Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

425 sonuç · toplam 791 · “Edeb” · 16/18

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Deyiş

Alevî-Bektaşî edebiyatında, çoğunlukla hece vezniyle söylenmiş şiirlere deyiş adı verilir.Bektaşiler bu tür şiirlere, genellikle “nefes” derken, Alevîler “deyiş” der. Batınî inanç sebebiyle, âyet diyenler de vardır.

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Düşüncesiz Sufiye Sohbet Haram

Her konuda takvayı gözeten, hep iyiye yöneliş tefekkürünü taşıyan, edebli olan, müridin nasihatten ibret almaya kabiliyeti var demektir. Bu durumda olmayan kişi için, sohbet bir fayda sağlamaz. Böylesi için sohbet haramdır.EEBCED:Bir hesapl…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hacım Sultan Makamı

Bektaşî deyimidir. Meydan’daki makamlardan biridir. Hacım Sultan Makamı’na aynı zamanda, “Meydan Taşı” da denir. Her makamda niyazda bulunulduğu gibi, burada da niyaz olunurdu. Nasib alan tâlib, kılavuzunun delaletiyle bu makamın ne olduğun…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâdimü’l-Fukarâ

Arapça, fakirlerin veya dervişlerin hizmetkârı demektir. Şeyhler için kullanılan bir unvandır. Akşemseddin’in dediği gibi, Şeyh, Allah’ı kula, kulu Allah’a sevdirme konusunda dervişlere hizmet ettiği, onların dünya ve âhiret mutluluklarına…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Herkesin İçyüzünü Allah Bilir

Herkesin içi, diğerine göre gayb durumundadır. Sadr (iç) da olanı kul bilmez. Ayette de bu husus şöyle bildirilir: “Allah sadr (kalp, iç âlem) da olanı bilir”. (Al-i İmran/154) İşte bu yüzden, dış görünüşte kötü gibi görünen kişi, iç âlemi…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Her Yemeğin Lezzeti Tuzladır

Her yemeğin başında ve sonunda bir miktar tuz alıp tatmak, sünnettir. (Cami, II, 29) Hayatın tadı da, lezzeti de, çekilen çilelerledir. Hayatın çileleri, onu tadlandıran tuzudur. Tasavvufda tuz ile ilgili edeb önemlidir.Ey birader her taamı…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İzin

Türkçe’de de aynı anlamda kullanılan Arapça bir kelime. Müridin her yapıp ettiği şeyde şeyhi ile istişarede bulunmasıdır ki, bu, Kur’anî bir olaydır: “Onların işleri kendi aralarında danışma iledir…” (Şura/38).Tarikat adabını öğretmekle gör…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kka’be

Yer yüzünde Allah’a ibâdet edilmek üzere inşâ olunan ilk mâ’bed. Vuslat makamı. Kalbin Hakk’a, sevgiliye, bembeyaz ihram giyerek, yani güzel huylarla süslenmiş olarak yönelmesi. Tasavvuf erbabına göre, iki türlü Ka’be söz konusudur: Birisi…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kalenderiyye

Cemaleddin Savî (630/1232) tarafından tesis edilmiş bir tasavvuf okulu. Sonradan bazı sapmalar görülen bu tarikatı, şu özgün yönleriyle hülasa edebiliriz: Kalenderîlerde aşırı (hatta ölçüsüz) bir ehl-i beyt sevgisi vardır. Kemaleddin Efendi…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Meydan Taşı

Bektaşî tâbiridir. Meydandaki makamlardan biridir. Yeni talib (derviş) buraya gelince, rehber, ona şu tanımı yapardı: “Buna meydan taşı derler. Hazret-i Pîr Efendimizin meydan celladı diye nasb buyurdukları, elinde kudret kılıcıyla duran Ha…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Karagöz

Renkli bir perdenin, adam boyunda ve orta yerinde, ince beyaz bezden yapılma, küçük bir pencere biçimindeki sahnenin arkasından yirmi-yirmi beş santim uzunluğunda deriden kesilmiş ve boyanmış, resimlerin seyircilere gösterilmesi suretiyle o…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kara Kazan Hakkı

Yesevî geleneğinde, tekkede büyük bir kazan olur, onda pişirilençorba, gariplere, yoksullara ve dervişlere dağıtılır. Seyyid Ali Hemezanî, Keşmir’de İslâm’ı yayma faaliyetleri sırasında, halifelerinden birinin böyle büyük bir kazanı olması…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kemer

Kadirî ve Rufaîlerin bellerine sardıkları kuşağa denir. Kemerin genişliği sekiz-on santim olup çuhadan yapılmıştır. Ön tarafında, parça parça dikilmiş meşin üzerine üç sıra halka takılırdı. Kemerin öteki ucuna çengel konur ve bu çengeller h…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kaygusuz

Tasasız, dertsiz anlamına Türkçe bir kelime. Bektaşî edebiyatının en güzel şiirlerini yazan Kaygusuz Abdal ve Kaygusuz Sultan’a, kısaca Kaygusuz denir. İslam’a aykırı gibi görülen şatah ibareleri vardır. Şiirlerinde esrarı över. Halk arasın…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kıyam Bi’llah

Arapça, Allah’la kıyam etmek demektir. Bütün menzilleri aştıktan sonra, ulaşılan Beka Billah’ta, istikameti, İslam’ın zahirî ve batinî emir, nehiy ve edeblerini korumak.

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kudüm

Tekke musikisi enstrümanlarından biri de, kudûm’dür. Gövdesi bakır veya pirinçten yapılmış olup, yanyana iki tane birden olarak kullanılır. Kudüm çanağı, eskiden dut ağacından yapılırmış. Birisinin üzerine deve, diğerininkine de merkep deri…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

La İllâ

La, Arapça’da olumsuzluk, illâ da, istisna edatıdır. La, nefy, illâ ise isbât ifadesidir, ikisi aynı cümlede bulunursa, La, vahdet-i vücud açısından Allah’tan başka varlığın bulunmadığını, O’ndan gayrisinin yokluğunu ifâde etmektedir. Varlı…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahabbet

Arapça, sevgi, aşk demektir. Tasavvufta mahabbetin hakikati, herşeyini sevdiğine bağışlaman, kendine de sende olan hiçbirşeyi bırakmamandır. Mahabbet ehli üç haldedir: Âmmenin mahabbeti: Bu fiilî bir sevgidir ve Allah’ın kendilerine ihsan e…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Matbah-I Şerif

Arapça, şerefli mutfak demektir. Bu tâbir, özellikle Mevlevîler’e aittir. Mevlevî tekkelerinde, bir dervişin ilk terbiye yeri mutfaktı. Konya’da “Âsitâne” adıyla da anılan merkez dergâhta iki önemli mekân vardı. 1- Yemeklerin piştiği mutfak…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mecânîn-I Ukalâ

Akıllı mecnunlar, akıllı deliler, anlamında Arapça bir tâbir. Sürekli cezbe halinde bulunan mecnûnlar, irşâddan sakıt olmuş, kendi maişetlerini tedarik edemeyen kimselerdir. Akşemseddin, meczûblaşma olayını şu şekilde anlatır: Zikir ile meş…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mebâdiu’n-Nihâyât

Nihayetlerin başlangıçları anlamında Arapça izafet terkibi. Bir önceki maddede belirtildiği gibi, namaz, oruç, hac, zekat gibi ibadetler hakkında kullanılır. Bu ibadetler, kulu hedefine ulaştırdığı için, bu isim ile anılmışlardır.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mekke

Müslümanların beş vakit namazda yöneldiği, Ka’be’nin bulunduğu, Hicaz bölgesindeki şehir. Sûfiyyenin ileri gelenleri, Mekke’de mücavir olarak, mukaddes yerlerde, kendilerini kulluğa hasrederlerdi. Mekke’deki bu makamın, ahlâkı olgunlaştırıp…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mezheb-Meşreb

Arapça’da, mezheb, gidilecek yol, meşreb, su içilecek yer demektir. Istılahî olarak, islam dinini İmam-ı Âzam, imam Malik, İmam Süfyan-ı Sevrî gibi bilginlerin anlayışlarına, görüşlerine uyarak yaşamaktır. Bu imamların görüşlerine mezheb de…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mihmân Evi

Farsça, mihman, misafir demektir. Bektaşîlerde misafirlerin kalması için ayrılan yere mihman evi denir. Han Bağı ile Dede Bağından çıkarılıp kendisine taç giyme töreni yapılacak can (derviş), bir süre burada hizmet ederdi. Tasavvufî anlayış…

↗