Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

10 sonuç · “Hüviyyet

01
Sözlük

Hüviyyet

Bir şeyin hakikati, mahiyeti. Bütün varlıklara sirayet eden mutlak varlık. Ağaç, kayıtsız şartsız çekirdeğin içinde bulunduğu gibi, gayb alemindeki bütün hakikatleri ihtiva eden mutlak hakikat.

02
Sözlük

Gayb-I Hüviyyet Ve Gayb-I Mutlak

Arapça, mutlak bilinmez veya gayb. İllet-i teayyün bakımından bu gayb, Allah’ın zatından ibarettir.

03
Sözlük

Hazret-İ Hüviyyet

Arapça hüviyyetin hazır oluşu demektir. Bu gayblerin gaybi hazretidir. Buna mutlak hüviyyet denildiği gibi, içlerin içi (batnu’l-bevâtın) hazreti de denir.

04
Eser

Sayfalar 49–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i

05
Eser

Sayfalar 88–95

Muzaffer Ozak Külliyatı · şeylemiştir. Binaenaleyh, islâm dininin bu iki yüce şahsiyetine hürmet ve riayet etmek, ümmet-i Muhammed'den olan her kişi için vâciptir. HATENEYN, yani, Hz. Osman-ı Zin-nûreyn ve

06
Eser

Sayfalar 103–109

Muzaffer Ozak Külliyatı · Muhammediyye ile nurlandırırsa, cemal-i Muhammediyyeyi ve makam-ı Ahmediyyeyi müşahede eyler ve bunun neticesi olarak da aşkı günden güne artarak mir'atı hak yolunda pervane gibi k

07
Eser

Sayfalar 129–135

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu ve bunun gibi bir çok sırlar ve hakikatler, mâ-verayı hicapta ve ilmullah'ın hudutları içindedir. Kulların bilmeleri, bulmaları ve almaları için, Resûl-ü zişâna âyet âyet nâzil

08
Eser

Sayfalar 424–430

Muzaffer Ozak Külliyatı · — Ey Habib-i zişân!.. Biz, Kur'an-ı aziymi sana meşakkat ve mihnet olarak zorluk için inzâl etmedik. Mübarek ayaklarının ikisini de yere basarak namazını kıl ki, vücud-u pâkine zah

09
Eser

Sayfalar 482–489

Muzaffer Ozak Külliyatı · dimizi yatırdılar ve Kureyş kâfirlerinin üzerine bir avuç toprak atarak, hepsini bakar kör haline getirdiler. Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz de, hiç birisi tarafından görülmeksiz

10
Eser

Sayfalar 505–512

Muzaffer Ozak Külliyatı · tane vurduracaksın. diye öğütledikleri gibi, nefs doktorları olan mürşid-i kâmiller de. sâliklerine, durumlarına göre tavsiye ve telkinlerde bulunurlar. Hasta, kendi kendisine hapt