Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

8 sonuç · “Te'lîf

01
Şahsiyet

Ferîdüddin Attâr

Ferîdüddin Attâr (ö. 618/1221), Nîşâbur’da eczacılık ile telifi birlikte yürüten; aşk, hayret ve fenâ yolculuğunu Mantıku’t-tayr, Musîbetnâme ve Tezkiretü’l-evliyâ gibi eserlerle klasik tasavvuf edebiyatının merkezine yerleştiren sûfî şairdir.

02
Şahsiyet

Hasîrîzâde Mehmed Elif Efendi

Mehmed Elif Efendi, Sütlüce Hasîrîzâde Dergâhı'ndaki Sa‘dî irşadı, çok yönlü tahsili, telifleri ve Meclis-i Meşâyih hizmetiyle son Osmanlı tekke hayatının seçkin temsilcilerindendir.

03
Şahsiyet

Kabûlî Şeyh Mustafa Efendi

Kabûlî Mustafa Efendi (ö. 1825), mahkeme kâtipliğini bırakarak inzivayı seçen; Rifâiyye, İbnü’l-Arabî düşüncesi, hat sanatı, şiir ve telifle meşgul Edirneli şeyhtir.

04
Şahsiyet

Muhammed Hamdullah Hamdî Efendi

Muhammed Hamdullah Hamdî Efendi (ö. 914/1508), devlet görevlerinden uzak durup telifle geçinen; Yûsuf u Züleyhâ başta olmak üzere beş mesnevi kaleme alan Osmanlı şair ve âlimidir.

05
Şahsiyet

Şeyh Abdurrahim Karahisârî

Abdürrahim Karahisârî, Akşemseddin'in yakınında yetişen Bayramî-Hamzavî çevre öncesi halifelerden; Vahdetnâme ve diğer telifleriyle XV. yüzyıl tasavvuf dilinin önemli müelliflerindendir.

06
Şahsiyet

Şeyh Mustafa Şevkî Efendi

Mustafa Şevkî Efendi (1832–1920), Kaygusuz İbrâhim Efendi’den yetişen; Karaağaç çevresinde Kādirî irşadını, telif, şiir ve tarikat eşyası sanatkârlığıyla birleştiren İstanbul şeyhidir.

07
Şahsiyet

ŞEYH SA’DEDDÎN-İ CÜVEYNÎ

ŞEYH SA’DEDDÎN-İ CÜVEYNÎ Kibâr-ı meşâyıh u ulemâdandır. Keşfû’l-Mahcûb ve Secencelü’l-Ervâh unvânlı eserleri meşhûrdur. Dîger ba'zı te’lîfâtı varmış. 650/(1252) senesinde âlem-i bakâya rıhlet etmiştir. Sadreddîn-i Konevî hazretleriyle musâhabeti mervîdir. Gâyet müessir tabîat-ı şi’riyyesi vardır: ‫بر اسهب عشق ﭼو سوار آيد دل‬ ‫بر جمله مرام كامكار آيد…

08
Sözlük

Te'lîf

Başkalarının sözlerini kendine mahsus bir sıra ile toplayıp kitâb hâline getirme. Kalp ve rûh ilimlerinin mütehassısları ya kitab tasnîf ederler veya te'lif ederler. Tasnif demek, bir ârifin kendine bildirilen ilimleri, esrârı, dereceleri yazmasıdır. Böyle olan tasnif çok zamandan beri dünyâdan kalktı. Yalnız te'lif kaldı. Fakat İmâm-ı Rabbânî'nin (kuddise sirruh) yazıları doğrusu tasniftir. Te'lif değildir. (Muhammed Hâşim Kişmî)