ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
395 sonuç · toplam 395 · “aşure” · 1/17
01aşure
Arapça “âşûrâ” sözünden gelen bu terim. Muharrem aymın onuncu günü pişirilen ve dağıtılması gelenek hâline gelen buğday tatlısına verilen ad olmuştur, aşure, aşure aşı.
aşure orucu
aşure orucu a. Muharrem ayınm onuncu günü tutulan oruç. Ramazan orucundan önce Yahudilerin bu günde oruç tutmalarını gören Hz. Muhammed, biz de Hz. Musa’ya derin saygı duyuyoruz, diyerek oruç tutmaya başlamış ve ashabma da tutmalarını söyle…
aşure testisi
aşure testisi a Aşure gününde Osmanlı Saraymda veya konaklarda pişirilen tathyı muhafaza etmek ve dağıtmak üzere kullanılan testi veya kap.
aşure günü
aşure günü a Hicrî takvime göre Muharrem ayının onuncu günü olan ve aşure pişirilip dağıtılan dinî ve kutsal gün.
Sâlih Âşûr el-Mağribî
Sâlih Âşûr el-Mağribî, Desûkıyye içindeki Âşûriyye kolunun kurucu nispetidir; hayatına dair güvenilir ayrıntılar sınırlıdır.
Kısa sûreler üzerine notlar
Ahmed Bahâeddin Efendi (Bahâî) · Duhâ sûresinden sonraki sûreler hakkında tefsirlerden derleyerek başladığı çalışma tamamlanmış matbu bir tefsir gibi sunulamaz.
Kâria Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz birinci sûresi. Kâria sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). On bir âyet-i kerîmedir. Kâria'dan yâni kıyâmet gününden haber verdiği için, Sûret-ül-Kâria denilmiştir. Sûrede; Kıyâmetin kopması sırasında meydana gelecek olay…
Enbiyâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yirmi birinci sûresi. Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz on iki âyet-i kerîmedir. Sûre, bâzı peygamberlerden (İbrâhim, İshâk, Lût, Süleymân, Dâvûd, Eyyûb, Yûnus ve Zekeriyyâ aleyhimüsselâm) ve bunların kavimlerini îmâna dâvet…
A'lâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen yedinci sûresi. A'lâ sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). On dokuz âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i kerîmedeki (en yüce) mânâsına gelen "A'lâ" kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede, Allahü teâlânın her türl…
Bekara (bakara) Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin ikinci ve en uzun sûresi. Bekara sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). İki yüz seksen altı âyettir.İçerisinde Allahü teâlânın varlığını, kudretini, büyüklüğünü, peygamberlere itâatin lâzım olduğunu göstere…
Vâkıa Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli altıncı sûresi. Vâkıa sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Doksan altı âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyette geçen Vâkıa kelimesinden alır. Sûrede, kıyâmet ve âhiret hâllerinden, Cennet ve Cehennemden vb. konulardan bahs e…
Nisâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin dördüncü sûresi. Nisâ sûresi, Medîne'de nâzil oldu (indi). Yüz yetmiş altı âyet-i kerîmedir. Nisâ, kadınlar demektir. Sûrede; toplum içinde kadınların hukûkî ve ictimâî yer ve değerlerinden bahsedildiği için, Sûret-ün-Nisâ…
Hâkka Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin altmış dokuzuncu sûresi. Hâkka sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli iki âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen el-Hâkka kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede, Kur'ân-ı kerîmin doğruluğu ve Allahü teâlânın kelâmı old…
Şuarâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yirmi altıncı sûresi. Şuarâ sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). İki yüz yirmi yedi âyet-i kerîmedir. İçinde şâirlerden bahsedildiği için, Sûret-üş-Şuarâ denilmiştir. Sûrede; hazret-i Mûsâ ile Fir'avn arasında geçen olaylar,…
Şûrâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin kırk ikinci sûresi. Şûrâ sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli üç âyet-i kerîmedir. Otuz sekizinci âyetinde geçen Şûrâ kelimesinden dolayı, Sûret-üş-Şûrâ denilmiştir. Sûrede; Allahü teâlânın kudret ve azameti, müşrikleri…
İsrâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin on yedinci sûresi. İsrâ sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz on bir âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimizin mîrâc (göklere çıkarılma) mûcizesinin Mekke'den Kudüs'e kadar olan kısmı bu sürenin birinci âyetinde anlatıldığı…
Fâtiha Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin birinci sûresi. Fâtiha sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yedi âyet-i kerîmedir. Kur'ân-ı kerîmin başında olup, okumaya onunla başlandığı için Fâtiha, Kur'ân-ı kerîmdeki mânâların asl olduğundan, Ümmü'l-Kur'ân, hadîs-i şerî…
Âşûriyye
Sâlih Âşûr el-Mağribî'ye nispet edilen Desûkî kolu.
Dâvudzâde Ahmed Efendi
Dâvudzâde Ahmed Efendi (ö. 18 Zilhicce 1135/1723), ulemâ ailesinden gelerek İstanbul ve İznik medreselerinde yükselen, Trablusşam kadılığına tayin edildikten kısa süre sonra orada vefat eden Osmanlı âlimidir.
İstanbullu Ali Sabîh Ağa
İstanbullu Ali Sabîh Ağa (ö. Receb 1134/1722), mülâzemet aldıktan kısa süre sonra genç yaşta vefat eden şairdir.
Râşid Efendizâde Seyyid Abdülbâkī Efendi
Râşid Efendizâde Seyyid Abdülbâkī Efendi (ö. 1729), İstanbul kadılığı yapmış Râşid Mehmed Efendi'nin oğlu ve kısa süre Defterdar İbrahim Efendi Medresesi müderrisi olan âlimdir.
Şeyh İsmâil Necâ Efendi
İsmâil Necâ Efendi, babası Süleyman es‑Sıdkî’nin yetiştirdiği halifesi; kısa süren post hizmetinden sonra Gümüşsuyu’nda inzivaya çekilen Sa‘dî şeyhidir.
Beyzâvî tefsirine ta'lîkât ve gazelleri
Simkeşzâde Feyzî Hasan Efendi · Sefîne, eserleri arasında Beyzâvî tefsirinin Bakara sûresi kısmına yazdığı ta'lîkâtı sayar ve gazellerinden örnekler verir.
Tefsîr-i Ya‘kūb-i Çerhî
Mevlânâ Ya‘kūb-i Çerhî · Fâtiha sûresi ile Kur'an'ın son iki cüzünün, tefsir ve tasavvuf kaynaklarından yararlanılarak yazılmış tefsiri.