ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1436 sonuç · toplam 1436 · “Bî'a” · 1/60
01Bî'a
Hıristiyanların mâbedi, tapınak, kilise. Bî'adaki küfür alâmetleri boşaltılırsa, namaz kılmak mekruh olmaz. (Alâüddîn Haskefî) Bî'aya gidip hazret-i Îsâ'dan, Meryem anadan bir şey isteyenin îmânı gider. (İbn-i Âbidîn)
Bî'at (bey'at)
1. Sözleşme, söz verme, teslimiyet. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey Resûlüm! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinâ etmemek, kız çocuklarını öldürmemek, herhangi bir iyilik husûsu…
Rıdvân Bi'âtı
Muhammed hac yapmak üzere Hicret’in yıhnda kendisine b h bir grup Müslüman Ue M ke’ye giderken önünün kesilm si üzerine yanında bulunan Müslüman grup Hz. Peyga ber’e ve İslâm’a sadık kalacak 567 ribbiyyûn n + nna dair Rıdvan adı verilen bir…
Tevbe Bi'atı
Mürşid-i kâmil denilen velî bir zâtın, huzûrunda tövbe edip günâh işlememek üzere söz vermek.
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî el-Mâlikî (ö. 1986), Muhammed Habîbullah eş-Şinkītî’den aldığı Kādirî irşadını Mısır’da Şer‘iyye adıyla düzenleyen; evrâd ve zikir meclisi esaslarını eserlerinde kayda geçiren sûfîdir.
Edirneli Gülâbî Ahmed Efendi
Edirneli Gülâbî Ahmed Efendi (ö. Rebîülâhir 1140/Kasım-Aralık 1727), Debbağzâde Mehmed Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Edirne medreselerinde hâşiye, dâhil, sahn ve üst derece müderrisliklerinde bulunan Osmanlı âlimidir.
III. Selim’in Sırkâtibi Ahmed Efendi Tarafından Tutulan Ruznâme
Sema Arıkan · 1988
mâ ba'de’t-tabî'a
mâ ba'de’t-tabî'a a. [Ar.] Hayat ve varlık ile bunlarm karşısmda Allah ve varlık ötesi dünyayı ele alan, bunlarm yanmda tabiî bilimlerin ilkelerini Mâ araştıran bilim dalı için kullanılan kelâm terimi, metafizik (bk. metafizik). Aristo’nun…
tabî'atçılar
Tabiat bilimlerine dayah bir metafizik kurma eğilimi ve gayreti içinde olan İslâm feylezoflannm oluşturduğu ekol. t
tabî'at
Yaratılış, t seciye, bir varhğm aslî yapısı ve maddî dünya anlamında bir terim. “Gökler ve yer.” anlamında bütün evreni ifade eden Kur’ân terimi. t
Arabî Aylar
Hicrî senenin on iki ayı (Bkz. Kamerî Aylar). Hicrî takvimde kullanılan Arabî ayların adları sırasıyla şunlardır: 1. Muharrem, 2. Safer, 3. Rebî'ul-evvel, 4. Rebî'ul-âhir, 5. Cemâzil-evvel, 6. Cemâzil-âhir, 7. Receb, 8. Şa'bân, 9. Ramazan,…
Âb-ı âteş-efrûz
Ateşi daha da alevlendiren su. Tasavvuf şiirinde ilâhî feyiz ve tecellinin gönüldeki aşk ateşini söndürmek yerine artırmasını anlatan Farsça bir terkiptir.
Biat
veya Beyat. Ahdetme, söz verme, bu amaçla el sıkma. tas. El almak; seyhine sadik ve bagh kalacagina, ona kayıtsız şartsız teslim olacağına, her dediğini itiraz etmeden yapacağına dair müridin mürşidine söz vermesi, bu amaçla tarikat mensupl…
şeb-i arûs
şeb-i arûs a. [< F. şeb + Ar. arûs] (Düğün gecesi) Mevlevî tarikatının lideri olan Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî (öl. 670 / 1273)nin İlâhî aşka kavuşmasını ifade eden ve öldüğü gece için kullanılan terim. Bu geceyi Mevlevîler, genellikle Kur’ân…
bâb-ı âlî
Sadaret makamı, divân-ı hümâyûn ile dahiliye ve hariciye nezaretlerini ve de şûrâ-yı devleti içine alan devlet dairelerinin bulunduğu yer. 2. Osmanh hükümet teşkilâtm; hükümetin başı sadrazam idi, ikinci önemli daire “reisü’lküttâb”ın büros…
azâb-ı azîm
“Çok büyük acı.” anla mmdaki bu söz, cehennem azabını ifade etmektedir
şarâb-ı aşk
Tasavvuf inancında “Aşk şarabı” anlamındaki bu uterim, sevgi ve muhabbet vanısıtası olarak nitelenmiş, mmaddî dünyadan sıyrılarak eti manevî dünyaya yönelme ve İlâhî aşka kavuşma için bir lış vasıta olarak görülmüştür. baka şarâb-ı cennet a…
bâb-ı âsafî
Sadrazam konağı veya paşa kapısı
Sâhib-i asâ
“Asâ sahibi” anlamında Hz. Mûsâ için kullanılan unvan. Onun mûcizevî asâsına gönderme yapar.
ashâb-ı a'râf
Cennet halkı ile cehennem halkı arasmda bir sur vardır; bu surun cennet tarafı “nur”, cehennem tarafı “ateş”tir. Bu iki yerin arası “a'râf’tır. Bu yerde bulunanlara “ashâb-ı a'râf” denilmiştir. Bunların sevapları ile günahları eşit olduğu i…
Kutb-I ârifîn
Ârif denilen evliyânın başı, en büyüğü, yüksek ilimler sâhibi. Kutb-ı ârifin Zünnûn-i Mısrî rahmetullahi aleyh şöyle buyurdu: "Her âzânın bir tövbesi vardır: Kalbin tövbesi, mâsiyeti (günâhı) terk etme husûsunda uyanık olmasıdır. Gözün tövb…
Fâtıma Sultan Camii, Bâbıâli
İstanbul · Türkiye · Gönüllü olarak müezzinliğine tâlib olduğu, kısa zamanda tamir ettirip cemaatini artırdığı ve baş müezzinliğine getirildiği cami; Gümüşhânevî ile tanışması da buradaki cuma cemaatinde olmuştur. Konum yaklaşıktır.
Râbia ve Habîb Anlatılarını Nasıl Okumalı?
Menkıbe, kronoloji ve öğretici kurgu. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Bengal Çiştî Hankahları
Ahî Sirâc, Nûr Kutb-i Âlem ve Eşref Cihangîr-i Simnânî çevreleriyle Bengal ve Bihâr'da gelişen bölgesel ağ; tek kuruculu kol değildir.