Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

25 sonuç · “muhit

01
Şahsiyet

Zervâ Tâceddin İbrahim el-Manavî

Zervâ Tâceddin İbrahim el-Manavî (ö. 974/1566), Alâiye'den yetişmiş; Adana, Bursa, Rodos, Manisa, Şam ve Sahn medreselerinde görev yapmış, güçlü hafızasıyla “Hâfız-ı Muhît” diye anılmış Osmanlı âlimidir.

02
Sözlük

Derya-yı muhit

Okyanus. 2. Mutlak varlık. Derya-yı vahdet Birlik denizi, Zat-ı kibriyanin tecelli etmesi, Zehi derya-yı vahdet kim kesilmez hergiz emvâcı Bu kesret âlemi ondan doğup nâçâr olur peydâ Niyazi Mutlak varlık. Derya-yı vahdet Birlik denizi, Zat-ı kibriyanin tecelli etmesi, Zehi derya-yı vahdet kim kesilmez hergiz emvâcı Bu kesret âlemi ondan doğup nâçâr olur peydâ Niyazi

03
Sözlük

felek-i muhit

felek-i muhit a. (kx. dü) Sekiz kat gök. Bunlann ilki felekü’l-kamer, İkincisi felek-i utarid, üçüncüsü felek-i Zühre, dördüncüsü felek-i şems, beşincisi felek-i Merih, altıncısı felek-i müşteri, yedincisi felek-i Zuhal, sekizincisi ise felek-i menâzildir. felekü’l-bürûc a. (rA)JI elli) bk. sidretü’l-müntehâ felekü’l-eflâk a. (abuyi elli) Dokuzuncu kat gök.

04
Sözlük

muhit

Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’a nispet edilen bir isimdir. “O her şeyi kuşatan ve koruyan.” anlamıyla hem “Nisa suresi” hem de “Fussilet suresi” nde geçen bu söz, aynı zamanda “bilen” anlamında sekiz ayette kullanılmıştır. Bu isim İbn Mâce ve Tirmizî’nin listesinde bulunmamakla beraber İbn Hacer’in Kur’ân-ı Kerîm’den derlediği isimler üstesinde yer almaktadır.

05
Sözlük

Muhît (el-Muhît)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). İhâta eden, çeviren, ilmi her şeyi kuşatan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allahü teâlânın ilmi ve kudreti her şeyi muhîttir. (Nisâ sûresi: 126) Allahü teâlâ muhîttir, her şeyi ihâta etmiştir. Fakat bu ihâta, çevirmek, bizim anladığımız gibi değildir. (İmâm-ı Rabbânî)

06
Mekân

Yenikapı Mevlevîhânesi

İstanbul · Türkiye · İstanbul’un bir sanat ve edebiyat muhiti olan bu mevlevîhâneden feyiz alarak yetişmiş; çilesini burada çıkarmış ve postnişini Şeyh Celâleddin Efendi hakkında bir kitap kaleme almıştır. 21 Haziran 1951’de vefat ettiğinde cenazesi vasiyeti üzerine buraya, annesi Emine Emsal Hanım’ın yanına defnedilmiştir.

07
Mekân

Manisa Mevlevîhânesi

Manisa · Türkiye · Şehrin Mevlevî muhitinin merkezi; Nakşî Ali Dede ve oğlu Lütfî Mehmed Dede'nin şeyhlik yaptığı, Birrî Mehmed Dede'nin de içinde yetiştiği çevredir. Konum şehir merkezine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Birrî Mehmed Dede : Birrî Mehmed Dede (1080/1669-70–1128/1715-16), Manisa Mevlevîhânesinde bin bir günlük çilesini tamamlayan; attarlıkla geçindiği için Attâr Birrî diye anılan, Dîvân ve Bülbüliyye müellifi Mevlevî şairdir.

08
Mekân

Gelibolu

Çanakkale · Türkiye · Çanakkale'deki tasavvufî ortamın en yoğunlaştığı yer; on üçten fazla tarikatın etkin olduğu bölgenin merkezi. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Azmî Dede : Hüseyin Azmî Dede (1815–1892), dokuz yaşında Gelibolu Mevlevîhânesi postuna geçen, 1870'ten sonra Kahire Mevlevîhânesi'ni yöneten; Mevlevî âdâbı, şiir ve mûsiki alanlarında eser veren şeyhtir.

09
Mekân

Galata Mevlevîhânesi

İstanbul · Türkiye · İstanbul'a gelince önce burada, şeyh Arzî Dede Efendi'nin hizmetinde kaldı. Sonraki yıllarda Galata Mevlevîhânesi çevresi, Mısır yolculuğuna birlikte çıktığı Mevlevî dedelerle ortak muhiti oldu. İlişkili kişi dosyası Müneccimbaşı Ahmed Dede (Âşık) : Müneccimbaşı Ahmed Dede (yaklaşık 1630-1702), Selânik'te yetişen; Mevlevî terbiyesiyle tefsir, hadis, matematik ve astronomi tahsilini birleştiren Osmanlı müneccimbaşısı, tarihçisi, müellifi ve şairidir.

10
Mekân

Manisa

Manisa · Türkiye · “Manisalı iki sûfî şair” olarak İbn Îsâ Akhisarî ile birlikte anıldığı şehir; XVII-XVIII. yüzyılda mevlevîhâne etrafında bir şair muhiti barındırmıştır. İlişkili kişi dosyası Birrî Mehmed Dede : Birrî Mehmed Dede (1080/1669-70–1128/1715-16), Manisa Mevlevîhânesinde bin bir günlük çilesini tamamlayan; attarlıkla geçindiği için Attâr Birrî diye anılan, Dîvân ve Bülbüliyye müellifi Mevlevî şairdir.

11
Mekân

Bağdat

Bağdat · Irak · Sohbetinde bulunduğu Cüneyd-i Bağdâdî, Serî es-Sakatî ve Ma'rûf-i Kerhî'nin şehri; silsilede kendisinden bir önceki halka Cüneyd'dir. İlişkili kişi dosyası Mimşâd Dîneverî : Mimşâd Dîneverî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin dînever hattı halkalarındandır. Kayıtları Dînever çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.

12
Mekân

Yenibahçe (Uşşâkî muhiti)

İstanbul · Türkiye · İstanbul'a geldikten sonra Yenibahçe civarında, Uşşâkıyye'den Seyyid Şeyh Mahmud Efendi'ye intisap etti; sülûkünü burada tamamlayıp hilâfet aldı. Metinde tekkenin adı geçmez. İlişkili kişi dosyası Şeyh Zuhûrî-i Uşşâkî : Zuhûrî-i Uşşâkî (ö. 1758–60), Uludağ köylerinden İstanbul’a gelip Seyyid Mahmud Efendi’den hilâfet alan ve Bursa’da Uşşâkıyye irşadını sürdüren şeyhtir.

13
Mekân

Nizâmiye Medresesi

Bağdat · Irak · Babasının okuyup müderrislik yaptığı medrese; kendisi on altı yaşında amcası Ebü'n-Necîb'in yanına gelerek aynı çevrede yetişmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî : Bu kayıt Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî ana dosyasıyla birleştirildi.

14
Mekân

Canfedâ Hatun Mekteb-i İbtidâiyyesi

Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Âsitânenin bitişiğindeki mektep; yeğeni İbrâhim Fahreddin öğrenimine burada başlamış, aynı yıllarda ondan arakıyye giymiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Yahyâ Gālib Hayâtî Efendi : Yahyâ Gālib Hayâtî Efendi (1833–1897), Abdülaziz Zihnî’nin oğlu; klasik ilimler, hat, Farsça ve mûsiki tahsilini birleştiren, 1854–1897 arasında Cerrâhî Âsitânesi postunda bulunan şeyhtir.

15
Mekân

Canfedâ Hatun Mekteb-i İbtidâiyyesi

Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Âsitânenin bitişiğindeki mektep; Yaşar ailesinin çocukları öğrenimlerine burada başlamıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Ziyâeddîn Yaşar Efendi : Muhammed Ziyâeddin Yaşar Efendi, Abdülaziz Efendi’nin oğlu; kardeşi Yahyâ Gālib Efendi’nin halifesi olarak yaklaşık on beş yıl Cerrâhî meşihatı yürüten şeyhtir.

16
Mekân

Edirne (Gülşenî muhiti)

Edirne · Türkiye · Mektuplaştığı Gülşenî şeyhi Şuayb Şerefeddin Efendi'nin daveti üzerine gidip intisap ettiği ve on yıl kadar hizmetinde bulunduğu şehir. İlişkili kişi dosyası Osmânzâde Hüseyin Vassâf : Osmânzâde Hüseyin Vassâf, beş ciltlik Sefîne-i Evliyâ’sıyla geç Osmanlı tasavvuf, tekke, kişi ve edebiyat tarihinin en geniş biyografi kaynaklarından birini bırakan müelliftir.

17
Mekân

Sivas (Pîr Sultan Abdal çevresi)

Sivas · Türkiye · Şair ve şahsiyet olarak etkilendiği Pîr Sultan Abdal'ın muhiti; ona müridlik ettiği iddiası ise yanlış bir mısra okumasından doğmuştur. İlişkili kişi dosyası Kul Himmet : Kul Himmet, XVI. yüzyılın ikinci yarısı ile XVII. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı kabul edilen; Tokat-Almus çevresinden yetişmiş Alevî-Bektaşî şairidir.

18
Makale

Vâhib Ümmî Dîvânı ve Elmalı İrfan Çevresi

Vâhib Ümmî'nin dîvânını, silsilesini ve Elmalı'da oluşan şiir-irfan halkasını birlikte okumak için giriş.

19
Eser

Sayfalar 65–72

Muzaffer Ozak Külliyatı · ninle mezarda kalmak istemez. Hattâ, ruhunu teslim eder etmez, seni evinde bile tutmazlar, alelacele yıkatıp bir kefene sarar, tabuta koyar, önce musallâ taşına ve daha sonra da dü

20
Eser

Sayfalar 63–68

Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d

21
Eser

Sayfalar 103–108

Muzaffer Ozak Külliyatı · lle çalınan ve gösterilen istidrâclar ise ruhânî ve kameridir. Nasıl ki, ay nurunu güneşten alıyorsa, gayr-i müslimlerden zuhur eyleyen olağanüstü haller de Hak velilerinden aldıkl

22
Eser

Sayfalar 109–115

Muzaffer Ozak Külliyatı · şi Nemrud'un ve kavminin üzerlerine savurup onları yakmayı ve yağmurlarla ateşi söndürmeyi teklif etti. Ibrahim aleyhisselâm, bu teklifi reddettiği gibi, yardımına gelen Cebrail al

23
Eser

Sayfalar 232–246

Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m

24
Eser

Sayfalar 490–495

Muzaffer Ozak Külliyatı · Şeyh Adli efendi, kahvesinden bir yudum çekerek gülümser ve: — Öyledir oğul öyledir, buyurur. Beni yakan, benden oldu!.. Gülçiçek hanımla, Derviş Mehmed'i evlendirirler ve onlar da

25
Eser

Sayfalar 602–609

Muzaffer Ozak Külliyatı · keserek kapıdan uzkalaşmağa hazırlanırken, hane sahibi kendisini toparlamış ve: — Ben bekâr bir kimseyim. Benimle Allah'ın emriyle evlenir misin? Kızağız, ummadığı bu teklif karşıs