ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
425 sonuç · toplam 791 · “Edeb” · 5/18
01nafile tavaf
nafile tavaf a. Hac ve umre ibadeti amacıyla Mekke’de bulunan süre içinde farz ve vacip tavaflar dışında yapılan tavaflar.
aşır, -şrı
aşır, -şrı a. G-k) [< Ar.aşr] Onuncu olan sayı. 2. Kur’ân-ı Kerîm’in on cüzü ve bu cüzlerin her biri. § tam. aşr-ı şerif a. G-AA As) Kur’ân-ı Kerîm’in on ayetten oluşan bölümlerinin bir cemaat önünde sesli olarak okunması ve dua edilmesi. İ…
amentü
amentü a [< Ar. âmene fiilinin birinci teklik şahsı. ] (İnandım, iman getirdim) İslâm dininin ve imanın esaslarını özlüce ifade eden söz: “Âmentü billahi ve melâ'iketihi ve kütübihi ve rusulihi ve’lyevmi’l-âhiri ve bi’l-kaderi hayrihi ve şe…
vahdet-nâme
ed. Tasavvuf! edebiyatta mutasavvıf şairlerin Allah’a ulaşma veya yaklaşma konularmı şiirleştiren eserler için kullandıkları ortak ad.
cem âyini
cem âyini a. Bektaşîlikte dede, baba veya vekili tarafından düzenlenen ve yönetilen içkili tören. Genellikle harman ve hasat mevsimi sonrasında uzun kış gecelerinde düzenlenen bu törenin, şarabı bulduğuna inanılan ünlü İran hükümdarı Cemşid…
Kavî
Kavî öz. a. (^1 [< Ar. kuvvet] Sözlük anlamı, “Güçlü olmak, bir işi gerçekleştirmek için aklen ve bedenen yeterli olmak.” olan bu söz, Allah’a nipet edildiğinde “Her şeye gücü yeten, kudret sahibi.” anlamında “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel…
Abdesti bozan durumlar
Abdestin hükmünü sona erdiren hâllerin ortak adı. İdrar ve dışkı yollarından çıkan şeyler, yellenme, bayılma ve aklı örten durumlar temel örneklerdir. Uyku, kanama, kusma ve karşı cinse dokunma gibi meselelerde mezhepler farklı hükümler ver…
cenîn
Anne karnındaki çocuk. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Necm suresi” nde aynı anlamda geçmekte, hadislerde de buna benzer bilgiler verilmektedir. İslâm hukukunda ise cenin doğuncaya kadar anneye bağlı telâkki edilmiş; ancak ceninin oluşumundan so…
Nahl-i Tûr
Tûr’daki kutsal ağaç. Hz. Mûsâ’nın ilâhî hitaba mazhar olduğu vadi ve ağaç etrafında oluşan tasavvufî-edebî remizdir. Şiirde tecelli, nur ve doğrudan hitabın sembolü olarak kullanılır. Kur’ân’daki Nahl sûresiyle aynı kavram değildir.
arabiyyât
[Ar. arabiyye ’nin ç. b.) Arap dili ve edebiyatı çalışma alanı ve araştırmaları için kullanılan terim.
cenâze namazı
cenâze namazı a. İslâmî inanışa göre “farz-ı kifâye” (. bk. bu madde) olan bu namaz için, namazı kılmacak kimsenin Müslüman olması, cesedin tamamınm veya yarıdan fazlasmın mevcut bulunması, yıkanmış ve abdesti verilmiş veya teyemmüm ettiril…
kelime-i tevhîd
kelime-i tevhîd a. Keli İman esaslarmm özünü ve H Allah’ın birliğini ifade eden m “Lâ ilahe illallah r Muhammedün rasulullah” m (Allah’tan başka Tanrı yok, Muhammed de O’nun elçisi Keli dir.) sözünü ifade eden terim. la tas. Sûfîlere göre “…
edâ (I)
edâ (I) a. [Ar.] Sözlük anlamı “Ödeme, görevi yerine getirme, ifa etme.” olan bu söz, dinî ve hukukî bir görevin usulünce ve zamanında yerine getirilmesi olarak terim hâlini almıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de bir yerde esas anlamında (Bakara sures…
cennetü’l-mu'allâ
“Yüce bahçe.” anlammdaki bu söz, Mekke’de “Beytullah’Tn kuzey bölgesinde bulunan ve içinde Hz. Peygamber’in dedesi, amcası ve eşlerinden Hatice’nin de bulunduğu ve sahabilerin de medfun olduğu mezarlığm adı.
ecel (II)
ecel (II) a. [< Ar. ecell] Allah tarafından her yaratılmış için önceden takdir edilmiş hayat süresi, ölüm anı, hayatm sonu ölüm. Kur’ân-ı Kerîm’de bu sö zün çok yönlü anlamları üzerin de durulmuş, pek çok ayette bu farkh anlamlar üzerinden…
Mübtelâ
Bir şeye tutulmuş, sınanmış veya güçlü biçimde bağlanmış kimse. Tasavvuf şiirinde çoğunlukla ilâhî aşka tutulmuş âşık için kullanılır. Âşık maddesine de bakınız.
ıyâmet-nâme
ed. Tasavvuf! edebiyatta Kur’ân-ı Kerîm’in. hükümleri doğrultusunda kıyamet günü hakkında kaleme alınan eserler için kullanılan ortak ad. kız ıyâmet suresi a. [< g Ar. “Sûretü’l- Kıyamet” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş s beşinci, iniş sırasma g…
inber-nâme
ed. Tasavvufî edebiyatta mutasavv şairlerin “minber” (bk. bu mad de) in faziletini şiirleştiren eser ler için kullandıkları ortak ad. minnet a. [Ar.] Allah’a nis pet edilen bu söz, “O’nun evren deki bütün yaratıklara dönük lü tuf ve keremi,…
ek Kerbelâ + F.nâme] tas
ek Kerbelâ + F.nâme] tas. ed. Tasavvuf! edebiyatta mutasavvıf şairlerin Kerbelâ hadisesini şiirpılleştiren eserler için kullandıklade) rı ortak ad. ungü Kerîm öz.a. [Ar.] Sözlük anluş lamı, “Cömert olmak, iyi, güzel uş ahlâklı ve asil olmak…
Gâşiye
Her yanı kaplayan, kuşatan büyük olay. Kur’ânî kullanımda kıyamet ve onun dehşeti için kullanılan adlardan biridir. Yevmü’l-âhir maddesine de bakınız.
fetvâname
(«uL câjÜ [< Ar. a fetvâ + F. nâme] tas. ed. Tasavr vufî edebiyatta şerî hükümleri. soru cevap tarzmda düzenleyen eserler.
Kebîr
Sözlük anlamı, “Bifyük ve cüsseli, ulu ve yüce olmak.” olan bu söz, Allah’a nipet edildiğinde “Zatının ve sıfatlarının niteliği keşfedilemeyecek kadar büyük ve ulu.” anlamında “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın doks…
iktidâr
Anlatımda bir düşünceyi veya tezi değişik edebî sanatlarla güçlendirmek ve ifadeyi güzelleştirmek işi.
Felâh
Kurtuluş, selâmet ve murada erme. Dinî kullanımda insanın iman, salih amel ve güzel ahlâkla dünya ve âhiret saadetine ulaşmasını anlatır. Tasavvuf terbiyesinde felâh, nefsin bencil arzularından arınma ve kalbin Hakk’a yönelmesiyle ilişkilen…