HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ailesi ve doğumu
Mustafa Şevkî Efendi 1248/1832’de Üsküdar’ın Salacak semtinde doğdu. Annesi Emine Hanım, Bektaşî Hasib Baba’nın kızıydı. Aile şeceresi Abdülkādir-i Geylânî’ye nispet edilmekle birlikte bu soy kaydı, menşe anlatısı olarak ihtiyatla değerlendirilmelidir.
Memuriyet ve tasavvuf terbiyesi
1268/1852’de, yirmi yaşındayken Bâb-ı Seraskerî kalemine girdi. Önce Rummal Tekkesi şeyhi Edhem Efendi’nin sohbetine katıldı; ardından Kādirî şeyhi Kaygusuz İbrâhim Efendi’ye intisap etti. Kaynak, 1262/1846’da henüz on dört yaşındayken bu çevreye girdiğini ve 1268/1852’de hilâfet aldığını bildirir. Genç yaşta başlayan bu terbiyenin ayrıntıları başka kayıtlarla teyit edilmeye muhtaçtır.
Kādirî irşadı
Uzun yıllar Kumkapı Nişanca’da oturarak hem memuriyetini hem tekke çevresindeki hizmetini sürdürdü. Kaygusuz İbrâhim Efendi’nin 1289/1872’de vefatından sonra irşad makamını devraldı ve 1338/1920’ye kadar bu hizmeti yürüttü.
Hac ve ziyaretleri
1298/1881 ve 1321/1903 yıllarında iki defa hacca gitti. Konya’yı iki, Ankara’yı bir kez ziyaret etti; Mevlânâ, Hacı Bayram-ı Velî ve Hacı Bektâş-ı Velî’nin makamlarında bulundu. Bu seyahatler onun Kādirî ana aidiyetini değiştirmez; farklı tasavvuf çevreleriyle kurduğu ziyaret ve muhabbet bağlarını gösterir.
Telifleri
Kaynak ona on üç eser nispet eder: iki ciltlik Hadâiku’l-envâr fî kelâmi’l-kibâr, bir Dîvân, Ehl-i beyt sevgisini konu alan Minhâcü’l-meveddet, Selâmü’l-icâze, Hasâisnâme, Kesb ve Tevekkül, Risâle-i Muhtasar, Yâdigâr-ı İhvân, Beyyinâtü’z-zikr, bir Niyâzî-i Mısrî nutku şerhi, bir selâmnâme, Dürretü’l-evsâf ve Ba‘zı Ma‘lûmât-ı Lâzime. Bu liste, onun yalnız tekke hizmetiyle değil yazı ve öğretim faaliyetiyle de meşgul olduğunu gösterir.
Şiiri ve sanatkârlığı
Şiirler yazdı; tarikat kıyafeti ve eşyası konusunda da maharet sahibiydi. Gayret kemerleri işledi, arakiyyelere tarikat gülleri dikti ve on iki tarikatın tâcını küçültülmüş örnekler hâlinde hazırladı. Bu yönü, tarikat eşyasını yalnız kullanan değil, sembolik dilini bilen ve yeniden üreten bir sanatkâr olduğunu gösterir.
Son yılları ve vefatı
Kaynak, uzun bir memuriyet ve irşad hayatından sonra 1338/1920’de vefat ettiğini bildirir. 1248/1832 doğum kaydıyla birlikte düşünüldüğünde milâdî hesap yaklaşık seksen sekiz yaş gösterirken, gelenek içi kayıt onu doksan bir yaşında anar. Yaş ihtilâfı bu sebeple kesinleştirilmemiştir.
Ölümünden önce defin hazırlıklarını yaptığı, sade bir cenaze istediği anlatılır. Cenazesini Sa‘dî şeyhi Âkif Efendi’nin yıkadığı, namazının Yeni Cami’de kılındığı ve Karaağaç’ta aile çevresinin bulunduğu hazîreye defnedildiği kaydedilir.