ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
22 sonuç · “eflâk”
01eflâk
Gökler, felekler.
felekü’l-eflâk
Dokuzuncu kat gök
eflâk-i seb'a
Yedi gök anlamındaki bu terim, Ay, Utarit, Zühre, Güneş, Merih, Müşteri, Zühal için kullanılmıştır. tas. Tasavvuf literatüründe, hayat, ilim, semi, basar, kudret, kelâm, irade için kullanılmıştır
Kumcân Köyü, Hemedan
Hemedan · İran · Irâkī'nin 610 (1213) dolayında doğduğu köy; Kumcânî nisbesi buradan gelir. Hemedan'daki Şehristan Medresesi'nde daha on yedi yaşındayken ders vermeye başladı; medresede ders okuturken içeri giren Kalenderî dervişlerin gazeli ve semâı sebebiyle 627'de (1230) buradan ayrıldı. Koordinat Hemedan şehir merkezine göre verilmiştir; köyün kesin yeri gösterilmemiştir.
Mevlânâ Türbesi
Konya · Türkiye · 8 Zilkade 670'te (6 Haziran 1272) doğduğu ve 24 Zilhicce 719'da (5 Şubat 1320) vefat ettiği şehirdeki âsitâne; dedesi Mevlânâ ve babası Sultan Veled ile aynı türbededir. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.
Belh
Belh · Afganistan · 546'da (1151) doğduğu şehir; sûfîmeşrep bir bilginler ailesine mensuptu. Moğol saldırısından çekinerek 616 (1219) sonlarına doğru buradan ayrıldı. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Veled : Bahâeddin Veled (1151-1231), Belh’in ilim ve vaaz geleneğini Horasan, Irak, Hicaz ve Anadolu güzergâhından Konya’ya taşıyan; Maârif’i, Burhâneddin Tirmizî’ye tesiri ve Mevlânâ’nın ilk hocası oluşuyla Mevlevî hafızanın kurucu halkalarından biri olan âlim ve mutasavvıftır.
Seyyid Burhâneddin Türbesi
Kayseri · Türkiye · 638/1241 sonları veya 639/1241 başlarında vefat edip defnedildiği yer. Sâhib İsfahânî'nin türbe yaptırma teşebbüsü rüyada reddedilmiş; bugünkü türbe 1892'de Kayseri mutasarrıfı Mehmed Nâzım Paşa tarafından yaptırılmış, Farsça kitâbesi Ali Emîrî Efendi hattıyla yazılmıştır. Konum yaklaşıktır.
Mevlânâ Türbesi, Konya
Konya · Türkiye · 12 Şâban 683'te (24 Ekim 1284) vefat edip Mevlânâ'nın baş ucuna defnedildiği yer. Vefatından sonra makama Sultan Veled geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Hüsâmeddin Çelebi : Hüsâmeddin Çelebi, Mevlânâ’nın en yakın müridi ve halifesi; Mesnevî’nin ortaya çıkmasını teşvik eden, beyitleri yazıya geçiren ve Mevlânâ’dan sonra Konya’daki irşad postunu sürdüren şahsiyettir.
Mevlânâ Türbesi (Kubbe-i Hadrâ), Konya
Konya · Türkiye · 5 Cemâziyelâhir 672'de (17 Aralık 1273) vefat etti ve babası Bahâeddin Veled'in yanına defnedildi. Ölüm gecesi “şeb-i arûs” adıyla anılır ve yıl dönümleri bu adla ihya edilir. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî : Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (1207-1273), Belh'ten Konya'ya uzanan hayatında medrese ilmi, tasavvufî terbiye, sohbet, şiir ve semâı birleştiren; Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr, Fîhi Mâ Fîh, Mektûbât ve Mecâlis-i Seb'a ile İslâm irfan tarihinde kalıcı iz bırakan âlim, sûfî ve şairdir.
Hacı Bektâş-ı Velî Dergâhı, Hacıbektaş
Nevşehir · Türkiye · Eski adıyla Sulucakarahöyük (Karayol). O zamanlar çok muhtemel olarak bir Haydarî zâviyesi olan bu mütevazi dergâhta ömrünü tamamladı; kültün esas kaynağı da burasıdır. Vilâyetnâme 'ye göre ilk inzivâ mahalli Kızılca Halvet bugünkü dergâhın yerindedir.
Konya
Konya · Türkiye · 622'de (1225) doğduğu şehir; babası buranın ve yöresinin ahî şeyhiydi, kendisi de bütün ahîlerle birlikte Mevlânâ'nın hizmetine girdi. İlişkili kişi dosyası Hüsâmeddin Çelebi : Hüsâmeddin Çelebi, Mevlânâ’nın en yakın müridi ve halifesi; Mesnevî’nin ortaya çıkmasını teşvik eden, beyitleri yazıya geçiren ve Mevlânâ’dan sonra Konya’daki irşad postunu sürdüren şahsiyettir.
Tirmiz
Termiz · Özbekistan · 561/1166 veya 565/1169'da doğduğu, ilim tahsil ettiği ve Belh'ten dönüşünde 616/1219'da yerleştiği şehir; şeyhinin vefatını burada ders verirken haber verdiği rivayet edilir. İlişkili kişi dosyası Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî : Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî, Bahâeddin Veled’in müridi; Mevlânâ’nın ilmî birikimini riyâzet, halvet ve irşad terbiyesiyle tamamlayan şeyhidir.
Konya
Konya · Türkiye · Alâeddin Keykubad'ın daveti üzerine geldiği ve son iki yılını geçirip 23 Şubat 1231'de vefat ettiği şehir; emîrler, vezirler ve sultan kendisine mürid oldu. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Veled : Bahâeddin Veled (1151-1231), Belh’in ilim ve vaaz geleneğini Horasan, Irak, Hicaz ve Anadolu güzergâhından Konya’ya taşıyan; Maârif’i, Burhâneddin Tirmizî’ye tesiri ve Mevlânâ’nın ilk hocası oluşuyla Mevlevî hafızanın kurucu halkalarından biri olan âlim ve mutasavvıftır.
Sulucakarahöyük çevresindeki mağara
Nevşehir · Türkiye · Vilâyetnâme 'ye göre zaman zaman inzivaya çekildiği, bugün ziyaret yeri olan yakındaki mağara. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hacı Bektâş-ı Velî : XIII. yüzyılda Sulucakarahöyük’te yaşayan Hacı Bektâş-ı Velî’nin tarihî şahsiyeti Baba İlyas çevresiyle; asırlar süren tesiri ise Vilâyetnâme, Rum abdalları ve kurumsallaşan Bektaşîlik üzerinden anlaşılır.
Sultâniye
Soltaniyeh · İran · 8 Zilhicce 716'da (21 Şubat 1317) vardığı ve bir yıldan fazla kaldığı İlhanlı başşehri; semâ törenini buraya ilk defa o götürmüştür. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,
Sayfalar 126–134
Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıda görününce kadınların hepsi bıçakları ile meyvaların jerine parmaklarını kesmeğe başladılar ve bunun farkına dahi varmadılar. Bunu gören Züleyha, Yusuf Aleyhisselâmı dışarıya
Sayfalar 145–151
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kısaca özetlemeğe çalıştığımız bu âlem-i ervahtan sonra, dört anâsır ile Hz. Adem aleyhisselâmın vücud-u şeriflerini yaratarak bütün cesetlere onu miftah eylemiştir. Netekim, bütün
Sayfalar 426–433
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mazhar-1 sırrı Hudâ, Mesher-i feyz-i atâ, Meş'ar-i pûş-i hata, Pir sultan Abdülkadir.. İns-ü cin oldu hayran, Melekler kıldı devran, Arsı eyledi seyran, Pir sultan Abdülkadir.. Ber
Sayfalar 409–416
Muzaffer Ozak Külliyatı · gibi kâfir ve münkirler, cehenneme atılırlarken, Allah azze ve celle Habib-i edibine şöyle hitap buyuracaktır: — Ey Habibim!.. Sana iyman ve itaat etmeyen ve bu suretle biz azim-üş
Sayfalar 441–448
Muzaffer Ozak Külliyatı · mümkündür. Bu cevabın mânası, bu nura burada yani âhirette malik olabilmek kabil değildir. Bu nura, dünyada iken sahip olmak lâzımdır, demektir. Dünyada iken, mü'minlerin nurlarınd
Sayfalar 430–436
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu, adam öldürmenin ve yaşatmanın ne oldugunu bilmeyecek kadar ahmak mı idi? Yoksa, inadından mı böyle mugalâta ediyordu? Onun orası yarın mahşerde bilinecek. Hz. Nebiy bunun bu mu