Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

167 sonuç · toplam 316 · “metâ” · 1/7

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

metâ

Q tu) [Ar.] (ç. b. emti'a) Dünyada insanm elde edip yararlanması için kullanılan her türlü maddî değer ya da ihtiyaç maddeleri. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de otuz beş ayette geçmektedir (bk. M. F. Abdülbâkî, el- Mu'cem, “met'a” maddesi.) fık. G…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

metâvile

WjL) [Ar.] Lübnan’da yerleşik hayatta, özellikle de büyük şehirlerin varoşlarmda bulunan ve İmâmî İsnâaşerî Şiileri için o bölgede kullanılan ad.

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

metafizik

Hayat ve varlığı konu edinen, yine hayat ve varlık sonrası ya da fizik veya tabiat ötesi sebepler ile bilginin ilkelerini gündeme alan ve araştıran bilim dalı ya da felsefe kolu.

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

metâf

“Tavaf edilen yer.” anlamında ve “mescidü’lharâm” (bk. bu madde) içerisinde bu ibadet için ayrılan yere verilen ad ve bu yer için kullanılan terim

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Metânet

Sağlamlık, dayanıklı olma. Türklerde önce, itâat (söz dinlenme, emre uyma) duygusunu kırmak ve mânevî râbıtalarını (bağlarını) parçalamak, dînî metânetlerini zayıflatmak îcâb eder. Bunun da en kısa yolu, an'anât-ı milliyye (millî gelenekler…

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

imetân

“İki kelime” anlamında olan bu söz bazı kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur.

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

ek­ Kerbelâ + F.nâme] tas

ek Kerbelâ + F.nâme] tas. ed. Tasavvuf! edebiyatta mutasavvıf şairlerin Kerbelâ hadisesini şiirpılleştiren eserler için kullandıklade) rı ortak ad. ungü Kerîm öz.a. [Ar.] Sözlük anluş lamı, “Cömert olmak, iyi, güzel uş ahlâklı ve asil olmak…

↗
08
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Kıyâmet Alâmetleri

Kıyâmetin kopmasının yaklaştığına dâir Resûlullah efendimizin haber verdiği büyük ve küçük alâmetler, işâretler. On büyük alâmet görülmeyince kıyâmet kopmaz. Bunlar: Duhan (duman) , Deccâl, Dâbbet-ül-erd, güneşin batıdan doğması, Îsâ aleyhi…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Afet

ç. Afat Musibet, bela, zarar, ziyan. tas. a Kötü huylardaki tehlikeler ve zararlar; örn. gıybet afeti, yalan afeti, şöhret afeti. b Organların ahlak dışı yollarda ve günaha yol açacak biçimde kullanılması; örn. dilin afeti yalan söylemek, k…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ağlama

Bükâ, girye, gözyaşı dökme. tas. Elem, haz; üzüntü, sevinç; ilâhî azap, ilâhî lütuf sebebiyle gözyaşı akıtma. İ Gözlerimden yaş ile kan akıtır İlâhi yaşım dilemezem siline Zira aktıkca gözümden kanlı yaş Hos teselliler gelir ben kuluna Hoş…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahit

Ahd. Söz verme, peyman, söz alma, taahhüt etme, üstlenme. tas, a Misak, peyman, emanet, bezm-i ezel'de ve kâlübelâ'da insanların Allah'ı Rab tanıyacakları ve kendilerini onun merbübu (kul) bileceklerine dair verdikleri SÖZ, yaptıkları muahe…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Anz

(عا رض) ç Avârız. Engel, gelip gecici sey. tas. a Nefs ve seytandan gelip ruh ve kalplere ârız olan ve kötüye kılavuzluk yapan arzular, düşman tarafından kurulan tuzaklar, yola konulan engeller. Düşman denilen Şeytan ve nefsten gelen her şe…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

A‘yân-ı sâbite

Varlıkların Allah’ın ilmindeki ezelî ve değişmez hakikatleri. Tasavvuf literatüründe, özellikle vahdet-i vücûd düşüncesinde, eşyanın dış dünyada var olmadan önce ilâhî ilimde bilinen sûret ve hakikatlerini anlatır. İlim ile dış varlık arası…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Beşâret

Müjde, müjdeleme, tebrik etme. tas. Dostun dosta ilettiği sevindirici haber. Can çekişme halinde Allah melek aracılığıyla dostu olan kuluna “Korkma, üzülme, cennete gireceksin,” müjdesi verir yada mahşer günü kul hesaba çekilirken Allah mel…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cuybar

>) Nehir, ırmak, çay, akarsu. tas. Kulluk mecrası, kullukla ilgili hüküm ve mukadderatın gerçekleşme tarzı (sr),

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dâiye

¢. Devai. Saik, arzu, içten gelen istek, tas. Nefsin arzu ve eğilimlerine dâiye-i nefsani adı verilir (sr). Allah'ın nzasina uygun isteklere de dâiye-i Hak denir. Insan bir arzunun doğuşu ve eyleme dönüşmesi Şu aşamalardan geçer: nakru'l-hâ…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Davet

Çağırma, davet etme. Tasavvuf çevresinde insanları irşada, tövbeye ve mânevî terbiyeye çağırma anlamında kullanılır. Dâî maddesine de bakınız.

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dems

9) Gömme, örtme, gizleme. tas. Bir Şeyi ve onun izini kalpten silmek. Sehl et-Tüsteri, “Nefsini toprağa gömdüğünde kalbin arşa ulaşır,” demiştir.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dert

(2 (در >. Gam, ıstırap, elem. 2, tas. a Sevgiliden sevene gecen ve katlanilmasina Süç yetmeyen hal (1s). Hak'tan uzak ve ırak düşme tarzındaki dert tam

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dest-zeden

El çırpma, alkışlama veya hücum etme. Tasavvufî yorumda murakabe ve muhafaza ile ilişkilendirilen Farsça bir tabirdir.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Devse

Çiğneme, döğme, tas. Sa'diye tarikatinde bir ayin. Bu ayin 300 kadar dervisin yüzü koyun Yanyana yatması ve şeyhin de bunların üzerinden atıyla geçmesi şeklinde icra edilirdi. İnsanları ve Müslümanları aşağılayıcı bir ni- teliği bulunduğu i…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dua

Yakarış, yalvarış, niyaz, dilek dileme, halini arz etme. tas. Kulun Hakk’a yakarışı. Halkın duası lisanla, zahitlerinki fiille, ariflerinki hal diliyedir. Dua sevgiliye özlem duymaktır. Dua Hakk'ın huzuruna utanarak çıkmaktır *.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fitâm

G (فطا Sütten kesme, süt emmekten kesilme. tas. Bir müridin veya halifenin sülükunu tamamlaması, bağımsız olarak hareket etmesi; ihtiyaç duydugu bilgileri feyz ve fetih yoluyla Allah'tan alma mertebesine ulaşması. Vaktinden evvel çocuğu süt…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gaybet

Kendini kaybetme, kendinden geçme. tas. Hak'tan gelen feyz ve tecellinin çokluğu ve kuvveti sebebiyle sâlikin çevresinin ve bizzat kendisinin ne yaptığını fark edemeyecek şekilde kendini kaybetmesi. Halktan ve nefsinden gâib olan Hak'la haz…

↗