ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
948 sonuç · toplam 948 · “dânâ” · 14/40
01Rab
Terbiye eden, yetiştiren, yöneten, sahip olan ve gözeten. Mutlak anlamda Allah için kullanılan temel Kur’ân kavramlarından biridir. Rab ismi yaratma ile terbiyeyi birlikte anlatır: Allah varlığı meydana getirir, ihtiyaçlarını karşılar ve on…
fâsık
Allah’ın buyu duğu emirleri yerine getirmeyi na asi olan mümin veya kâfir için re kullanılan terim. Kur’ân-ı ış Kerîm’de bu söz, kök biçiminde ı- yedi ayette, çekimli fiil olarak on u ayette, “fâsık” olarak da otuz r; yedi ayette yer almakt…
ni'met
“Maddî manevî imkânlar, bolluk anlamında olan bu terim Kur’ân-ı Kerîm’de seksen a ayette Allah’a izafe edilmekted {bk. M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem “n'am” maddesi). Nisâ suresi a. Ç^j^ »U) Ar. “Sûretü’n-Nisâ” GUll s^) Kur’ân-ı Kerîm’in dördün…
son cemaat mahalli
Camileri dışında, namaza gecikenler içi yapılmış yüksekçe ve revak namaz kılma yeri
nevvâh
[< Ar.nev “Ağlayan, çığlık ata anlamındaki bu terim, ölün arkasmdan ağıt yakmak üze para ile tutulan kimse iç kullanılmıştır
Hâricîler
Hz. Ali ile Muâviye arasındaki Sıffîn Savaşı’nın ardından hakem kararına karşı çıkarak Hz. Ali’nin ordusundan ayrılan siyasî-dinî hareketin mensupları. Tarihî çerçeve “Hüküm yalnız Allah’ındır” sloganıyla hakemliği reddeden ilk grup Harûrâ’…
mevâli
[Ar. mevlâ’nın ç. b. İslâm dünyasında, Arap olma yan Müslüman halk. Buna kar şm bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Meryem suresi” nin 5. aye tinde “akraba” anlamında “Ahzâb suresi” nin 5. aye 463 mevbikât n” tinde “dostlar” anlamında, i “Nisa sures…
ehl-i bid'at
ehl-i bid'at a. Hz. Peygamber döneminden sonra ortaya çıkan, Kur’an-ı Kerîm ve Hz. Muhammed’in sünnetine uymayan, Hak yolundan ayrılan ve Müslüman sayılmayan, dinî bir delile dayanmayan bazı inanç ve davranışları benimseyen, bunları başkala…
mehr-i misi
Evlenecek kızm babası tarafından veya memleketi halkından akit tarihinde yaş, güzellik, bekâret gibi özellikleri taşıyan kadınların mehrini örnak alma durumu
levh-i mahfûz
Kâi natta var olacak ve meydana ge lecek olayları, değişimleri veya yok oluşları düzenleyen İlâh takdirin kayıtlı bulunduğu kitap veya yazı, bütün evrendeki bil giyi kucaklayan ve saklayan ne fis. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de “Bel hüve Kur’â…
nefir
Gü) [Ar.] Hac ibadeti sı smda Mina’dan ayrılma du mu. 535 nemîme eği nefîy a. [Ar.] tas. Tasavvuf inancında, kulun fiillerinin Hakk’ın fiilleri karşısmda fani >u^) olması
Harâm Lokma
Helâl olmayan ve dînen yenmesi yasaklanan yiyecek. Vücûduna harâm lokma karışmış bir kimse, namazdan tad duymaz. (Behâeddîn-i Buhârî) Mîde yenilen şeylerin toplandığı yerdir. Oraya helal lokma koyarsan, âzâlardan sâlih (iyi) ameller, işler…
îmân-I Şühûdî
Basîret (kalb gözü) ile müşâhede ederek, görerek olan îmân. Dünyâ durdukça ve dünyâ hayâtı ile yaşadıkça gayba inanmaktan başka çâre yoktur. Çünkü bu dünyâda hakîkî îmân-ı şühûdîye kavuşmak mümkün değildir. Âhiret hayâtı başlayıp, vehm ve h…
İnniyye
Arapça benlik anlamına gelir. Zat mertebesi açısından aynî varlığın gerçekleşmesi. Hakk’ı müşahade için, kulun Hakk ile arasındaki varlık perdesini (inniyeti) kaldırması lazımdır.
Timsâl
Kumaşa, kâğıda, duvara ve başka yerlere yapılmış canlı resimler. Saneme (odundan, altından, gümüşten yapılan insan heykeline), vesene (taştan yapılan insan heykeline), sûrete ve timsâle tapınmak, onların fayda ve zarar yapacaklarına inanmak…
Rûh-Ul-Kuds
1. Cebrâil aleyhisselâm. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Meryem oğlu Îsâ'ya da beyyineler (çok açık deliller ve mûcizeler) verdik ve onu Rûh-ül-kuds ile takviye ettik, kuvvetlendirdik. (Bekara sûresi: 87, 253 ) De ki; onu (…
Nısf-Ün-Nehâr
Gün ortası. Gölge nısf-ün-nehâr hattından ayrılınca, öğle namazının vakti başlar. (İbn-i Âbidîn) Güneş doğarken, batarken ve nısf-ün-nehârda kılınmaya başlanan namazlar sahîh olmaz. Öğle vaktinden önceki yirmi dakika, kerâhet yâni namaz kıl…
Sanem
Put, odundan, altından ve gümüşten yapılan insan heykeli. (Bkz. Put) Saneme tapınmak ve onun fayda ve zarar vereceğine inanmak şirktir (Allahü teâlâya ortak koşmaktır.) (Tahtâvî)
İlm-İ Usûl-İ Tefsîr
Tefsîr ilminin metodlarından, kâidelerinden, müfessirde bulunması gereken şartlarından, âyet-i kerîmelerin; nâsih ve mensûhundan, hâss ve âmmından bahseden ilim.
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Cem‘
2.3.2. Cem‘ ve Fark Tasavvufta kulun, mahlûkât ve rabbi ile olan ilişkisini anlatmak için kullanılan kavramlardan cem‘ ( ع مجلا) ve fark (ق رفلا) tasavvuf klasiklerinin ekseriyetinde yer almaktadır. Bunlardan Serrâc, Kelâbâzî, Kuşeyrî ve Hü…
Şeriat
2.2.13. Şeriat ve Hakikat Şeriat (ة عيرشلا) ve hakikat ( ةقيقحلا) ayrımı tasavvuf kaynaklarında ele alınan önemli bir mevzudur. Her iki kavrama da Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî aralarındaki farklara da işaret ederek eserlerinde yer vermişlerdi…
Telvîn
2.2.15. Telvîn ve Temkin Sûfîlerin tasavvuf yolunda kat ettikleri mertebeleri ve buna bağlı olarak hallerinde yaşanan değişimi ifade eden kavramlardan telvîn ( نيولتلا) ve temkin (ن يكمتلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı âyetlerle…