Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 409–416 gibi kâfir ve münkirler, cehenneme atılırlarken, Allah azze ve celle Habib-i edibine şöyle hitap buyuracaktır: — Ey Habibim!.. Sana iyman ve itaat etmeyen ve bu suretle biz azim-üş-şâna da isyan ve tuğyan etmiş bulunan hainleri senin hükmüne verdim. Bunlar hakkında, cehennemi dilediğin gibi sarfedebilirsin. Sana iyman ve itaat ettikleri ve ümmetin olduklarını bildirdikleri halde, nefs-i şeytana uyarak cehennem azabına müstehak olan günahkârlar için de, cehennem ateşini dilediğin gibi sarf ve tahvil edebilir, istersen onları bu azaptan azat ettirebilirsin... Işte, bu sebepledir ki zât-ı risaletpenahilerine AHYED ism-i şerifi verilmiş ve keyfiyet Tevrat'ta da böylece açıklanmıştır. Def'alarca tekrar ediyoruz, mâ'zur görülsün ve iyi anlaşılsın. Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin, Allahu tealâ katındaki kadir ve kıymeti gayet yücedir. Bunu, kalemle yazabilmek, dille anlatabilmek mümkün ve muhtemel değildir. O, âyât-ı kübrâ ve muhtar-ı ferd-i Kibriyâ'dır. Kıyamet gününün tek ve gerçek şefaatçisidir ve bütün ümmetlere şefaat edecektir.…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.