ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
36 sonuç · toplam 50 · “Şefkat” · 1/2
01Şefkat
(شفقة) 7, Acimak, merhamet, 2, tas. Halka ihtiyaç duydukları şeyi vermek, güçleri yetmeyecek seyi onlara teklif etmeme; anlayamayacakları dille ken. dilerine hitap etmeme. Bkz. Isfak.
Âdâb
İ) t. Edep Uyulması gereken görgü kuralları, göz önünde tutulması gerekli olan esaslar, izlenmesi gereken yol yordam. En iyi hal ve hareketler, ölçülü davranışlar, kişiler arasındaki iyi ilişkileri düzenleyen esaslar. tas. Süfilerin uydukla…
Arbede
Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…
İlahiyet
Tanrılık, tas. Rahmet; şefkat, azap, gazap gibi insanla ilişkisi bulunan bütün ilâhî isimler (iFM).
Mihrap
İlk zahit ve süfiler ibadet için çekildikleri inziva köşesine mi'rab derlerdi. Halkın gönüllerinin yöneldiği matlap, maksüt, murat. » Mihriban s. fars. Şefkatli, sevecen. tas. Rububiyet sıfatı.
Nüceba
(نجباء) 1, Seçkinler, soylular. 2. tas. Kırklar. Bunlar halkla ilgili hususları düzeltir, onların yüklerini taşır, yalnızca halkın hukuku konusunda faaliyet gösterirler (Kı). Son derece şefkatli ve yaratılıştan merhametli olduklarından taşı…
Nüsk
Züht. Gİ O) x. Üçüncü şahıs zamiri (hüve, hü). 2. tas. Allah. Ahd-i sâbık denilmeden henüz “Elest” buyulmadan ee ee Ol beni dam ben ol idi bes bu nicesi kesile = 0 Oğlan وغلا ن) ( Tüysüz, emred, mahbup. e Onbeşler ونبثلر) ( Ricdl-i henân de…
Tevâli
(a! (طوا Pırıltılar, ışıltılar, doğuşlar. tas. Ariflerin kalplerine dogan, huzur veren tevhit nurları olup, bu nurun şaşaasından kalpteki öbür nurlar etkisini kaybeder; tıpkı güneş doğduğu zaman yıldızların ışıklarının kaybolması gibi. Tevâ…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
ecir, -ri
ecir, -ri a. [< Ar.ecr] Bir iş karşılığmda verilen şey, karşılık, ücret, sevap. Kur’ân-ı Kerîm’de teklik ve çokluk biçimleriyle yüz beş ayette, bazen mükâfat, bazen de ceza karşılığmda yer almaktadır. Bir ayette ise (Nisa suresi, 4 / 24) “m…
hannân
Bu terim, ü “Çok merhametli, çok şefkatli.” u anlamında Allah’ın sıfatlarınldandır. ki” harâbât a. [Ar.] Tasavvuf i” ehli tarafından “dergâh” (bk. bu a madde), “tekke” (bk. bu madde), “hânkâh” (bk. bu madde) ve “zâviye” (bk. bu madde) ye ve…
Rahmân
Rahmeti bütün yaratılmışları kuşatan. Allah’a özgü güzel isimlerden biri. Rahmân ismi ilâhî merhametin dünyada mümin-kâfir ayrımı olmadan bütün varlıklara ulaşan genişliğini anlatır. Tasavvuf ahlâkında kulun bu ismin tecellisinden payı, yar…
esmâ
GL-I) [Ar. ism’in ç. b.] “İsimler" anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birleşerek yeni terimler oluşturur. § tam. esmâ-i hüsnâ a. Ç^ı^ o Uçul) bk. esmâ'ü’l-hüsnâ esmâ-i İlâhiyye a. (^11 fLJ) bk. esmâ-i hüsnâ esmâ-i nebi a. (^. U…
râsih
Sözlük anlamı, “Yerinde sabit ve ele sağlam olmak, sağlam bilgiye saman hip olmak. ” olan bu söz, “Herhangi bir şüpheye yer vermeyecek derecede sağlam bilgiye sahip tas. olan, Allah’a, Kur’ân’a ve ahret iyagününe iman eden kimse. ” için yla…
sib” rasûl
“Doğru yolda me olan, akıllı, baliğ.” anlamında Allah’ın sıfatı olarak geçen terim. İs Ra'ûf a. [Ar.] Sözlük anlamı, lda “Merhamet etmek, şefkat gösye- termek.” olan “re'fet” kelimezan sinden türeyen bu söz, “Çok pet merhametli, şefkatli ol…
esmâ-i şerîfe
Allah’ın kutlu adları. esmâ'ü’l-hüsnâ a. »Lul) Allah’ın güzel adları için kullanılan terim. Kur’ân-ı Kerîm’in “A’râf suresi” nin 180. ayetinde mealen, “En güzel isimler Allah’ındır. ” ve “Ta ha suresi” nin 8. ayetinde mealen, “En güzel isim…
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Ahdnâme (ahidnâme)
Devlet başkanının emriyle, bâzı devlet, topluluk ve şahıslara özel haklar tanımak maksadıyle hazırlanan belge. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem, hıristiyanlarla ilgili olarak, hazret-i Ali'ye yazdırdığı ahidnâmenin bir kısm…
Kahkaha
Yanındakiler işitecek kadar gülmek. Rükû' ve secdeleri olan namazda kahkaha ile gülmek, namazı da, abdesti de bozar. Namazda tebessüm, namazı da abdesti de bozmaz. Tebessüm, insanın kendisinin de işitmeyeceği kadar gülmesidir. (İbn-i Âbidîn…
Anglikanizm
İngiltere kralı Sekizinci Henry'nin kurduğu hıristiyanlık mezhebi. Îsâ aleyhisselâmın bildirdiği Îsevîlik zamanla bozuldu. Hazret-i Îsâ'nın telkîn ettiği insanlık, merhamet, şefkat esasları tamâmen unutuldu. Bunun yerine; taassub, kin, nefr…
Cömerdlik
Dînin, vicdânın ve mürüvvetin (insanlığın) vermeyi emrettiği yerde vermek kendisine zor gelmemek. Cömerdlik, Cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyâya uzanmıştır. Kim ondan bir dal t utarsa, o dal onu Cennet'e çeker. (Hadîs-i şerîf-E…
Latîf (el-Latîf)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından. Lütf ve ihsân edici, dâimâ güzel muâmelede bulunan. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Gözler O'nu idrâk edemez. Ama O, gözleri idrâk eder. O latîftir, (her şeyden) haberdârdır. (En'âm…
Ledünnî İlmi
Allahü teâlânın vergisi, ihsânı olan mânevî ilim. (Bkz. İlm) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Orada kendi indimizden bir rahmet (vahy ve nübüvvet veya uzun ömür) verdiğimiz ve ona ledünnî ilmi öğrettiğimiz kullarımızdan birin…