Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

7 sonuç · “Gadr

01
Sözlük

Gadr

1. Verdiği sözde durmamak. Gadr eden kimse, kıyâmet günü kötü bir şekilde cezâsını görecektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Dört şey münâfıklık ( müslümanları aldatmak için müslüman görünmek ) alâmetidir ( işâretidir ): Emânet olunana hıyânet etmek ( emânet edilen şeyi kötüye kullanmak, ona zarar vermek ), yalan söylemek, va'dini ( verdiği sözü ) bozmak ve ahdine ( sözleşmesine ) gadr etmek, mahkemede doğruyu söylememek. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Buhârî) Din kitaplarının hepsi, gadrden sakındıran yazılarla doludur. Gadr ekseriyâ mal ve ikbâl (yükselme, mevkı) hırsı ve istek sebebiyle olur. Her ne sûretle olursa olsun, hepsi dinde zemmedilmiş, kötülenmiştir. (Ahmed Rıf'at) 2. Zulüm, haksızlık. Allahü teâlâ kıyâmet günü bir adamı bütün insanlar arasında hesâba çeker ve aleyhindeki doksan dokuz defterini ortaya kor. Allahü teâlâ; "Bu günâhlardan, kabûl etmediğin ve meleklerin sana fazla yazdığı husûsunda bir diyeceğin var mı?" diye sorar. Adam; "Hayır yâ Rabbî! Bir diyeceğim yok; hepsi benim yaptığım günâhlardır" der. Allahü teâlâ; "Bunlara karşı öne süreceğin mâzeretin (özürün) var mı?" diye sorar. Adam; "Hayır yok yâ Rabbî! Bir mâzeretim, bir îtirâzım, bahanem ve bir diyeceğim yok" der. Allahü teâlâ; "Hayır, dediğin gibi değil. Bizim nezdimizde (nazarımızda, yanımızda) senin bir sevâbın vardır. Bugün zulüm yok" buyurur ve iki parmak eninde ve boyunda bir kâğıt çıkarılır. Burada; "Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlühû" dediği yazılıdır. Kâğıdı gören adam; "Yâ Rabbî! Şu doksan dokuz defter karşısında bu kağıdın ne kıymeti var?" der. Allahü teâlâ; "Hayır sen bugün gadre uğramazsın" buyurur ve doksan dokuz defter terâzinin bir gözüne, Kelime-i şehâdetin yazılı olduğu iki satırlık kâğıd da terâzinin öbür gözüne konur ve şehâdet kelimesinin yazılı olduğu kâğıt, doksan dokuz defterden ağır gelir. (İmâm-ı Gazâlî)

02
Eser

Sayfalar 218–223

Muzaffer Ozak Külliyatı · selemez, hak katına ulaşamaz ve boşuna çırpmarak helak olur giderler. Böylelerinin ölümden korkmaları tabiîdir. Aşagıda nakledeceğim kıssa, bu görüşümü isbatlamaktadır. Yeter ki, d

03
Eser

Sayfalar 281–287

Muzaffer Ozak Külliyatı · habım? Ezvâc ve evlâdım neredeler? Hani; Fatıma'm, Rukiyye'm, Zeyneb'im, Ibrahim'im, Kasım'ım, Abdullah'ım? Ummetlerim neredeler, söyle ey Cibril-i emin söyle ümmetlerim nerede? bu

04
Eser

Sayfalar 278–284

Muzaffer Ozak Külliyatı · ten korkmayız. Cennet bize vaad edildi. Nâr ise sizlere meskendir» deyip Ömer'in üstüne yürüdü. Bu kadına ne olmuştu? Dişi bir kaplan gibi Ömer'in üzerine saldırıyor, bir taraftan

05
Eser

Sayfalar 291–297

Muzaffer Ozak Külliyatı · Şu Hadis-i şerifin belâğatine ve inceliğine dikkatinizi çekerim: (Güzel ahlâk ve iyi huy, Allahu tâlâ'nın sevdiği kullarına, bahş ve ihsan buyurduğu ilâhî bir ved'adır. Allah celle

06
Eser

Sayfalar 543–549

Muzaffer Ozak Külliyatı · İnsan hakları tekerlemesi ve hattâ insan hakları beyannamesi, müslüman Türkler için geçerli değildir. Kıbrıs örneği gözlerimizin önündedir. Ne doğunun insafsız zâlimi, ne de batını

07
Eser

Sayfalar 565–571

Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Has kullarının intikamlarını, zâlimlerden pek acı bir şekilde alır. Hikmeti, merhameti, lûtuf ve keremi gereği olarak imhal eder, mühlet verir ama aslâ ihmal etmez. Dilediğini