Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

479 sonuç · toplam 565 · “İslâmî” · 1/20

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İslâmiyyet (islâmiyet)

Allahü teâlânın Cebrâil ismindeki melek vâsıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselâma gönderdiği, insanların dünyâda ve âhirette râhat ve mes'ûd olmalarını sağlayan usûl ve kâideler, emirler ve yasaklar. Allahü teâlâ âyet-i kerîme…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

kenz-i İslâmî

(^jLul^ İslamdan sonraki bir dönem ait bulunan bir define

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Ulûm-İ İslâmiyye

İslâm bilgileri, din bilgileri, müslümanların öğrenmesi lâzım olan bilgiler. Ulûm-i İslâmiyye'nin bir kısmını öğrenmek farz, bir kısmını öğrenmek sünnet, bir kısını öğrenmek de mubâhtır. (Bkz. Ulûm-i Nakliyye) (Yûsuf Sinânüddî)

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Meşîhat-I İslâmiyye

Bâb-ı fetvâ (fetvâ kapısı). Şeyhülislâmın bulunduğu yer. İlmiye teşkilâtının en yüksek makâmı meşîhat-ı İslâmiyye idi. Meşîhat dâiresinin en büyük vazifelisi şeyhülislâm idi. (Ahmed Cevdet Paşa) Ulemâdan Ahmed ibni Kemâl Paşa, Kânûnî Sultan…

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İslâm-iman-ihsan mertebeleri

Şâbânî seyr ü sülûkunda fiiller, sıfatlar ve zât tevhidiyle ilişkilendirilen üç ana eğitim katmanı; her biri iki iç makamla açıklanır.

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İslâm-I Hakîkî

Nefsin itminâna (Allahü teâlânın emirlerine itâate) kavuşmasından sonraki müslümanlık. Bir müslüman Allahü teâlânın ihsânı ile şerîatin (İslâmiyet'in) hakîkatine kavuşur, İslâm-ı hakîkî ile şereflenirse, peygamberlere tam uyar ve o büyükler…

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İslâm-I Mecâzî

Nefsin, itminâna gelmeden yâni Allahü teâlânın rızâsına uygun hareket etmeye başlamadan önce, kişide bulunan ve Cennet'e girmek için yeterli olan İslâmiyet. Vilâyet-i hâssa (evliyâlığın en yüksek makâmı) ile şereflenmedikçe, İslâm-ı mecâzîd…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

fahr

Sözlükte, “Övünme, büyüklenme” anlamındaki bu söz, İslâmî edebiyatta “Şairlerin kendilerinden, geçmişinden, inanç, din ve mezhebinden, şiir sanatındaki meziyetlerinden ve ustalıklarından, şahsî mal veya eşyalarından övgüyle söz ettikleri şi…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

halk

Allah’ın evreni ezeldeki takdirine uygun olarak yaratması. § tam. halk-ı cedîd a. (jj^ jk) (yeniden yaratma) İslâm inancına göre, öldükten sonra yeniden yaratma, diriltme. halk-ı müstemir a. (ji« jk) bk. halk-ı cedîd halkuT-Kur’ân a. (ji> j…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ibâdet

Sözlük anlamı, “İtaat, kulluk, ale, çak gönüllülük, tapma. ” olan bu eterim, insanm Allah’a saygı, sevir gi ve bağlılığını ifade etmek, a O’nun hoşnutluğunu kazanmak nç üzere benimsediği ve uyguladığı davranışları ifade etmektedir. ç. Bu an…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İslâm

سلا م)!) x. İslamın getirdiği hükümlerin uygulanması ve Hz. Peygamber'e uyulması (11s). Eğilme ve boyun eğme, itaat etme (KR 9). Ezeli hükümleri kabullenme, nefsin ölmesi (EE 297). İslam beden, iman ruhtur. İslami ilimler kabuk (kışr), iman…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zebûr

Kur’ân’da Hz. Dâvûd’a verildiği bildirilen ilâhî kitap. Kelime “yazılı metin ve kitap” anlamıyla ilişkilidir. İslâmî kaynaklarda Zebûr, Hz. Dâvûd’un dua, hikmet ve münâcâtlarını içeren vahiy olarak anılır; bugünkü Mezmurlar kitabıyla ilişki…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mi'râc Kandili

Mi'râc Kandili a. îslâm inancma de göre, yılın mübarek gecelerinkden biri olan ve Hicrî Takvimin Recep aymın 27. gecesinde ibab. detle geçirilen kutsal gece. n;

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Safiyyullah

“Allah’ın seçkin ve arınmış kulu.” İslâmî gelenekte Hz. Âdem için kullanılan hürmet unvanlarından biridir.

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

nefâz

fık. Bir muşakdin işlerlik kazanması anlamında kullanılan bir fıkıh terimi. [< nefha a. [< Ar. nefh] İslâm ^)] inancma göre, kıyametin kopcü, ması aşamasmda oluşacak kozncü mik değişimin başladığmı bildiesi” recek olan ve bir defa üfürme ur…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ehil

CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sa'diyye

(L^^ [Ar.] İslâmî tarikatlerinden 12. yüzyılda ortaya çıkan, Sadeddin el-Cebâvî (öl. 575 / 1180) ye nispet edilen ve Şam merkez olmak üzere Hamâ, Humus, Halep, Akkâ, Nablus, Sayda bölgesinde kurulan, sonra Anadolu’ya yayılan ve İstanbul’a k…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

üslûp, -bu

üslûp, -bu a. LjUÎ) [Ar.] İslâmî edebiyatmm temel değerlerinden olan, duygu ve düşüncelerin sanath bir biçimde yazıya dökülmesi ve kişinin kendi kimliğini yazılarma yansıtması anlamında kullanılan sanat ve edebiyat terimi.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

kefen

İslâm inancma göre, ölüm sonrası cenazenin dinî usullere göre yıkanıp kurulandıktan sonra gömülmek üzere sarıldığı belli ölçülere göre kesilmiş, erkek için üç, kadın için beş parça bez. Cenazenin kefenlenmesi “farz-ı kifâye” (bk. bu madde)…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ka'de

İslâm inancında, ibadet sırasmda “Namaz kılarken her iki rekâtta bir veya başka bir ifadeyle ikinci ve son rekâtlarında belli bir süre otur ka ma ve dua okuma.” durumu.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

sagîre

İslâm inancına göre “küçük günah” anlamında kullanılan terim, “kebîre” (bk. bu madde) karşıtı.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ikâf

ikâf a [Ar.] Hadis biliminde, bir haberin bir sahabiye ait ola duğunu söyleme veya bir hadie sin senedini bir sahabeye ulaştırıp orada bırakma durumu veya işi. a m ikâmet a. [Ar.] İslâmî ibadeta lerin en önemlilerinden olan ı namazm farzı k…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

siyer ve megâzî

Hz. Peygamber’in hayatı, davranışları ve şahsiyeti ile tebliğ fa liyetlerini, siyasî ve askerî mü cadelelerini konu alan bilim da ile bu alanda yazılmış eserleri ortak adı. softa a. [ i) [< Ar. sûfî] 1. Bil bilmez kendisini ibadete veren ha…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

fariza

İslâm inancma göre, yapılması farz olan Allah’ın dinî emirleri. fık. Şeriat usulüne göre, mirasçılardan her birine düşen belirli pay.

↗