Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

22 sonuç · “Nasûhiyye

01
Kol

Nasûhiyye

Üsküdarlı Mehmed Nasûhî ve Doğancılar Dergâhı çevresinde gelişen, İstanbul'dan Anadolu ve Balkanlara uzanan Şâbânî kolu.

02
Şahsiyet

Nasûhîzâde İkinci Alâeddin Efendi

Nasûhî’nin büyük oğlu ve halefi İkinci Alâeddin Efendi, otuz beş yıl post hizmetinde bulunmuş; Mi‘râciyye ve Regāibiyye’nin doğuşuna dair kültürel hafızada adı geçen Nasûhî şeyhidir.

03
Şahsiyet

Şeyh Abdurrahmân Şemseddin Efendi

Fazlullah Efendi’nin oğlu Abdurrahman Şemseddin, otuz bir yıl meşihat hizmetinde bulunmuş; Vird-i Settâr şerhi ve sülûk risalesi yazmış Nâsûhî şeyhidir.

04
Şahsiyet

Şeyh Seyyid Ahmed Kerâmeddin

Seyyid Ahmed Kerâmeddin Efendi (d. 1857-58), Üsküdar'daki Nasûhiyye Âsitânesi'nde yetişmiş; babası Muhyiddin Efendi'nin ardından post hizmetini üstlenmiş, Meclis-i Meşâyih'te görev yapmış ve Nasûhî geleneğine dair eserler kaleme almıştır.

05
Şahsiyet

Üsküdarlı Mehmed Nasûhî

Üsküdarlı Mehmed Nasûhî (1648-1718), Karabaş-ı Velî'nin halifesi; Doğancılar'daki dergâhıyla Nasûhiyye koluna adını veren mutasavvıf, vaiz ve şairdir.

06
Sözlük

Nasûhiyye

Halvetiyye’nin Şâbâniyye kolu içinde Mehmed Nasûhî Üsküdârî’ye nispet edilen şube. Üsküdar Doğancılar’daki merkez dergâh çevresinde gelişmiş; zikir, sohbet, seyrüsülûk ve eserleri yoluyla İstanbul ve Anadolu’da etkili olmuştur. Nasûhî’nin halifeleri farklı şehirlerde yeni irşad halkaları kurmuştur.

07
Mekân

Nasûhî Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Üsküdar Doğancılar’da Tunusbağı caddesi üzerinde yer alan, Halvetiyye’den Şâbâniyye’ye bağlı Nasûhiyye kolunun âsitânesi ve pîr makamıdır. Kaynaklarda Hazret-i Nasûhî Efendi, Nasûhî Mehmed Efendi, Şeyh Nasûhî Efendi gibi adlarla da anılır. Bu kayda göre dergâhın yapımını Sadrazam Damad Hasan Paşa başlatmış, maddî gücü yetmediğinden masraflar Şeyh Mehmed Nasûhî Efendi tarafından ödenerek inşaat 1099’da (1688) tamamlanmıştır; Hasan Paşa 1102’de (1690-91) IV. Mehmed’in kızlarından Hatice Sultan’la evlenmiş, tekkenin vakfı 1131’de (1719) Hatice Sultan adına tescil edilmiştir. Mehmed Nasûhî 1130’daki (1718) vefatının ardından tekkenin hazîresine defnedilmiş, kabrinin üzerine bir türbe yapılmıştır; postuna oğlu Şeyh Ali Alâeddin Efendi geçmiştir. Türbenin niyaz penceresi üzerinde “Makam-ı evliyâdır menba-ı feyz-i fütûhîdir / Edeble dâhil ol sûfî bu dergâh-ı Nasûhî’dir” beyti yer alır.

08
Mekân

Sun‘ullah Efendi Zâviyesi

Mudurnu · Türkiye · Seyrü sülûkünü tamamladığında yirmi beş yaşlarındayken mürşidinin emriyle gittiği zâviyedir; burada dinî ilimleri okutmaya ve halkı irşad etmeye başlamıştır. İlişkili kişi dosyası Üsküdarlı Mehmed Nasûhî : Üsküdarlı Mehmed Nasûhî (1648-1718), Karabaş-ı Velî'nin halifesi; Doğancılar'daki dergâhıyla Nasûhiyye koluna adını veren mutasavvıf, vaiz ve şairdir.

09
Mekân

Üsküdar (Mehmed Nasûhî)

İstanbul · Türkiye · Vasiyeti üzerine naaşını yıkayan, Şâbaniyye'nin Nasûhiyye kolunun pîri Mehmed Nasûhî Üsküdârî'nin dergâhının bulunduğu semt. İlişkili kişi dosyası Fasîh Ahmed Dede : İstanbullu Fasîh Ahmed Dede, Divân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede’ye intisap etti. Dîvân, Farsça Dîvânçe ve mensur-manzum eserler bıraktı.

10
Mekân

Toygartepesi (Bulgurlu Mescidi civarı)

İstanbul · Türkiye · Üsküdar Toygartepesi’nde Bulgurlu Mescidi yakınlarında dünyaya gelmiştir. Çocukluk döneminden sonra ailesi Üsküdar’da Kefçe Dede mahallesine taşınmış, tahsil hayatına orada başlamıştır. İlişkili kişi dosyası Üsküdarlı Mehmed Nasûhî : Üsküdarlı Mehmed Nasûhî (1648-1718), Karabaş-ı Velî'nin halifesi; Doğancılar'daki dergâhıyla Nasûhiyye koluna adını veren mutasavvıf, vaiz ve şairdir.

11
Mekân

İstanbul

İstanbul · Türkiye · Halvetiyye'nin Sünbüliyye ve Sivâsiyye kollarının merkezi; Şâbâniyye ancak XVII. yüzyılın ikinci yarısında Karabaşiyye ve Nasûhiyye vasıtasıyla buraya girebilmiştir. İlişkili kişi dosyası Ömer Fuâdî : Ömer Fuâdî (ö. 1636), Kastamonu’daki Şâbân-ı Velî Âsitânesi’nde otuz üç yıl postnişinlik yapan; menâkıbnâme, tarikat âdâbı, devran ve şiir alanlarında çok sayıda eser bırakan Halvetî-Şâbânî şeyhidir.

12
Mekân

Sun‘ullah Efendi Zâviyesi

Bolu · Türkiye · Mehmed Nasûhî'nin, seyrü sülûkünü tamamladıktan sonra yirmi beş yaşlarında iken mürşidi Karabaş Velî'nin emriyle gidip dinî ilimleri okutmaya ve halkı irşad etmeye başladığı zâviye. İlişkili kişi dosyası Üsküdarlı Mehmed Nasûhî : Üsküdarlı Mehmed Nasûhî (1648-1718), Karabaş-ı Velî'nin halifesi; Doğancılar'daki dergâhıyla Nasûhiyye koluna adını veren mutasavvıf, vaiz ve şairdir.

13
Mekân

Eyüp Sultan Camii

İstanbul · Türkiye · 1117'de (1705) III. Ahmed tarafından bu caminin kürsü şeyhliğine tayin edilmiştir. İlişkili kişi dosyası Üsküdarlı Mehmed Nasûhî : Üsküdarlı Mehmed Nasûhî (1648-1718), Karabaş-ı Velî'nin halifesi; Doğancılar'daki dergâhıyla Nasûhiyye koluna adını veren mutasavvıf, vaiz ve şairdir.

14
Mekân

Kastamonu (Şâbân-ı Velî)

Kastamonu · Türkiye · Silsilesinin ulaştığı tarikat pîri Şeyh Şâbân-ı Velî'nin dergâhı; Karabaşiyye ve Nasûhiyye üzerinden bu yola bağlıdır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Amiş Efendi : Ahmed Amiş Efendi (1807-1920), Tırnova’daki muallimlikten Fatih sertürbedarlığına uzanan hayatında Kuşadavî irşadı sohbet, melâmet ve teveccüh merkezli bir yöntemle İstanbul’un ilim ve kültür çevrelerine taşıdı.

15
Mekân

Çakırcı Hasan Paşa Camii

İstanbul · Türkiye · Kendi dergâhı kurulmadan önce, şeyhi Karabaş Velî'nin 1097'de (1686) vefat ettiği sırada irşad görevini sürdürdüğü Üsküdar Doğancılar'daki iki camiden biridir. İlişkili kişi dosyası Üsküdarlı Mehmed Nasûhî : Üsküdarlı Mehmed Nasûhî (1648-1718), Karabaş-ı Velî'nin halifesi; Doğancılar'daki dergâhıyla Nasûhiyye koluna adını veren mutasavvıf, vaiz ve şairdir.

16
Mekân

Süleyman Paşa Camii

İstanbul · Türkiye · Kendi dergâhı kurulmadan önce, şeyhi Karabaş Velî'nin 1097'de (1686) vefat ettiği sırada irşad görevini sürdürdüğü Üsküdar Doğancılar'daki iki camiden biridir. İlişkili kişi dosyası Üsküdarlı Mehmed Nasûhî : Üsküdarlı Mehmed Nasûhî (1648-1718), Karabaş-ı Velî'nin halifesi; Doğancılar'daki dergâhıyla Nasûhiyye koluna adını veren mutasavvıf, vaiz ve şairdir.

17
Mekân

Nasuhi Türbesi

İstanbul · Türkiye · Nasûhiyye’nin pîr makamı Üsküdar Doğancılar’daki tekke, Halvetiyye’nin Şâbâniyye koluna bağlı Nasûhiyye’nin âsitânesi ve pîr makamıdır. İnşaata Sadrazam Damad Hasan Paşa başladı; giderleri Mehmed Nasûhî Efendi üstlenerek yapıyı 1099/1688’de tamamladı. Yangın ve yeniden ihya İlk tesis günümüze ulaşmadı. Sultan Abdülmecid döneminde yenilenen ahşap yapılar 1274/1857-58’de yandı; Ebûbekir Rüstem Paşa tekkeyi 1280/1863-64’te kâgir olarak yeniden yaptırdı. Cami-tevhidhâne 1925 sonrasında cami işlevini sürdürdü. Türbe ve hazîre Türbede Mehmed Nasûhî Efendi, hanımı ve neslinden gelenlere ait on sanduka bulunur. Cami-tevhidhâneye açılan niyaz penceresi, hazîre ve Hasan Paşa Çeşmesi yapının tarikat merkezi kimliğini birlikte görünür kılar. Mimari katman Bugünkü ana bina türbe, cami-tevhidhâne ve yenilenmiş selâmlık bölümlerinden oluşur. 1960’lardan sonra selâmlık özgün biçimine bağlı kalınmadan yenilenmiş, XX. yüzyıl başında yıkılan minare 1966’da yeniden yapılmıştır.

18
Makale

Kastamonu'dan Üç Kıtaya Şâbâniyye

Anadolu, Balkanlar, Hicaz ve Afrika'ya uzanan halife ağları üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

19
Makale

Şâbâniyye'nin Kolları ve Yenilenme Hatları

Karabaşiyye, Nasûhiyye, Bekriyye, Çerkeşiyye, Kuşadaviyye ve Halîliyye üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

20
Makale

Halvetiyye Silsilesi ve Kollar Haritası

Halvetiyye'nin ortak erken silsilesi, Zâhidiyye kavşağı, dört ana kolu ve doğrulanmış alt şubeleri tek bir ayrıntılı ağda gösterilir.

21
Makale

Şâbân-ı Velî, Menâkıbnâme ve Şâbâniyye Hafızası

Şâbân-ı Velî’nin tarihî çevresini, Ömer Fuâdî’nin Menâkıb’ını ve Kastamonu merkezli Şâbâniyye hafızasını kaynak türlerini ayırarak ele alan dosya.

22
Makale

Şa‘bân-ı Velî'nin Halifeleri ve Erken Post Silsilesi

İrşad ağı Menâkıbnâme, Şa‘bân-ı Velî'nin halifelerini Kastamonu'yla sınırlamaz; Anadolu'nun çeşitli şehirlerine ve Şam çevresine gönderilen isimlerden söz eder. Bir kişiye ait eski post veya hasır bulunan yere ikinci halife göndermeme öğüdü, irşad alanına müdahale etmeme ilkesini ifade eder. Âsitâne postu Şa‘bân-ı Velî'den sonra Osman Efendi, Kazancı Hayredd