ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
15 sonuç · “Tevvâb”
01tevvâbîn
Kerbelâ’da şehit edilen Hz. Hüseyin’in intikamını almak için harekete gete çen zümre.
Tevvâb
L^) [Ar.] Sözlük anlamı let “Geri dönmek, rücu etmek.” olan bu bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Alhür lah'ın güzel isimleri)dan olup Aleri lah’m sıfatı olarak “Tövbeleri çok kabul eden.” anlamında kuUanılmıştır. Bu terim, Kur’ân-ı hat Kerîm’de otuza yakın ayette yer adalmaktadır (bk. M. F. Abdülbâkî, miş el-Mu'cem, “tvb” maddesi). Bu smî terim, AUah’m doksan dokuz lan ismini veren İbn Mâce ve kul Tirmizî rivayetlerindeki üstede hat de yer almıştır (Tirmizî, âm- “Da'avât”, 82; İbn Mâce, “Du’â”, dır; 10). tevvâbîn 660
Abdu’t-Tevvâb
et-Tevvâb, kullarını tevbe etmeye muvaffak kılan ve tevbelerini kabul eden, demektir Bu, Hak’dan gayri olan her şeye ve nefsine veda edip, onlardan sürekli olarak, Allah’a dönüş yapan kuldur. Öyle ki, sonunda, hakikî teveccühe şâhid olur da, günahından Allah (c)’a her dönen kişinin tevbesini makbul sayar. Kur’an’da on iki yerde geçer.
Tevvâb (et-Tevvâb)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarına tövbe etme sebeblerini kolaylaştıran, şartlarına uygun tövbe edenlerin tövbesini kabûl eden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ve o zaman İbrâhim ve İsmâil ( aleyhimesselâm ) Kâbe'nin temellerini yükselttiler ve şöyle duâ ettiler: "Ey Rabbimiz! Bizden bu hayırlı işi kabûl buyur. Hakîkaten sen duâmızı işitici ve niyetimizi bilicisin. Ey Rabbimiz! Bizi sana teslîm ve ihlâs sâhibi olmakta sâbitkıl. Soyumuzdan bir topluluğu da sana boyun eğen bir ümmet yap. Bize ibâdet yollarımızı ve hac vazîfelerimizi göster, kusurlarımızı affedip, tövbemizi kabûl buyur. Muhakkak ki sen, tevvâbsın ve rahîmsin ( âhirette mü'minlere merhamet buyuransın ). (Bekara sûresi: 127,128) Onlar bilmediler mi ki, şüphesiz Allahü teâlâ kullarından tövbeyi kabûl edecek, sadakaları alacak olan ancak kendisidir. Ve hakîkatte tevvâb ve rahîm yalnız O'dur. (Tevbe sûresi: 104) Bir kimse duhâ namazından sonra üç yüz altmış defâ et-Tevvâb ism-i şerîfini söylerse tövbesi kabûl olur. On defâ bir zâlim üzerine söylendiğinde zâlimin zulmünden kurtulur. (Yûsuf Nebhânî)
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 90–96
Muzaffer Ozak Külliyatı · gibi tövbe suyu da, insanda mâ'siyyet, günah ve yüz karası olan kotulüklerı tathır eder. Netekim, Kibar-1 evliya 'ullah: (Tövbe, öyle bir sabundur ki, günahları yıkar ve temizler v
Sayfalar 123–129
Muzaffer Ozak Külliyatı · oğlu Ebu Katade'den emanet aldığım elbiseyi giyerek huzuru Resûlüllah'a dahil olmak üzere giderken ashap bölük bölük gelerek Affı ilâhî ve lûtf-u Nebeviyye mazhar olduğumu tebliğ v
Sayfalar 116–121
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Haydi, şimdi bana işledigin günahı söyle! buyurdu. O genç, gözyaşlarıyla konuşmağa başladı: — Yâ Resülallah! Ben, alçak ve igrenç bir insanım. Benim işlediğim günahı, hayvanlar b
Sayfalar 147–161
Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,
Sayfalar 178–192
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Lâ ilâhe illâllahü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hayatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede kelimatihi.. Lâ
Sayfalar 194–208
Muzaffer Ozak Külliyatı · nanenAw ya berrü, yâ tevvâbü, yâ mün'ımü, yâ müntekımü, yâ afüvvü, yâ râ'ufü, ya mâlik-el-mülki, yâ zel-celâli vel-ikrami, yâ Rabbi, yâ muksitü, yâ câmiü yâ ganiyyü, yâ mugni, ya m
Sayfalar 248–262
Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi
Sayfalar 275–287
Muzaffer Ozak Külliyatı · hayret ve durgunluk verecek şekilde halk ve icat eden Aliahim... Ey daima diri, mahlükatının korunup kollanmasına kaim, ey celâl, azamet ve ikram sahibi Allahim... Ulûhiyyetinin az
Sayfalar 300–309
Muzaffer Ozak Külliyatı · likidir, her şeye gücü yeter, diledigini kahreder, dilediginin günahiarını yarlıgayıp bağışlar, ayıplarını ve günahlarını örter. Şehadet ederiz ki, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa s
Sayfalar 587–593
Muzaffer Ozak Külliyatı · re bize el uzatmadan, hüsran acılarını tatmadan, bir daha uyanmamak üzere sonsuzluk uykusuna yatmadan, şaşkınlıkla ellerimizi ısırıp üstümüzü başımızı yırtmadan, firkat ve hasret b