ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
12 sonuç · “Vüd”
01Dâvûdiyye (Kādiriyye)
Ebû Bekir b. Dâvûd'a nispet edilen Suriye kökenli Kādirî kol.
Dârib Muhyiddin Tekeli
Teke yöresinden İstanbul’a gelen Dârib Muhyiddin Efendi (ö. 973/1565), Kara Dâvud Efendi’den mülâzemet aldı; Mihaliç, Sofya, Rodos ve İznik çevresinde müderrislik ve müftülük yaptı; Karamürsel yakınında eşkıya saldırısında öldürüldü.
Dâvûd et-Tâî
Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Dâvûd-i Kayserî
Dâvûd-i Kayserî (yak. 1260 – 751/1350), Orhan Gazi'nin 1336'da İznik'te açtığı ilk Osmanlı medresesinin ilk müderrisi; vahdet-i vücûdu felsefî mahiyette yorumlayan ilk sûfî müellif ve tabiatı enerjiyle açıklayan bir tabiat filozofu.
Dâvudzâde Ahmed Efendi
Dâvudzâde Ahmed Efendi (ö. 18 Zilhicce 1135/1723), ulemâ ailesinden gelerek İstanbul ve İznik medreselerinde yükselen, Trablusşam kadılığına tayin edildikten kısa süre sonra orada vefat eden Osmanlı âlimidir.
Ebû Bekir b. Dâvûd el-Kādirî
Ebû Bekir b. Dâvûd (ö. 806/1403), Şam’da Kādirî Dâvûdiyye koluna adını veren, Kāsiyûn eteğindeki zâviyeyi kuran ve toplumsal arabuluculuğuyla tanınan sûfî şeyhidir.
Hâfız Muhammed Şâkir Efendi
Hâfız Muhammed Şâkir Efendi (ö. 1879), Rızâeddin Efendi’nin halifesi; Balat Dergâhı postnişini, Sünbül Efendi Âsitânesi sertarîki ve Dâvudpaşa Mahkemesi başkâtibidir.
Kara Dâvudzâde Mustafa Efendi
Kara Dâvudzâde Mustafa Efendi (ö. 975/1567-68), Bursa kadısı Kara Dâvud'un oğlu; Sahn ve Sultan Selim medreselerinden sonra Medine kadılığına tayin edilmiş, Cennetü'l-Baki‘de defnedilmiş Osmanlı âlimidir.
Mircanzâde Abdullah Efendi
Mircanzâde Abdullah Efendi (ö. 977/1569), Bursa'da yetişmiş; Ferhadiyye, İbrahim Paşa ve Davud Paşa medreselerinde ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Taraklı Yenicesi Sinan Dede
Taraklı Yenicesi Sinan Dede (ö. 977/1569-70), Beypazarı'nda Şeyh Dâvud ve oğlu Mehmed Efendi'nin yanında yetişen; Karabörçek köyündeki aile zâviyesine geçen Halvetî şeyhtir.
Vüd
Arapça, sevgi demektir. Muhabbet mertebelerin-dendir. Kalbin heyecanı, sevgiye bitişmesi, Allah’ü Teâlâ’nın bu mastardan türemiş, “Vedûd” diye güzel bir ismi vardır.
Sayfalar 615–621
Muzaffer Ozak Külliyatı · layan haysiyetsizler büyük günah işlemiş olurlar. Bu davranışlarını helâl addetmedikçe, âsi ve günahkâr olmakla beraber, iymanları bâki kaldığından cezaları miktarı azap gördükten