ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
78 sonuç · toplam 148 · “Kutb” · 1/4
01Kutb
İşlerin görülmesine veya insanların doğru yolu bulmasına vâsıta kılınan büyük zât. Dünyâ işleri ve madde âlemindeki olaylarla alâkalı olana medâr kutbu (kutb-ül-aktâb), din ve irşâd işi ile vazîfeli kılınana irşâd kutbu denir. (Bkz. Kutb-i…
Kutbu'irşat
Rehber kutup. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta bulunur. ) 220
Kutbu'Lirşat
Rehber kutup. 2. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete birlik (vahid erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta “İsim ve sıfa bulunur. Kül a MM al a la 2 RT cutup i, ar. (LS) veya Kutb 1.…
Kutbü’l-irşâd
İnsanları mânevî yolda eğitme ve yönlendirme yetkisinin en yüksek derecesini temsil ettiği kabul edilen velî. Terim, irşad hizmetinin merkezinde bulunduğuna inanılan kâmil mürşidi ifade eder; tarihî bir idarî makamdan ziyade tasavvufî velây…
Kutbu'kirşat
Rehber kutup. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta bulunur. pe Ni ome
kutb-ı hakîkî
Tasavvuf inancına göre, “akl-ı evvel” (bk. bu madde) için kullanılan terim
Kutb-I ârifîn
Ârif denilen evliyânın başı, en büyüğü, yüksek ilimler sâhibi. Kutb-ı ârifin Zünnûn-i Mısrî rahmetullahi aleyh şöyle buyurdu: "Her âzânın bir tövbesi vardır: Kalbin tövbesi, mâsiyeti (günâhı) terk etme husûsunda uyanık olmasıdır. Gözün tövb…
Kutb-İ Ebdâl
Kutb-i aktâb, Kutb-i medâr.
Kutb-İ İrşâd
İnsanların irşâdına (doğru yolu bulmasına) ve hidâyetine (saâdete ve kurtuluşa ermesine) vesîle kılınan zâtların reisi. Kutb-i irşâd, âlemin irşâdı ve hidâyeti için feyzlerin gelmesine vâsıta olur. Kutb-i irşâdın her zaman bulunması lâzım d…
Kutb-İ Medâr
Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk-kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan büyük zât. Kutb-ül-aktâb, Kutb-ül-ebdâl da denir. Kutb-i medâr, her zaman bulunur. Resûlullah sallallahü aleyhi v…
Kutb-Ül-Aktâb
Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk, kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan ricâl-i gayb yâni herkesin tanımadığı zâtların reisi. Emrinde üçler, yediler, kırklar... denilen yine bu işlerle…
Kutbiyyet
Kutubluk denilen yüksek evliyâlık mertebesi. (Bkz. Kutb)
Kutb-I Nâyi
Mevlevi deyimi, Mevlânâ zamanında neyzenlik yapan, Hamza Dede’ye, Kutb-ı Nâyî denir. Manası, ney çalanların kutbu, başı demektir.
Efrat
ع Fert Fertler; eşsiz şahsiyetler. tas. Kutbun gözetimi dışın- da kalan gayb erenler. Bunların belli bir sayısı yoktur; 2, 3, 6 veya 10 olabilir. Efrât Hz Peygamber'e mükemmel bir şekilde tabi olarak ferdiyet tecellisine mazhar olmuştur.
Gasy
Kendinden geçmek. 2. tas. Dini his ve heyecan içinde kalan ve ilâhî tecellilere mazhar olan sâlikin kendinden geçmesi, ruhunu latif ve lâhüti bir perdenin bürümesi. Gavsi. ar. ( (غو 1. Sığınma, iltica etme. 2. tas. Kendisine sığınıldığı zam…
Hammar
() 4+) Meyhaneci. tas. a Kâmil insan, pir, Hakk’a eren mürşit. b ii Telvin makamında izzet perdesiyle perdelenen sâlik. c Hayret içinde kalan âşık. Hamuş i., s. ar. ش) +) + Hamusan a Susmak, süküt. b Süküt eden, susan. c Ölü. | tas. Killet-…
Ima
x, Işaret, hissettirme. 2. tas. a İşaretsiz ve ibaresiz hitap. b Organ hareketiyle olan işaret, işmar. c Bir bilgiyi ve manayı, kimsenin farkedemeyeceği şekilde gizlice muhataba intikal ettirme. İmâmân i ar, ماما ن) 1) 1. Iki imam. 2. tas.…
Kadem
Sübut. Sabit olmak. Ezeliyet, kıdem. Bir'in sıfatlarını kendi hakikati haline getirmek için onun izini takip etme. “Falan Muhammed'in kademi üzerinedir” demek, “o Muhammedidir,” “Muhammediyyu's-sıfattır,” “Muhammediyyu'l-mesreptir,” yani “o…
Kutup
( veya Kutb Medar, değirmenin alt taşına yerleştirilen ve üst taşın dönmesini sağlayan demir. tas. a En büyük veli. b Her zaman âlemde Allah'ın nazar kıldığı yer olan tek kişi (kı). c Kutup âlemin ruhu, âlem de onun bedeni gibidir. Her şey…
Mihda
(مخدع) Mahzen, kiler, harem, 2. tas. Kutbun, vuslat ehli efrâttan gizli kaldığı yer (kı; İFA 345). Bu makamda kutbu, efrat bile göremez (CT; İFM).
Neyzen
(95 (نى veya Nayi Ney üfleyen. Kutb-i nâyi: Neyzenbaşı, en iyi ney üfleyen.
Pîr-i mugân
Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâ…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
aydariye (III)
aydariye (III) a. [Ar.] tas. Tasavvuf tarihinde 13. yüzyılda Kutbüddin Haydar Zâve'î ’ye nispet edilen bir tarikat için kullanılan bir terim. Genellikle rind ve kalendermeşrep kişilik ve kimlikleriyle tanınan ve Horasan bölgesinde oluşan bu…