Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

25 sonuç · “Bekā

01
Şahsiyet

Cüneyd-i Bağdâdî

Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

02
Şahsiyet

Edirneli Dâmâdzâde Mustafa Efendi

Edirneli Dâmâdzâde Mustafa Efendi (ö. Şaban 1142/Şubat-Mart 1730), Necib Mehmed Efendi’nin küçük kardeşi; Edirne’nin çok sayıdaki medresesinde ders verdikten sonra 1722-1723 arasında Filibe kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

03
Şahsiyet

Edirneli İmâm-ı Sultânî Ali Efendi

Edirneli İmâm-ı Sultânî Ali Efendi (ö. Ramazan 1134/1722), güzel sesiyle tanınıp 1093/1682’de IV. Mehmed’in üçüncü saray imamı olan; daha sonra müderrislik, Eyüp kadılığı ve dört ayrı Filibe kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

04
Şahsiyet

Emîn Mehmed Efendi

Emîn Mehmed Efendi (1070-1138/1659-1726), fetva emini Küçük Bölevî Mustafa Efendi’nin oğlu; İstanbul medreselerinden Diyarbakır, Bağdat ve Filibe kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.

05
Şahsiyet

Hüseyin Kenzi Dede

Kenzi Dede Çekirge'ye avdetle ba'zı bakkal ve kahveci gibi münasebeti olan kimseleri görüp borcunu eda ve artık irtihali takarrub ettiğini ima ederek cümlesiy le helalleşmiş, hanesine avdetinde su ısıttırmış, yarısını haremine teslim etmiş, cüm le ile veda'laşmış Cuma günü öğle vakti biraz rahatsızlanarak kıbleye müteveccihen alem-i bekaya rıhlet…

06
Şahsiyet

Sefer Dal

Safer Dal (1926, İstanbul – 21 Şubat 1999); Halvetî-Cerrâhî şeyhi, Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'nin yirminci postnişini . Şiirlerinde “Muhibbî” mahlasını kullanır. Kaybolmakta olan tekke mûsikisini eski zâkirbaşıların sesinden teybe kaydederek notaya aldırmış, bugüne ulaşmasını sağlamıştır.

07
Şahsiyet

Şeyh Haydar Efendi (Bekâr Bey Tekkesi)

Şeyh Haydar Efendi (Bekâr Bey Tekkesi), Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 İstanbul tekke cetvelinde cerrahpaşa bekâr bey tekkesi'nin 1924-25 vekil şeyhi olarak kaydedilir.

08
Şahsiyet

Şeyh Sıdkı Efendi Sa‘dî

Hâfız Muhyiddîn Efendi’nin küçük mahdûmudur. Büyük birâderi Şeyh Muhammed Efendi’den hilâfet almıştır. Muhâsebe Kâtibliği’nde, Gümrük Me’mûrluğu’nda bulunmak üzere İşkodra, Manastır (ve) İzmir’de kırk sene kadar dolaşmış, Manastır’da bulunduğu sırada Muhammed Nûru’l-Arabî hazretlerinden icâzet-nâme almıştır. 1337 senesi Muharreminin birinci (7 Ekim 1918) günü vefât ederek, vasiyeti mûcibince, büyük birâderinin kabri

09
Sözlük

Bekā

Devamlılık, kalıcılık ve yok olmama. Kelâmda Allah’ın varlığının sonu bulunmamasını ifade eden sıfatlardan biridir. Tasavvufî kullanım Bekā, sâlikin nefsine ait iddia ve bağımlılıklardan fenâ bulduktan sonra Hakk’ın iradesine uygun bir kulluk şuuru içinde varlığını sürdürmesi olarak açıklanır. Fenâ ile bekā birbirini izleyen fakat yalnız kronolojik iki basamak olmayan tamamlayıcı kavramlardır.

10
Mekân

Şûnîziyye Mezarlığı

Bağdat · Irak · 297'de (909) vefat edip dayısı ve şeyhi Serî es-Sakatî'nin yanına defnedildiği mezarlık. Cenaze namazında 60.000 kişinin bulunduğu rivayet edilir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

11
Mekân

Bağdat

Bağdat · Irak · Doğduğu, yaşadığı, ipek ticareti yaptığı ve irşad meclisini kurduğu şehir; tasavvufun “Bağdat mektebi” onun etrafında şekillenmiştir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

12
Mekân

Nihâvend

Nihâvend · İran · Ailesinin aslen geldiği şehir; cam ticaretiyle uğraştıkları için Kavârîrî nisbesiyle tanınıyorlardı. Bağdat'a ne zaman geldikleri kesin bilinmez. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

13
Mekân

Basra

Basra · Irak · Dönemin diğer büyük tasavvuf merkezi; Bağdat mektebi ile Basra zühd geleneği arasındaki ayrım bu iki şehir üzerinden kurulur. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

14
Mekân

Bistâm

Bistâm · İran · Sözlerini te'vil ettiği ve “sûfîler arasında yeri melekler arasında Cebrâil'in yeri gibidir” dediği Bâyezîd-i Bistâmî'nin şehri; sekr-sahv ayrımının öbür kutbu. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

15
Mekân

Mekke

Mekke · Suudi Arabistan · 1245/1829-30'da İbrâhim eş-Şemârikî'den Halvetî-Şâbânî, Üveysiyye ve Ekberiyye icâzeti aldığı; 1843'te “mürşid-i kâmil bulmak için” gittiği ve bekā makamlarının telkin edildiğini söylediği şehir. İlişkili kişi dosyası Seyyid Muhammed Nûru'l-Arabî : Mısır'da doğan, Ezher'de eğitim gören ve irşad faaliyetlerini ağırlıkla Rumeli'de sürdüren Muhammed Nûru'l-Arabî; Nakşibendî, Halvetî-Şâbânî ve Ekberî birikimi tevhid merkezli bir eğitim dili içinde birleştirdi.

16
Mekân

Mekke

Mekke · Suudi Arabistan · Haccın menâsikindeki işaret ve remizler hakkındaki meşhur açıklaması, simgeci (işârât) dilinin en bilinen örneğidir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

17
Mekân

Dînever

Dîneverd · İran · Halifelerinden Mümşâd ed-Dîneverî'nin şehri; Bağdat'ta yetişen halkanın İran'a uzanan kollarından. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

18
Mekân

Vâsıt

Vâsıt · Irak · Sohbetinde bulunan tanınmış sûfîlerden Ebû Bekir el-Vâsıtî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

19
Makale

Neccâr-zâde'nin Tevhid Dili: Vahdet-i Vücûd ve Vahdet-i Şühûd

Müceddidî aidiyet ile şiirdeki vücûdî dilin birlikte okunması. Kaynak makaledeki biyografi, eser ve kavram bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal dosya.

20
Makale

Neccâr-zâde'nin Eserleri ve Beş Defterlik Dîvânı

Zuhûrât-ı Mekkiyye, Muhtasaru'l-velâye ve ahlâk risalesi. Kaynak makaledeki biyografi, eser ve kavram bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal dosya.

21
Makale

Zühdden Tarikata: Tasavvufun Tarihî Dönemleri

İlk zâhid çevrelerinden tasavvuf dilinin teşekkülüne ve XII. yüzyıl sonrasında kurumsal yolların yaygınlaşmasına uzanan tarih çizgisi

22
Makale

Mevlânâ ile Yûnus Emre Arasında Fikir ve Ruh Akrabalığı

Cihan Okuyucu’nun karşılaştırmasından hareketle Mevlânâ ile Yûnus’un şiirlerindeki müşterek irfan dilini, doğrudan tarihî temas iddiasından ayırarak okuyan geniş dosya.

23
Makale

Niyâzî-i Mısrî: Hayat, Sürgün, Eser ve Tesir

Malatya’dan Mısır, Elmalı, Bursa, Rodos ve Limni’ye uzanan hayatı; eserleri, irşadı ve şiirlerinin yorum tarihini birlikte ele alan dosya.

24
Makale

Tasavvuf Istılahları ve Sözlük Geleneği

Neden özel sözlükler oluştu? Tasavvuf metinlerinde gündelik kelimeler teknik anlamlar kazandı; hâl, makam, cem, fark, fenâ, bekā ve tecellî gibi terimler farklı dönem ve mekteplerde yeni anlam katmanları edindi. Tanım ve bağlam Bir sûfînin kısa tanımı bütün yüzyıllar için tek sözlük karşılığı değildir. Kaynağın müellifi, tarihi, mektebi, alıntıladığı önceki

25
Makale

Divan Şiirinde Tasavvuf: Kavram, Mecaz ve Eşya

Şiir kaynak olarak nasıl okunur? Divan şiirindeki tasavvuf dili doğrudan tekke yönetmeliği değildir. Şair, teknik kavramı estetik mecaza dönüştürebilir; aynı mazmun dinî, beşerî ve tasavvufî anlamları birlikte taşıyabilir. Tevhid ve aşk Vahdet-kesret, benlik, mâsivâ, tecellî ve ayna mecazları varlık anlayışını; âşık, sevgili, rakip, şarap ve meyhane dili aşk