ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
12 sonuç · “na'îm”
01Naîmî Çeşmecizâde Nimetullah
Naîmî Çeşmecizâde Nimetullah (ö. Ramazan 974/Mart-Nisan 1567), İstanbul doğumlu; vakıf muhasebesi, medrese eğitimi, hat, inşâ ve şiir alanlarında tanınan Osmanlı âlimidir.
Abdürrahîm el-Kınâî
Abdürrahîm el-Kınâî (1127–1196), Mağrib’de yetişip Ebû Medyen çevresinden aldığı irşadı Kınâ’ya taşıyan; Mâlikî ilmi, helâl kazanç, hizmet ve sohbeti birleştirerek Yukarı Mısır’da kalıcı bir tesir oluşturan âlim ve mürşiddir.
Arabzâde Mehmed Efendi
Arabzâde Mehmed Efendi (ö. 5 Muharrem 1136/1723), kıraat ve tecvid tahsilinden sonra Bayezid Camii imamlığına, imâm-ı sultânîliğe ve Şehzade Süleyman’ın hocalığına yükselen Osmanlı din görevlisi ve âlimidir.
İmâdüddin el-Ekber
İmâdüddin el-Ekber, Ahmed er-Rifâî’nin halifeleri arasında anılan, çok sayıda müridi bulunduğu ve adına İmâdiyye kolunun nispet edildiği şeyhtir.
Sarı Nâib Naîm İsmail Efendi
Sarı Nâib Naîm İsmail Efendi (ö. 1695), Üsküdar'da yetişen, İskender Paşa Medresesi'nin ilk müderrisliğini yapan ve Naîm mahlasıyla divan ile manzum hamse sahibi Osmanlı âlim-şairidir.
Şeyh Muhammed La‘lî-i Fenâî
Kastamonulu Muhammed La‘lî-i Fenâî (ö. 1701), Şâbânî, Uşşâkî, Gülşenî, Sünbülî ve Nakşibendî çevrelerinden terbiye almış; Edirne'de Şücâ‘ Zâviyesi'nde irşad ederek Hasan Sezâî-i Gülşenî'yi yetiştirmiş sûfî, şair ve şârihtir.
Ya‘kūb Afvî Efendi
Ya'kūb Afvî Efendi (1089/1678, Topkapı, İstanbul – 1149/1736); Celvetî şeyhi ve müellif. Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi'nin on beşinci postnişini ; babası “odabaşı şeyhi” diye tanınan Fenâî Mustafa Efendi'dir.
Cennetü’n-naîm
Nimetlerle dolu cennet. Kur’ân’da iman edip iyi işler yapanlara vaat edilen esenlik ve nimet yurdunu anlatan adlardan biridir. Buradaki naîm , sürekli nimet, huzur ve hoş yaşayış anlamı taşır.
na'îm
“Yüksek derecem’in de huzur, refah ve mutluluk.” annci lammda “cennet” (bk. bu madnde de) için kullanılan adlardan biri. ihez nakd a. [Ar.] Hadisleri sağlamur lık ve zayıflık bakımmdan ayınp güvenilirlik derecelerini tespit laretme işi. ise el nakîb a.ve s. [< Ar.nekâbet] ak, (ç. b. nukabâ) Bir kavmin ve oğ kabilenin başkanı, reisi veya an başkan vekili. 2. tas. Bir tekkede ban şeyhe yardım veya vekâlet eden eve kıdemli derviş veya dede. bul ise § tam. nakîb-iimâret a.(o,lJ rak çJi) İmaret şeyhinin yardımcısı olan kimse. nakîbü’l-eşrâf a. (Jl^il mı, ^ü) 1. Hz. Muhammed’in şerim ceresi, özellikle de Hz. nakkâş-ı ezel 522 Fâtıma’dan doğma Hz. Haşan ve Hz. Hüseyin soyundan gelenler ile ilgili işlerle görevli kimse. 2. Devlet katmda ileri gelen kimselerin işlerine bakan veya yardımcı olan devletçe görevlendirilmiş kimse. 3. tas. Tekkelerde şeyh vekili olan kimse. Hz. Muhammed’in şerim ceresi, özellikle de Hz. nakkâş-ı ezel 522 Fâtıma’dan doğma Hz. Haşan ve Hz. Hüseyin soyundan gelenler ile ilgili işlerle görevli kimse. 2. Devlet katmda ileri gelen kimselerin işlerine bakan veya yardımcı olan devletçe görevlendirilmiş kimse. 3. tas. Tekkelerde şeyh vekili olan kimse. Devlet katmda ileri gelen kimselerin işlerine bakan veya yardımcı olan devletçe görevlendirilmiş kimse. 3. tas. Tekkelerde şeyh vekili olan kimse.
ehl-i na'îm
Cennetlikler
dâr-ı na'îm
Cennet
dârü’n-na'îm
Ç^l jb) Cennet