Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-10077- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Herkesin içi, diğerine göre gayb durumundadır. Sadr (iç) da olanı kul bilmez. Ayette de bu husus şöyle bildirilir: “Allah sadr (kalp, iç âlem) da olanı bilir”. (Al-i İmran/154) İşte bu yüzden, dış görünüşte kötü gibi görünen kişi, iç âlemi itibariyle iyi olabilir. Bu hikmete dayalı olarak Allah, Hucurat suresinin 12. âyetinde hüsn-i zannı emretmiş, su-i zannı yasaklamıştır. Marifet ehli olanlar, bu yüzden hiç kimseyi kıramazlar. Hz. Rasulullah’ın (s), savaşta, düşman tarafından La ilahe illallah” diyen birini, takiyye yapıyor düşüncesiyle öldüren Üsame b. Zeyd’e söylediği “Onun kalbini yardın mı?” ifadesi, bu inceliği gösterir.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11692- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Herkesin içi, diğerine göre gayb durumundadır. Sadr (iç) da olanı kul bilmez. Ayette de bu husus şöyle bildirilir: “Allah sadr (kalp, iç âlem) da olanı bilir”. (Al-i İmran/154) İşte bu yüzden, dış görünüşte kötü gibi görünen kişi, iç âlemi itibariyle iyi olabilir. Bu hikmete dayalı olarak Allah, Hucurat suresinin 12. âyetinde hüsn-i zannı emretmiş, su-i zannı yasaklamıştır. Marifet ehli olanlar, bu yüzden hiç kimseyi kıramazlar. Hz. Rasulullah’ın (s), savaşta, düşman tarafından La ilahe illallah” diyen birini, takiyye yapıyor düşüncesiyle öldüren Üsame b. Zeyd’e söylediği “Onun kalbini yardın mı?” ifadesi, bu inceliği gösterir.</p>
Tasavvuf Sözlüğü
Herkesin içi, diğerine göre gayb durumundadır. Sadr (iç) da olanı kul bilmez. Ayette de bu husus şöyle bildirilir: “Allah sadr (kalp, iç âlem) da olanı bilir”. (Al-i İmran/154) İşte bu yüzden, dış görünüşte kötü gibi görünen kişi, iç âlemi itibariyle iyi olabilir. Bu hikmete dayalı olarak Allah, Hucurat suresinin 12. âyetinde hüsn-i zannı emretmiş, su-i zannı yasaklamıştır. Marifet ehli olanlar, bu yüzden hiç kimseyi kıramazlar. Hz. Rasulullah’ın (s), savaşta, düşman tarafından La ilahe illallah” diyen birini, takiyye yapıyor düşüncesiyle öldüren Üsame b. Zeyd’e söylediği “Onun kalbini yardın mı?” ifadesi, bu inceliği gösterir.