ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
19 sonuç · “Reyy”
01Şeyh Muhammed Süreyyâ Efendi
Muhammed Süreyyâ Efendi (d. yaklaşık 1872), Hâşimî ailesinden gelen; aslen Hamzavî olan Kulaksız Dergâhı’nda Kādirî âyini sürdüren, Bektaşî çevreleriyle de temas kuran şair ve mûsikişinastır.
Reyy
(s (ر: Kanmak, kana kana içmek. tas. Tecellinin tadılan meyvalarının ve keşfin yaşanan neticelerinin son haddi. Sâlik önce tadar (zevk), sonra içer (sirb), sonra da kanar (reyy). Ilk hal tatmak, orta hal içmek, en yüksek hal ise kanmakur. Tadan mütesâkir, (mahmür, yan sarhoş), içen sekrân (sarhoş), kanan sâhi haldedir.
Süreyyâ
Görünürde yedi olan, ancak tasavvuf ehli arasında on iki olarak ifade edilen, özellikle de Şam üzerinde doğduğuna inanılan uğurlu ve kutlu yıldız kümesi için kullanılan ad ve terim.
Kasımpaşa
İstanbul · Türkiye · Muhammed Süreyyâ Efendi'nin tahminen 1289/(1872) tarihinde doğduğu ve ömrünün büyük kısmını geçirdiği semt; kardeşi İhsan Müeyyed'in eczanesi ile şeyhi Hâfız Muhammed Efendi de buradandır. Koordinat semt seviyesinde yaklaşıktır.
Karaman’daki müstakil türbesi
Karaman · Türkiye · Safer 1010 sonlarında vefat edince defnedildiği, Karaman yakınındaki müstakil türbe. İlişkili kişi dosyası Hamîdî Seyfullah Efendi : Hamîdî Seyfullah Efendi (ö. Safer 1010/Ağustos 1601), Hamid vilâyetinden yetişerek Şah-ı Hûbân, Şah Sultan, Sahn ve Ayasofya medreselerinde ders veren; sade ve zâhidâne hayatıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Kalenderhane Medresesi
İstanbul · Türkiye · 944 Rebîülâhirinde 40 akçe ile Taşköprîzâde Ahmed Efendi'nin yerine müderris olduğu medrese. İlişkili kişi dosyası Baldırzâde Abdurrahman Efendi : Baldırzâde Abdurrahman Efendi (ö. Şaban 970/1563), Zenbilli Ali Cemâlî’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; İstanbul, Edirne ve Tire medreselerinden sonra Medine ve Halep kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Bağdat
Bağdat · Irak · Nazmîzâde'nin doğduğu, medrese tahsilini tamamladığı, Osmanlı valilerinin maiyetinde çeşitli hizmetlerde bulunup hazinede rûznâmçe halifeliğine kadar yükseldiği ve vefat ettiği şehir. Eserlerinin çoğu da bu şehrin etrafında döner: Gülşen-i Hulefâ Bağdat'ın kuruluşundan 1130'a (1718) kadarki tarihini, Tezkire-i Evliyâ-i Bağdâd ise şehirde ve civarında medfun evliyanın hâl tercümelerini anlatır. Mehmed Süreyyâ onun İstanbul'a geldiğini kaydederse de bu bilgi diğer kaynaklarda yer almaz.
Kulaksız Hâşimî Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Esasen Bayramiyye-i Hamzaviyye'ye ait olduğu hâlde Kādirî âyini icra edilegelen dergâh; çarşamba günleri Kādirî âyini yapılırdı. Sefîne metni dergâhın adını ve tam yerini vermediğinden koordinat girilmemiştir.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · 962 Cemâziyelevvel - 967 Şâban arasında kadılık yaptığı şehir; kayda göre Medine kadılığında mevleviyet ilk defa ona verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Baldırzâde Abdurrahman Efendi : Baldırzâde Abdurrahman Efendi (ö. Şaban 970/1563), Zenbilli Ali Cemâlî’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; İstanbul, Edirne ve Tire medreselerinden sonra Medine ve Halep kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Ayasofya Medresesi
İstanbul · Türkiye · 992 Şâbânında tayin edildiği, tekaüde çekildikten sonra da yıllarca ilim ve ibadetle meşgul olarak kaldığı medrese. İlişkili kişi dosyası Hamîdî Seyfullah Efendi : Hamîdî Seyfullah Efendi (ö. Safer 1010/Ağustos 1601), Hamid vilâyetinden yetişerek Şah-ı Hûbân, Şah Sultan, Sahn ve Ayasofya medreselerinde ders veren; sade ve zâhidâne hayatıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Hamid vilâyeti
Isparta · Türkiye · Kaynak onu “Hamid vilâyetinden yetişmiş” diye tanıtır; nisbesi buradan gelir. İlişkili kişi dosyası Hamîdî Seyfullah Efendi : Hamîdî Seyfullah Efendi (ö. Safer 1010/Ağustos 1601), Hamid vilâyetinden yetişerek Şah-ı Hûbân, Şah Sultan, Sahn ve Ayasofya medreselerinde ders veren; sade ve zâhidâne hayatıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Halep
Halep · Suriye · 971 Ramazan - 973 Şevvâl arasında kadılık yaptığı şehir; ardından tekaüde ayrıldı. İlişkili kişi dosyası Baldırzâde Abdurrahman Efendi : Baldırzâde Abdurrahman Efendi (ö. Şaban 970/1563), Zenbilli Ali Cemâlî’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; İstanbul, Edirne ve Tire medreselerinden sonra Medine ve Halep kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Antakya — doğum ve menşe
Antakya · Türkiye · Antakya — doğum ve menşe. Kaynaklar Antakyalı olduğunu bildirir; doğduğu yapı veya mahalle bilinmediğinden şehir merkezi gösterilir. Biyografideki yeri Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Antakya — doğum ve menşe” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
İstanbul — tahsil, mülâzemet ve fetva mukabelesi
İstanbul · Türkiye · İstanbul — tahsil, mülâzemet ve fetva mukabelesi. 960/1553’te geldiği şehir ve daha sonraki fetva mukabelesi hizmetinin merkezidir; kesin ders ve büro yapısı belirlenmemiştir. Biyografideki yeri Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “İstanbul — tahsil, mülâzemet ve fetva mukabelesi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Saraybosna — dört yıllık müftülük
Saraybosna · Bosna-Hersek · Saraybosna — dört yıllık müftülük. Dört yıl Saraybosna müftülüğü yaptığı kaynaklarla doğrulanır; harita şehir merkezini gösterir. Biyografideki yeri Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Saraybosna — dört yıllık müftülük” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Sayfalar 168–176
Muzaffer Ozak Külliyatı · ümmetimin Yahudileridirler. Bunlar, kafalarını traş ettirirler, seslerini yükselterek bağırır gibi Allah'ı zikrederler ve kendilerini ebrâr tarikinden zannederler. Halbuki, bunlar
Sayfalar 196–203
Muzaffer Ozak Külliyatı · Melekler, onun bu isteğinin pek büyük olduğunu gördüler ve: — Yâ Rab!.. Cennete ve nezd-i ilâhinde bir ev istiyormuş, dediler. Allahu sübhanehu ve tealâ buyurdu: — Âsiye kuluma ist
Sayfalar 363–369
Muzaffer Ozak Külliyatı · yede, her işi başarmağa kadir ve bütün yaratılmışlara hükmetmeğe muktedir olabilecek üstün sıfat ve hasletlere sahip oldular. Gerektiğinde dağları delip devirmeğe, akarsuları diled
Sayfalar 386–393
Muzaffer Ozak Külliyatı · minlere ise, dünya ve âhirette rahmet olduğu, tabii ve âşikârdır. Söze başlarken de açıklamaya çalıştığımız gibi, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz risâlet ve nüb