ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
200 sonuç · toplam 200 · “Rüya” · 3/9
01Akîka kurbanı
Çocuğun doğumu vesilesiyle şükür amacıyla kesilen kurban. Sünnette doğumun yedinci günü isim verme ve saç kesmeyle birlikte anılır; daha sonraki bir zamanda da kesilebilir. Akîka farz değildir. Etinden aile ve yakınlar yiyebilir, ihtiyaç sa…
Tûfan
Geniş bir bölgeyi kaplayan büyük su baskını. Dinî literatürde özellikle Hz. Nûh’un kavminin inkârı sebebiyle meydana gelen felâketi ifade eder. Kur’ân kıssasının amacı yalnız tarihî bir afet tasviri değil; peygamber uyarısına karşı direniş,…
deccâl (I)
deccâl (I) a. [Ar.] Tek tanrıh dinlerde kıyamet alâmetlerinden sayılan ve insanları doğru yoldan saptırmaya çalışacağı ve olağanüstü güçlere sahip olduğu söylenen kimselere verilen ad. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan doğruya geçmemekte…
kâ'im
“Her şeyi görüp gözeten, koruyan.” anlamında Allah'ın zatî sıfatlarından biri olarak kullanılan terim. Kur’ân-ı Kerîm’de “Âl-i İmrân suresi” k nde geçmektedir.
Rakīb
Gözeten, koruyan ve hiçbir şey kendisinden gizli kalmayan. Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Kul bakımından murakabe, Allah’ın her hâli bildiği bilinciyle söz ve davranışını denetlemektir. Bu bilinç başkalarını sürekli gözetleme değil, k…
Mukît
Sözlük anlamı “Vücudun ve ruhun gıdasını veren, gücüyetip koruyan.” olan bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup “Her şeye gücü yeten.” anlamında Allah’a nispet edilmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de “Nisa suresi” nin 85. ayetin…
evvâbîn namazı
evvâbîn namazı a. Akşam namazmdan veya kuşluk vakti içinde kılman nafile namaz. Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan doğruya bu namaz ile ilgili bir ayet bulunmamakla beraber, bu sözün geçtiği bir ayette tövbe edenlerin övgüye değer bulunduğunu ifade…
karine
(üj» [Ar.] “Maksada doğrudan doğruya ulaştırmayıp yalnızca işaret eden, sözün gelişinden, akışından anlaşılan durum.” anlamında kelâm terimi.
Gavsiye
Şüttâriye tarikatının Şeyh Muhammed m Gavs’a nispet edilen koluna verin len ad. Bu kol genellikle Hindis tan’ın Delhi ve Bengal bölgelerinde yaygınlık göstermiştir. Temel ilke olarak Şeyh Gavs’m müritlerine öğrettiği kurallar < benimsenmiş…
kâfi
“Koruyan, yeten.” anlamında Allah’ın sıfatı. Allah’ın kuluna “kâfi” olması, onu koruması, ona vekil olması, yol göstermesi, şahit olması demekkâfir 386 tir. Kur’ân-ı Kerîm’irı “Bakara suresi” nde mealen “Ey habibim, sen onların düşmanlığınd…
îslâmcılık
İslâm’ı inanç, düşünr. ce sistemi, ahlâk kuralları, siyae sî, İdarî ve hukuk düzeni bakık mından hayata geçirmek; Batı a dünyasma karşı Müslüman ülm, İslâm dini 370 keleri birlik, beraberlik ve da İs yanışma içinde olmaya özendirmek amacıyl…
Vâkī
Koruyan, gözeten ve zarardan sakındıran. Allah’a nispet edildiğinde yaratılmışları koruyup gözeten anlamında kullanılan sıfatlardan biridir. Kelime, insanın fiilleri için kullanıldığında bir şeyi meydana gelmeden önce engelleyen veya zarara…
âtî sıfatlar
âtî sıfatlar a. Allah’ın doğrudan doğruya zatmı niteleyen sıfatlar için kullanılan terim. Bunlar, “vücûd” (bk. bu madde), “kıdem” (bk. bu madde), “bekâ” (bk. bu madde), “vahdâniyyet” (bk. bu madde), “muhâlefetün li’l-havâdis” (bk. bu madde)…
oruç, -cu
oruç, -cu a. İslâm’m beş şartmdan biri olan bu terim, Arapça “savm, sıyâm”, Farsça “rûze” sözünün karşılığı olarak Türkçeleşmiştir. İslâm inancına göre, “Tan yerinin ağarmasından başlayarak gün batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme, v…
Ahad
Sözlük anlamı “Bir, bir tek, yegâne” olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dandır. Aynı anlamı içeren bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “İhlâs suresi” nde doğrudan doğruya Allah’a nisbet edilmiştir. Bu anlam çerçevesinde hadislerde…
beyit -yti
1. “Ev, hane, menzil, konak, mesken” anlamında olan bu söz, “Aynı vezinde iki dizeden oluşan bir nazım birimi.” olarak İslâmî edebiyatta, özellikle de Divan Edebiyatı alanında kullanılan bir terim olarak yaygınlık kazanmıştır. 2. tas. Kalp,…
Dîvânî
Osmanlı resmî kurumlarında, özellikle Dîvân-ı Hümâyun yazışmalarında kullanılan hat çeşididir. Ferman, berat, menşur, buyruldu, hüküm, tevkî, nişan, vakfiye ve ilâm gibi belgeler bu yazıyla kaleme alınmıştır. Gizliliği korumak ve tahrifatı…
Kehânet
Geleceğe veya duyularla bilinmeyen gizli hususlara dair haber verdiğini ileri sürme. Kelâm ve dinler tarihi literatüründe kâhinlik uygulamalarını ifade eder. İslâm inancında gaybın mutlak bilgisi Allah’a aittir. Bu sebeple kehânet iddiaları…
ta'abbüdiyyât
fık İslâm inancma göre, “ta'lîle (bk. bu madde) sapmayan doğ rudan doğruya Allah’a bağlılık anlayışıyla ortaya çıkan hüküm ler.
halîfe (D
halîfe [< Ar. half] Sözlük anlamı, “Birinin yerine geçen ve onun adına iş yapan.” olarak bilinen bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de “Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yapacağım, demişti” (Bakara suresi, 2 / 30) ibaresinde insan için geçm…
esmâ
GL-I) [Ar. ism’in ç. b.] “İsimler" anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birleşerek yeni terimler oluşturur. § tam. esmâ-i hüsnâ a. Ç^ı^ o Uçul) bk. esmâ'ü’l-hüsnâ esmâ-i İlâhiyye a. (^11 fLJ) bk. esmâ-i hüsnâ esmâ-i nebi a. (^. U…
hâfiz-ı kütüb
Bir kütüphanede kitapları düzenleyen, koruyan ve okuyucunun hizmetine sunan kimseler. Bu kimseler için “emîn-i kütüb, hâzin, hâzini kütüb” terimleri de kullanılmıştır. Bu unvanı alabilecek kimselerde, “esâmî-yi kütüb-i mu'tebereye arif, müd…
beytü’l-mâl
Devlet hâzinesi, devlete ait mal varlığının bütünü ve bununla ilgili idari ve malî kurum, hazîne-i mâliye. 2. Varisleri bilinmeyen veya hazır olmayan ölmüş bir kimsenin mallarmı koruyan ve saklayan daire veya devlet kurumu Varisleri bilinme…
karâbet-i vilâd
Usul ve füru, yani ikinci dereceden oluşan yalanlık