini ve medresedeki ders programını açıklamaz; bu boşluklar genel medrese tarihi bilgileriyle onun şahsî hayatına mal edilmemiştir.

Trabzon Medrese-i Sultâniyye ve müftülük

937/1530-31 yılında Trabzon’daki Medrese-i Sultâniyye’ye günlük elli akçe ile müderris tayin edildi. Aynı zamanda şehrin müftülüğünü üstlendi. Müderrislik ile fetva hizmetini birlikte yürütmesi, kariyerinin en yüksek ve en iyi belgelenmiş safhasıdır. Trabzon’a hangi ayda vardığı ve görevde verdiği fetvalar bilinmez.

İlmî ve ahlâkî portresi

Atâyî’nin naklettiği portrede aklî ve naklî ilimlerde geniş bilgi sahibi, tarih ve edebî rivayetlere vâkıf bir âlimdir. Kanaatkâr ve mütevazı tavrıyla anılır. Ona ait müstakil bir eser adı güvenilir biçimde kaydedilmediği için eser nispeti yapılmamıştır. Bu sessizlik, ders ve fetva faaliyetinin değersiz olduğu anlamına değil, yazılı mirasın eldeki kaynaklarda görünmediğine işaret eder.

Ailesi ve Nişancı Mehmed Bey

Oğlu Muhyiddin Mehmed Çelebi, daha çok Eğri Abdîzâde Nişancı Mehmed Bey adıyla tanındı. Kâtiplikten reisülküttaplık, defterdarlık ve nişancılığa yükseldi; 974/1566 Zigetvar seferinde vefat etti. Hadîkatü’l-cevâmi‘de Arabacılar Kârhanesi Mescidi’ne minber koyduran kişinin Eğri Abdîzâde Mehmed Bey olduğu bildirilir. Bu imar kaydı oğula aittir, babaya aktarılmamıştır.

Nev‘îzâde Atâyî’nin aile zincirindeki yeri

Nişancı Mehmed Bey’in kızlarından biri Nev‘îzâde Atâyî’nin annesidir. Böylece Eğri Abdî Abdullah Efendi, Atâyî’nin anne tarafından büyük dedesidir. Atâyî’nin onun biyografisini eserinde anması yalnız tabakat yazarlığının değil, kendi aile hafızasının da parçasıdır. Bu akrabalık, biyografi ayrıntılarını değerlendirirken kaynağın yakınlık derecesini gösterir.

Vefatı ve Trabzon’daki son yılları

Yaklaşık 940/1533-34 yılında, Trabzon’daki görevi sırasında vefat etti. Kesin gün, ay ve kabir yeri belirtilmez. Ardından Medrese-i Sultâniyye görevine Bursalı Şeyhî Çelebi getirildi. Haritada şehir merkezi gösterilmiş, belgesiz bir türbe noktası üretilmemiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA4 coğrafî bağlantı
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi4 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, Revan 1438, vr. 5b; Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmânî; Hüseyin Ayvansarâyî, Hadîkatü’l-cevâmi‘, Arabacılar Kârhanesi Mescidi kaydı
  2. [2]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 270-275
Ortak kaynak kataloğunu aç →