Ara
Menü

Dâvudzâde Ahmed Efendi

Dâvudzâde Ahmed Efendi (ö. 18 Zilhicce 1135/1723), ulemâ ailesinden gelerek İstanbul ve İznik medreselerinde yükselen, Trablusşam kadılığına tayin edildikten kısa süre sonra orada vefat eden Osmanlı âlimidir.

Vefat
1723
Unvan
Osmanlı müderrisi ve Trablusşam kadısı
Temalar
ilmiyye ailesi, mülâzemet, hâric, dâhil, İznik, Trablusşam kadılığı

Kimliği ve ailesi

Kaynak onu “el-Mevlâ Ahmed ibnü’l-Mevlâ Mustafa” diye tanıtır. Babası, Sultan II. Ahmed devri ulemâsından Dâvudzâde Mustafa Efendi’dir. Bu sebeple Ahmed Efendi “Dâvudzâde” adıyla meşhur olmuştur. Aynı lakabı taşıyan başka Osmanlı âlimleri bulunduğundan kimliği, babasının adı, 1098’de aldığı mülâzemet, İznik medresesi ve Trablusşam kadılığıyla birlikte kurulmalıdır.

Mülâzemeti

Zilhicce 1098’de, Şeyhülislâm Ankaravî Mehmed Efendi’nin sevkiyle yüksek rütbeli ulemâ çocuklarına padişah hattıyla verilen mülâzemetlerden birini aldı. Bu kayıt, ilmiyye ailesinden gelişinin mesleğe girişini kolaylaştırdığını gösterir. Bununla birlikte daha sonra geleneksel medrese basamaklarını takip etmiş, kırk akçeli bir medreseden ayrıldıktan sonra yeni görev beklemiştir.

Ali Can Medresesi

4 Rebîülevvel 1122’de Kürd Ahmed Ağazâde Sunullah Efendi’nin yerine Ali Can Medresesi’ne ibtidâ-i hâric derecesiyle tayin edildi. Bu, kaynağın tarihini ve önceki görevliyi birlikte verdiği ilk belirgin müderrisliğidir. Medresenin kesin yapı yeri bu kayıttan tespit edilemediği için coğrafya katmanında bağımsız bir nokta">nokta üretilmemiştir.

İbrahim Ağa Dârülhadisi ve Yunus Paşa Medresesi

18 Muharrem 1128’de İbrahim Ağa Dârülhadisi’ne hâric hareketi derecesiyle geçti. 8 Şevval 1130’da Hattat Veliyyüddin Efendi’nin yerine Yunus Paşa Medresesi’ne ibtidâ-i dâhil derecesiyle getirildi. Hâricten dâhil sınıfına geçiş, onun medrese kariyerindeki esas yükselişlerden biridir.

İznik’te Mehmed Paşa Medresesi

23 Şaban 1133’te Osman Paşa Hocası Ömer Efendi’nin yerine İznik kasabasındaki Mehmed Paşa Medresesi’ne dâhil hareketi derecesiyle tayin edildi. Bu görev, Ahmed Efendi’nin kariyerini İstanbul dışına taşıdı. Kaynak yapıyı İznik’teki Mehmed Paşa Medresesi olarak belirtir; medresenin halk arasındaki veya başka kayıtlardaki farklı adlandırmaları ayrıca yapı tarihi araştırması gerektirir.

Trablusşam kadılığı

21 Şaban 1135’te, göreve aynı yıl Şevval ayı başında başlaması kararlaştırılarak Sadrüddinzâde Nimetullah Efendi’nin yerine Trablusşam kadılığı kendisine verildi. Bu tayin, müderrislikten kaza idaresine geçişidir. Trablusşam burada bugünkü Lübnan’daki tarihî şehir olup Libya’daki Trablus ile karıştırılmamalıdır.

Vefatı ve defni

Ahmed Efendi, tayin edildiği yılın 18 Zilhicce 1135 Pazar günü Trablusşam’da vefat etti ve aynı kazada defnedildi. Kaynak mezarlık veya türbe adı vermez. Boşalan kadılık gelirinin yaklaşık dört ay çocuklarına bırakıldığı, ardından görevin başka bir kadıya devredildiği kaydedilir. Bu ayrıntı, ölüm sonrasında ilmiyye ailesinin kısa süreli maddî himayesini de görünür kılar.

Şahsiyet portresi

Şeyhî Mehmed Efendi, Dâvudzâde Ahmed Efendi’yi bazı ilimlerden pay sahibi, sâlih ve dindar, hoşsohbet, ülfete elverişli, ileri gelenlerin ilgisini görmüş ve hayırla anılan bir kişi olarak tasvir eder. Bu kısa portre, ilmî rütbesinin yanı sıra meclis ve sohbet adabıyla da tanındığını gösterir.

Tasavvufî aidiyet sınırı

Biyografide mürşid, intisap, hilâfet, tekke veya irşad faaliyeti kaydı yoktur. “Hoşsohbet” ve “sâlih” gibi ahlâkî nitelemeler tarikat mensubiyeti için delil değildir. Bu sebeple kaydı herhangi bir yol veya silsileye bağlamak yerine, Osmanlı ilmiyye tarihi içinde değerlendirmek gerekir.

Tarih içindeki yeri

Dâvudzâde Ahmed Efendi’nin meslek çizgisi, ulemâ ailesinden gelen bir adayın mülâzemetle başlayıp hâric ve dâhil medreselerinde ilerlemesini, İznik’te görev yapmasını ve nihayet bir Arap eyalet merkezinde kadılığa geçmesini gösterir. Trablusşam’daki kısa vazifesi uzun bir idarî icraat bırakmasa da, XVIII. yüzyıl başında ilmiyye mensuplarının İstanbul, Anadolu ve Doğu Akdeniz arasında nasıl dolaştığını belgeleyen açık bir örnektir.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Trablusşam'da boşalan makamın dört ayı

Vefatının ardından Trablusşam kadılığı dört ay çocuklarına bırakıldı; sonra Lefkoşa'ya tayin edilmiş olan Celeb Osman Efendi buraya nakledildi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

1135 Zilhicce'sinin 18'i Pazar günü, göreve tayin edildiği Trablusşam'da vefat etmiş ve orada defnedilmiştir. Kaynak bunun ardından gelen idarî süreci de kaydeder: boşalan mansıb dört ay kadar çocuklarına bırakılmış (evlâdına medd), sonra 1136 Cemâziyelûlâ'sı başında zapt etmek üzere Celeb Osman Efendi'ye verilmiştir.

Bu tayin, aynı eserde birkaç sayfa önce anlatılan bir başka boşluğa bağlanır: Celeb Osman Efendi Bosna kazâsından mâzul iken önce Lefkoşa kadılığına — Hâs-âhûr Hocası Hasan Efendi'nin ölümüyle boşalan makama — getirilmiş, oradan Trablusşam'a nakledilmiştir. İki vefatın aynı yıl içinde nasıl tek bir tayin zincirine dönüştüğü böylece görülebiliyor.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Hatt-ı hümâyunla verilen mevâlî mülâzemeti

1098 Zilhicce'sinde, Şeyhülislâm Ankaravî Mehmed Efendi'nin sevkiyle ve pâdişah hattıyla büyük mevâlî çocuklarına ihsan edilen mülâzemetlerden birini aldı.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak, ilmiye yoluna nasıl girdiğini alışılmışın dışında bir ayrıntıyla anlatır. Temyiz yaşına gelince, 1098 Zilhicce'sinde Şeyhülislâm Ankaravî Mehmed Efendi'nin sevkiyle, bâ-hatt-ı hümâyûn — yani pâdişah hattıyla — Devlet-i Aliyye tarafından büyük mevâlînin (yüksek rütbeli kadı ve müderrislerin) çocuklarına ihsan edilen mülâzemetlerden birine nâil olmuştur.

Bu, sıradan bir mülâzemet değildir: ilmiye ailelerinin oğullarına toplu hâlde ve doğrudan saray iradesiyle verilen bir imtiyazdır. Osmanlı ilmiyesinde “mevâlî-zâdelik” denen mesleki kalıtımın idarî belgesi tam olarak budur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Nüshalar babasının devrini ayırt edemiyor

Neşrin dipnotu, babasının hangi pâdişah devri ulemâsından sayıldığı konusunda yazma nüshaların ayrıldığını gösterir.

Metni gösterMetni daralt

Madde babasını tanıtırken “ulemâ-yı devlet-i Sultan […] Hân-ı Sânî'de merkūm” der ve neşir buraya bir dipnot düşer: İ nüshasında sehven “Süleyman Hân-ı Sânî” yazılmış, A nüshasında ise bu kısım boş bırakılmıştır. Yani babanın hangi pâdişah devrine yerleştirileceği, eserin elyazmaları arasında kesinleşmiş değildir.

Aynı dipnot ikinci bir bilgi daha verir: Dâvudzâde Mustafa Efendi'nin biyografisi eserin ikinci cildinde müstakil bir madde olarak yazılmamış; ondan yalnız tayin ve azil kayıtlarında, başkalarının yerine kimin geçtiği anlatılırken söz edilmiştir. Bu çelişki ve boşluk burada çözülmemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Trablusşam · LübnanTrablusşam1135 Şâban'ının 21. günü Sadreddinzâde Ni'metullah Efendi'nin yerine Trablus-ı Şâm kazâsı verildi; aynı yılın Zilhicce'sinin 18'inde vefat edip “kazâ-yı mezbûrda”, yani bu şehirde defnedildi. İlişkili kişi dosyası Dâvudzâde Ahmed Efendi : Dâvudzâde Ahmed Efendi (ö. 18 Zilhicce 1135/1723), ulemâ ailesinden gelerek İstanbul ve İznik medreselerinde yükselen, Trablusşam kadılığına tayin edildikten kısa süre sonra orada vefat eden Osmanlı âlimidir.İznik · TürkiyeMehmed Paşa Medresesi1133 Şâban'ının 23. günü Osman Paşa Hocası Ömer Efendi'nin yerine, dâhil hareket-i misliyyesi itibarıyla İznik kasabasındaki bu medreseye nakledildi; kadılığa geçmeden önceki son müderrisliğidir. İlişkili kişi dosyası Dâvudzâde Ahmed Efendi : Dâvudzâde Ahmed Efendi (ö. 18 Zilhicce 1135/1723), ulemâ ailesinden gelerek İstanbul ve İznik medreselerinde yükselen, Trablusşam kadılığına tayin edildikten kısa süre sonra orada vefat eden Osmanlı âlimidir.