Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

732 sonuç · toplam 732 · “şifâ” · 22/31

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

His

Arapça bir şeyi iyice bilmek, yakîni elde etmek, demektir. Nefsin sıfatından ortaya çıkan şekil. Amr el-Mekkî şöyle der: “Bir kimse, vecd galebeleri sırasında bir şey hissetmedim derse, bu yanlıştır. Zira o, hislerin yokluğunun, ancak hisle…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kalenderiyye

Cemaleddin Savî (630/1232) tarafından tesis edilmiş bir tasavvuf okulu. Sonradan bazı sapmalar görülen bu tarikatı, şu özgün yönleriyle hülasa edebiliriz: Kalenderîlerde aşırı (hatta ölçüsüz) bir ehl-i beyt sevgisi vardır. Kemaleddin Efendi…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kendini Bilmek

Kendini bilen Rabbini bilir, ilkesi tasavvufun ana kurallarından biri durumundadır. Bu sözün çok çeşitli şekillerde yorumu yapılmıştır. Bir tanesi şudur: Kulun kendini yokluk, acizlik, mahviyet, fakr, eksiklikle bilmesi, daha doğrusu bunun…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kur’ân

Allah (c) tarafından, Peygamber Efendimize (s) gönderilen son ilâhî kitap. Bütün sıfatların kendinde kaybolduğu ilâhî zat, cem ve icmal makamı, Hz. Peygamber (s), insan-ı kâmil.

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

La İllâ

La, Arapça’da olumsuzluk, illâ da, istisna edatıdır. La, nefy, illâ ise isbât ifadesidir, ikisi aynı cümlede bulunursa, La, vahdet-i vücud açısından Allah’tan başka varlığın bulunmadığını, O’ndan gayrisinin yokluğunu ifâde etmektedir. Varlı…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

La Mekân âlemi

Bî ve la, ilki Farsça, öteki Arapça … siz,… sız, yok vs. gibi anlamları ihtiva eder. Bu durumda la mekan ve bî mekân sözleri; yersiz, yurtsuz gibi anlamlara gelir. La mekân âlemi de, yersizlik âlemi demektir. Mekan, var olan şeydir. Bir şey…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahabbet

Arapça, sevgi, aşk demektir. Tasavvufta mahabbetin hakikati, herşeyini sevdiğine bağışlaman, kendine de sende olan hiçbirşeyi bırakmamandır. Mahabbet ehli üç haldedir: Âmmenin mahabbeti: Bu fiilî bir sevgidir ve Allah’ın kendilerine ihsan e…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahît

Arapça dikilmiş elbise demektir. Öğülmüş sıfatları kazanarak, yerilmiş sıfatlardan sıyrılmaya işaret eder.

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahiye

Bir şeyin hakikati anlamında “mâ” ve “hiye” den meydana gelmiş Arapça bir sözcük. Tasavvuf? olarak Ümmü’l-Kitâb’a denir. Ümmü’l-Kitâb, Zât’ın künhünün mahiyetinden ibarettir. Yine bu ifade ile, üzerine isim, sıfat, vücûd, adem, Hak ve halk…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahv-I Erbâbis-Serâir

Sırlar erbabının mahvolması anlamında Arapça bir terkib. Bu, illetlerin ve âfetlerin silinmesi demektir. Bunun mukabili, muvasalâtın (karşılıklı kavuşmanın) isbatıdır. Bu, “onun işiten kulağı, gören gözü olurum” kudsi hadisinde belirtildiği…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mecânîn-I Ukalâ

Akıllı mecnunlar, akıllı deliler, anlamında Arapça bir tâbir. Sürekli cezbe halinde bulunan mecnûnlar, irşâddan sakıt olmuş, kendi maişetlerini tedarik edemeyen kimselerdir. Akşemseddin, meczûblaşma olayını şu şekilde anlatır: Zikir ile meş…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Menhec-İ Evvel

Arapça, ilk metot, ilk usûl anlamında. Kâşânî bu tabiri şöyle açıklar: Zâta ait vâhid’den vâhidiyyetin meydana gelişidir. Bütün sıfatlar ve isimlerin meydana gelişi keyfiyeti, zât rütbelerindendir. Allah kimi Zât rütbelerindeki bu sıfat ve…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mertebe-İ Ehadiyyet

Arapça, birlik mertebesi demektir. Varlığın hakikati, kendisiyle beraber başka hiçbirşeyin bulunmaması, mertebe-i ehadiyyet olarak kabul edilir. Bu mertebede esma ve sıfat helak olmuş (erimiş) tur. Bu mertebeye cem’u’l-cem’ veya hakikatü’l-…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mesâlik-İ Cevami’il-Eşyâ

Eşyayı toplayanların yolları anlamında Arapça bir tamlama. Kâşânî şöyle der: Bilinen ve görülen fiilî ve vasfî durum söz konusu olmaksızın, zâtın zatî isimler ile zikredilmesidir. Allah’ın bütün isimlerinin aslı, mutlak zât’tır. Onu ta’zim…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mese

Arapça ibret, darb-ı mesel, benzer, delil, hüccet ve sıfat, gibi çeşitli anlamlan vardır, insanın, üzerinde ettiği surete mesel denir.

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Münasebet-İ Zatiyye

Arapça, zatî ilişki, zatî alâka demektir. Hak ile kul arasında iki yönlü bir münasebet vardır.Kulun ta’ayyünü ve kesretinin sıfatlarıyla ilgili hükümlerin, Hakk’ın vücûb ve vahdetinin hükümlerine müessiriyeti (etkisi) yoktur.Aksine, çokluk…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Na’t

Arapça, vasıf, özellik, övmek anlamına bir kelime. Tasavvufta, vasfedenlerin, vasfedilenin fiil, hüküm ve ahlâkından haber vermesidir. Na’t, vasf ile aynı manada olmakla birlikte, vasf mücmel, na’t ise, fark’tır. Zat kendi nefsiyle kâim ola…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nefesu’r-Rahmanî

Rahmanı soluk anlamında Arapça bir tamlama. Ayan üzerinde, ayn olarak yayılan vücud-i âm ve suver-i mevcudatı taşıyan heyuladır. Vücûd-ı âm, heyula üzerine tertib olunmuştur. Binâenaleyh, insan binefsihî bir nevadan ibaret olduğu halde, suv…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rahmaniyye

İsim ve sıfatların, hakikatlarıyla ortaya çıkışı. Rahmaniyye mertebesinde zuhur eden isim, er-Rahmân’dır.

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sa’ak

Yıldırım düşmesi, şiddetli gürlemek, bayılıp kendinden geçmek ve helak olmak gibi çeşitli anlamlarıolan Arapça bir kelimedir. Kur’an-ı Kerimde, Hz. Musa’nın Tur-ı Sina’daki bayılışı konusunda geçer: “Musa, tayin ettiğimiz vakitte (Tur-ı Sin…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sâhib

Arapça, arkadaş, dost, bir şeyin mâliki anlamınadır. Tasavvuf ıstılahı olarak; sohbete iştirak eden, mürid, musâhib, ehl gibi mânâları vardır. Bu kelime ile ilgili bazı tâbirler şunlardır: Sâhib-Kırân: Kıran, iki kutlu veya kutsuz yıldızın,…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Salsale

Arapça, kuru şeylerin birbirine dokunarak ses çıkarması demektir. Bir çeşit azametle, ağacın gövdesinden tecellî yolu ile kâdiriyyet sıfatının ortaya çıkmasıdır. Bu da, kahredici heybet sıfatının ortaya çıkışlarından ibarettir. Bu tecellîye…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sermedi

Arapça, ebedî anlamına gelir. Evveli ve ahiri (önü ve sonu) olmayan. Evveli olmayana ezelî, ahiri olmayana ebedî denir. Sermedîlik, Allahü Teala’nın sıfatıdır.

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Söz

Tasavvuf söz değil, yaşama işidir. Bir başka deyişle, tasavvuf ehli, laf (kâl)’a değil, yaşama (hâl)’ya önem verir. Ancak konuşma söz konusu olduğunda, Hz. Peygamber (s) gibi, az sözle çok mânâ ifâde etmeye (camiu’l-kelim olmaya) dikkat ede…

↗