ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
16 sonuç · “Havl”
01lâ havle-gû
lâ havle-gû a. [< Ar.lâ havle + F.gû] “Lâ havle” okuyan, bir sıkmtı, bir belâ karşısında sabrın tükendiğini göstermek için söylenen söz ve terim.
lâ havle
lâ havle a. Arapça “Lâ havle le ve lâ kuvvete illâ bülâhi’laliyyi’l-azîm” (Her türlü değişim ya ve gücün kaynağı sadece yüce ve lâ havle ve lâ kuvvete 426 ulu Allah’tır.) cümlesinin ilk söz la leri, bk. havkale lâ havle ve lâ kuvvete Arapça “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm” (Her türlü değişim ve gücün kaynağı sadece yüce ve ulu Allah’tır.) cümlesinin ilk sözleri bk. havkale lâ
Havelân-I Havl
Zekâtı verilecek bir malın üzerinden bir kamerî yılın geçmesi. Zekât verilecek mallarda aranan şartlardan birisi havelân-ı havldır. (Molla Hüsrev) Toprak mahsûllerinin zekâtı (öşr), hasad mevsimi (mahsûl topraktan alındığında) verildiğinden, havelân-ı havl şartı aranmaz. (İbn-i Âbidîn)
Abdal Mahallesi
Bursa · Türkiye · Sefîne'ye göre Hacı Baba'nın doğduğu mahalle; havlucu sanatıyla geçimini burada sağladığı yıllara işaret eder. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Sahâvetüddin Hacı Baba : Şeyh Muhammed Sahâvetüddin Hacı Baba (yaklaşık 1823–1913), askerlikten sonra Uşşâkî yoluna giren, Testereci Ahmed Hamdi Efendi’den hilâfet alan ve Bursa Elmalık’taki evinde irşad halkası kuran sûfîdir.
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,
Sayfalar 49–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i
Sayfalar 103–108
Muzaffer Ozak Külliyatı · lle çalınan ve gösterilen istidrâclar ise ruhânî ve kameridir. Nasıl ki, ay nurunu güneşten alıyorsa, gayr-i müslimlerden zuhur eyleyen olağanüstü haller de Hak velilerinden aldıkl
Sayfalar 136–143
Muzaffer Ozak Külliyatı · tekrar yanan deriye kavuşamaz. Ruhu hayvanisi ile bu azabı daima duyacaktır. 2) Yanan veya balıklara yem olan cesetlerin, bu âyeti celileye nazaran tekrar tekrar azaba duçar olması
Sayfalar 123–127
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 123 -— şilerin ruhlarını alıp onları sizlerden ayırmak ve onların ölümlerinin acılarını size tattırmakla, meyvalarızı, mahsullerinizi elinizden almakla, yahud nefsinizin meyvası
Sayfalar 147–161
Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,
Sayfalar 168–176
Muzaffer Ozak Külliyatı · ümmetimin Yahudileridirler. Bunlar, kafalarını traş ettirirler, seslerini yükselterek bağırır gibi Allah'ı zikrederler ve kendilerini ebrâr tarikinden zannederler. Halbuki, bunlar
Sayfalar 178–192
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Lâ ilâhe illâllahü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hayatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede kelimatihi.. Lâ
Sayfalar 221–230
Muzaffer Ozak Külliyatı · dır. Allahu teâlâyı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim. Ne acep kerim oldu Allahu azim-üş-şân.. Ne acep azım oldu Allahu azım-uş-şan, ne acep halım oldu
Sayfalar 232–246
Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m
Sayfalar 248–262
Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi