ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
6 sonuç · “Dilal”
01Ahterî Mustafa Efendi
Muslihuddin Mustafa b. Şemseddin el-Karahisârî, Ahterî-i Kebîr adlı yaklaşık 40.000 maddelik Arapça-Türkçe sözlüğü; fıkıh, siyer, hadis ve âdâb eserleriyle tanınan XVI. yüzyıl Kütahya müderrisidir.
La‘lî Mehmed Efendi
La‘lî Mehmed Efendi (ö. Zilhicce 1112/1701), Kastamonu'dan Edirne ve İstanbul'a uzanan eğitim yolunda Sırrî Mehmed ile Seyyid Alâeddin'den feyiz alan Gülşenî şeyhidir.
Lâ‘lîzâde Abdülbâkī Efendi
Lâ‘lîzâde Abdülbâkī Efendi (ö. 1159/1746), Melâmî-Bayramî geleneğinin tarihini yazan; Murad-ı Nakşibendî yanında sülûkünü tamamlayan müellif ve mutasavvıftır.
Lâ‘lîzâde Seyyid Abdullah Efendi
Lâ‘lîzâde Seyyid Abdullah Efendi (1676-1726), Şeyh Mehmed Efendi'nin oğlu; Süleymaniye Dârülhadisi ve Halep kadılığında bulunan Osmanlı âlimidir.
Veled Çelebi İzbudak
Veled Çelebi İzbudak (1869–1953), Mevlânâ soyundan gelen; Galata ve Konya Mevlevî merkezlerinde görev yapan, Türk dili araştırmaları, Mesnevî tercümesi ve hatıralarıyla tanınan âlim ve müelliftir.
Dilal
UY) Naz. tas. Sevgilinin cilvesi yüzünden hasıl olan yüksek seviyedeki aşk, şevk ve zevk sebebiyle sâlikin içine gelen ıstırap (dengesizlik) hali. Bu bir sekr hali olmamakla beraber yine de iradeyi ortadan kaldırdığından sâlik içine doğan her şeyi rahatça ifade eder. Hallâc'tan bahsederken Yünus “O da yandırdın külün savurdun öyle mi gerek seni seveni,” diyor ve Mevlâ'sına nazla hi- tap ediyor. Bkz. Naz.