Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

55 sonuç · toplam 55 · “Hediye” · 1/3

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Hediye

Karşılıksız sunulan armağan. Tasavvuf ahlâkında sevgi, gönül alma ve kardeşliği pekiştirme vasıtasıdır; hediyenin gösterişe, karşılık beklentisine veya manevî nüfuz sağlamaya dönüştürülmemesi öğütlenir. Bazı nazarî metinlerde nübüvvet ve ve…

↗
02
Eser kaydı · Ad / başlık eşleşmesi

Vassâf'a hediye ettiği Âşık Paşa Dîvânı yazması

Şeyh es-Seyyid Muhammed Ârif Bey · Edirne'den ayrılacağı gün Vassâf'a, Âşık Paşa Dîvânı gibi kıymetli bir yazma eser hediye etmiş ve gönülden çıkarılmamasını rica etmiştir.

↗
03
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Ubeydullah Ahrâr

Hâce Ubeydullah Ahrâr (806/1404, Bâgıstan, Taşkent – 29 Rebîülevvel 895 / 20 Şubat 1490, Semerkant); Ahrâriyye kolunun pîri . Ziraat ve ticaretle geçinip kimseden hediye kabul etmemiş, iki ordu arasındaki savaşı önleyerek halkı katliamdan k…

↗
04
Eser kaydı · Bağlam eşleşmesi

Nûrî mahlası

Erzurumlu Muhammed Nûreddin Efendi · Az sayıdaki şiirlerini dostlarına hediye etti.

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Afet

ç. Afat Musibet, bela, zarar, ziyan. tas. a Kötü huylardaki tehlikeler ve zararlar; örn. gıybet afeti, yalan afeti, şöhret afeti. b Organların ahlak dışı yollarda ve günaha yol açacak biçimde kullanılması; örn. dilin afeti yalan söylemek, k…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Berk-i sebz

Yeşil yaprak. tas. Mevlevi dervişlerinin Dedeye ve dergâha sundukları hediye. Maddi gücü olmayan derviş dergâha eli boş gitmek yerine bir çiçek ya da bir yeşil yaprak götürür. “Dostlarının evlerine eli boş gitmek değirmene buğdaysız gitmek…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Merg

Ölüm. tas. Madde elbisesini çıkarıp atmak, dünyayla bağları koparmak, ilgiyi kesmek, mana âlemine yönelerek isim, sıfat ve zatta fani olmak. Dört çeşit ölüm vardır: Zillet ve lanetli ölüm, kâfirlerin ölümü; hasret ölümü, günahkârların ölümü…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Neval

veya Nevâle Nasip, hediye, bahşiş. tas. a Hakk'ın kendisine yakın bulunan kullarına ihsan ettiği rıza hil'atları. b İlâhî hil'at ( KI; İFM).

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Niyaz âyini

Mevlevî mukabelesinin uzatılmasını isteyen bir devlet büyüğü veya saygın kişinin gönderdiği hediye ve talep üzerine icra edilen ilâve âyin. Hediye, âyinin bedeli olarak değil dergâha niyaz ve ikram olarak değerlendirilir. Uygulamanın biçimi…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

kassâs

LpM [Ar.] Dinî toplantılarda veya camilerde hediye toplamak ya da ün kazanmak amacıyla hikâyeler anlatarak vaalar veren kimseler.

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ticâret Eşyâsı

Ticâret niyetiyle alınıp, ticâret için saklanılan eşyâ. Eşyânın ticâret eşyâsı sayılması için ticâret niyetiyle satın alınması lâzımdır. Uşur vermesi lâzım gelen topraklardan hâsıl olan ve mîrâs olarak ele geçen veya hediye, vasiyet gibi ka…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kasîde-İ Bürde

İslâm âlimlerinin meşhûrlarından ve evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Saîd Busayrî hazretlerinin, sevgili Peygamberimizi öven meşhûr kasîdesi. Bu kasîdeyi rüyâsında Peygamber efendimize okuduğu ve Peygamber efendimiz de ona bürdesini yân…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mihricân Günü

Eylül ayının yirmi üçüncü gününe rastlayan mecûsî bayramı. Nevruz (Mart'ın yirmi birinci) ve mihricân günlerinde, bunların isimlerini söyleyerek hediye vermek haramdır. Bu günleri bayram bilerek hediye vermek, îmânı götürür. Bu günlerde hür…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tazmîn

Sebeb olunan zarar ve ziyânı ödeme. Çeşitli kimselerden aldığı haram malları birbirleri ile veya kendi helâl malı ile yâhut kendinde emânet bulunan mallar ile karıştırırsa ve bunları birbirlerinden kolayca ayıramazsa, bu karışımlar kendi mü…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tezellül

Bayağılık, kendini aşağı tutmak. Tevâzûnun aşırı derecesi. Tezellül kötü huylardan biridir. Bir âlimin yanına câhil bir kimse geldiği zaman, âlimin ayağa kalkıp, yerine bunu oturtması ve gideceği zaman kapıya kadar yanında yürümesi ve kundu…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vekîl (el-Vekîl)

1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mahlûkâtın dünyâda ve âhirette işlerini hakkıyla yerine getiren, rızkları veren, tevekkül etmeye (kendisine güvenilmeye) lâyık olan. Bir kısım kimseler mü'minlere; "Düşmanlarınız s…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gasb

Başkasının malını izinsiz (rızâsı olmaksızın) zorla elinden almak. Malı alana gâsıb, alınan mala mağsûb denir. Gasb, haram olduğu gibi, gasbedilen malı; hediye, sadaka, ücret olarak almak, kirâ ile kullanmak da haramdır. (Abdülganî Nablüsî)…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nemaz (namaz)

İslâm dîninin beş şartından biri. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Belli zamanlarda namaz kılmak, mü'minlere farz oldu. (Nisâ sûresi: 102) Namaz dînin direğidir. Namaz kılan kimse, dînini kuvvetlendirir. Namaz kılmayan, elbe…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hisse

Bölünebilen bir mal veya şeyin her ortağa âit olan kısmı, ortaklardan her birinin hakkı, payı. Bir sığırı veya deveyi, yedi kişiye kadar müslüman, bâliğ kimseler, ortak olarak satın alıp kesebilirler. Sekiz kişinin yedi sığırı ve iki kişini…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hisse-İ Şâyia

Bir şeye ortak olanların taksim edilmemiş paylarından her biri; ortak mülkiyet. Bir kimse evini iki kişiye hediye etse, câiz olmaz. Çünkü taksimi mümkün olmayan şeyi hisse-i şâyia olarak vermek câiz değildir. (İbn-i Âbidîn) Bir binânın yarı…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sevâb

İyilik ve ibâdet yapana âhirette Allahü teâlâ tarafından verilecek mükâfât, iyi karşılık. Ecir. (Bkz. Ecr) Benim şerîkim ( ortağım ) yoktur. Başkasını bana şerik eden, sevaplarını ondan istesin... (Hadîs-i kudsî-Mektûbât-ı Ma'sûmiyye) Ümmet…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Silsile-İ Aliyye

Yüksek silsile. Peygamber efendimizden hazret-i Ebû Bekr yoluyla ilim ve feyz alarak gelen büyük âlimler silsilesi. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Ebû Bekr-i Sıddîk, Selmân-ı Fârisî, Kâsım bin Muhammed, Ca'fer-i Sâdık, Bâyezîd-i Bi…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hased

Kıskanmak, çekememek. Allahü teâlânın bir kimseye ihsân ettiği nîmetin, onun elinden çıkmasını istemek. Zararlı bir şeyin ondan ayrılmasını istemek, hased olmaz, gayret olur. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Hased ettiği zam…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hatm-İ Tehlîl

Yetmiş bin adet kelime-i tevhîd yâni "Lâ ilâhe illallah" okumak. Kelime-i tevhîde, kelime-i tayyibe de denir. Bir kimse, kendisi veya başkası için yetmiş bin adet kelime-i tevhîd (kelime-i tayyibe) okursa, günâhları affolur. (Hadîs-i şerîf-…

↗