ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
150 sonuç · toplam 264 · “imlâ” · 1/7
01imlâ
GıLI) [Ar.] Hadis biliminde, hadis uzmanı olan kimselerin rivayet ettiği hadisleri veya bir i hadis bilgininin ya da bir şeyhin okutacağı metni öğrenciye dikte ettirmesi veya birebir yazdırması işi.
Rifâî tâcı
Sekiz veya on iki terkli örnekleri, koyu renk şemle/destarı ve farklı Rifâî gülleriyle tanımlanan tarihî tâc ailesi. Şube ve coğrafyaya göre biçim farklılıkları bulunur.
Tekke
Bir tasavvuf yolunun sohbet, zikir, eğitim, hizmet ve barınma faaliyetlerinin yürütüldüğü kuruma verilen genel addır. Dergâh, zâviye, hankah ve âsitâne kelimeleriyle örtüşen kullanımları bulunmakla birlikte bunların ölçeği ve işlevi dönemle…
Ayna
İnsan-ı kâmilin kalbi. Allah'ın zat, sıfat, isim ve fiillerine mazhar ve tecelligâh olması itibariyle genel anlamda insana, özel anlamda kâmil insana ayna (ayine, mir'at) ve mir'ât-ı Hak, ayine-i Rahman denir; çünkü Allah, diğer varlıklarda…
bürhân
Sözlük anlamı “açıklığa kavuşturmak, berraklaştırmak, delil getirmek’ olan bu söz, “Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin delil” olarak tanımlanmış ve Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi”, “Enbiya suresi”, “Mü'min suresi” nde ise “delil” anl…
Büt
Put, sanem. tas. a Nefs, nefs-i, emmare. Herkesin putu kendi nefsidir. Hakikati idrak etmek için Hz. İbrahim'in putu kırması Büt vahdet Ye me ———.. N gibi nefs putunu kırmak gerekir. Fütüvvet ehli fetâyı (yiğit), put kıncı (biit-siken) olar…
Ehl-i tasfiye
Je!) Hakikatin manevi arınma ve ruhi temizlikle bileneceği görüşünde olanlara ehl-i tasfiye, tuttukları yola tarik-i tasfiye denir: Ehl-i vecd Vecde gelen, vecd yoluyla Hakk’a eren. Ehl-i vuslat Erenler, ermişler, vâsilün. Ehl-i vusül Süfil…
Eyyâm-ı gam
!) Üzüntülü günler. tas. Seyr ile'l-lâh'tan geri kalma zamani. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için SE kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Eza—Cefa Bkz. İncinmek-İncitmek. Ezel-Ebed Allah'ın başlangıcı olmamasına ezel, sonu…
halk
Allah’ın evreni ezeldeki takdirine uygun olarak yaratması. § tam. halk-ı cedîd a. (jj^ jk) (yeniden yaratma) İslâm inancına göre, öldükten sonra yeniden yaratma, diriltme. halk-ı müstemir a. (ji« jk) bk. halk-ı cedîd halkuT-Kur’ân a. (ji> j…
Gisû
Omuzlara dökülen saç. Tasavvuf şiirinde sevgiliye ulaştıran talep yolunun ve “Allah’ın ipi” şeklinde yorumlanan mânevî bağın remzidir. Saçın kıvrımları, hakikate giden yolun çokluğu ve inceliğiyle ilişkilendirilir.
hizmet
a Farsça kökenli bu terim, “Sahip, t efendi, iyi eğitim görmüş kimse. ” a anlamında kullanılırken sonrau dan kadılar, imamlar, ticaretle ir uğraşanlar da bu ad ile anılıyork du. Türkçede ise lakap olarak ş kullanılması Eski Türkiye Türku çe…
Lengerhâne
Demir atılan ve konaklanan yer. Tekke dilinde fütüvvet ehlinin tekkesi, dervişlerin yemek yediği bölüm, imarethane veya bazı kullanımlarda türbe anlamına gelir. Kelime, yolcunun durup sükûnet bulduğu güvenli menzil fikrini taşır.
Mebâdi
İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. ta…
pîr
ve a [F.] tas. Sözlükte, er) “Koca, yaşlı adam, ihtiyar.” olarak tanımlanan bu söz, bir ar tarikatın kurucusu veya öncüsü m’m anlamında terim, eşanlamlısı rz” “mürşid, velî, şeyh” (bk. bu nde maddeler). şan pîr-i çarh 554 § tam. pîr-i çarh…
Müsâmere
Sözlük anlamı: Gece sohbeti. Tasavvufî kullanımları Hakk'ın kul ile onun sırrında, yani gönlünün derinliğinde konuşması. Hakk'ın esrar ve gayb âleminde âriflere hitabı. Hatırlanmanın unutulmaya yüz tuttuğu sırada ruha gelen mânevî serzeniş.…
Savâik
Yıldırımlar. 2. tas. Âdem ve âleme zahir olan bütün tecelli nurları ve ilâhî tecelli parıltıları (sr). Savl — Savlet (صوك — صولة) 1. Hamle, hücum, uzatma. 2. tas, a Mürit ve orta hallilerin, hemcinslerine dil uzatmaları. Sâlik, Allahın kend…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
ahidnâme
Hükümdarlarm veya sultanlann bazı devlet, cemaat veya şahıslara özel hak ve imkân tanımak amacıyla düzenlenmiş olan belge, muahede-nâme, musâlaha-nâme. İslâm devletleri içinde ilk ahid-nâme, Hz. Muhammed tarafından H. 9. yıldan sonra verilm…
hayrât
hayrât ç. a. [Ar. hayre ve hayyire’nin ç. b.] “Bağışlar, iyiha likler ve güzellikler, Allah için yapılan yardımlar.” anlamında kelâm terimi.
suç
İslâm inancma göre, işlene yene cezâî yaptırımlar uygucu lanması öngörülen yasak eylemler için kullanılan terim. lir
ilhâk
Hadis biliminde, bir hadisi yazarken unutulan söz veya ibareleri sonradan kitabm kenar kısımlarına ekleme ve kaydetme.
arasât
Boş ve kullanılmayan arsa anlammdaki bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekle beraber kelâm ve tefsir kaynaklarında “Kıyametin kopmasından sonra dirilecek olan insanların toplanacağı ve dünyada yaptıkları ve işledikleri amellerinden dolayı sorg…
istîlâd
Bir kimsenin çocuk edinme amacıyla cariyesini hamile bırakması ve cariyenin hürriyetine kavuşm ile sonuçlanan hukukî süreç. istilâm a. [Âr. ] flk. Hac deti sırasında tavaf yapılı “Hacerü’l-esved”in yanına lindiğinde el sürme, onu ö ya da te…
nafile sadaka
nafile sadaka a. İslâmî inanca göre, farz ve nafile olarak nitelenen sadaka ibadetinin farz olanları zekât olarak adlandırılmış, vacip olanı ise “fitır sadakası” olarak adlandırılmıştır. Bunların dışında kalan ve yapanm büyük sevap kazanaca…