ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
43 sonuç · toplam 71 · “ucb” · 1/2
01Ucb (ucub)
Kendini başkasından üstün bilmek, ayıplarını görmeyip kendini beğenmek, yaptığı ibâdetleri, iyilikleri beğenerek, bunlarla övünmek. Üç şey insanı felâkete sürükler: Buhl ( cimrilik ), hevâ ( nefsin arzuları ) ve ucb. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî…
Çeşm-i terek
Yirnk göz 2. tas. Sâlikin hal, kemal ve yüce mertebesinin kendisi de dahil olmak üzere herkesten saklı tutulması ve bunu Allah'tan başka kimsenin bilmemesi (11s), Çevgân/Çevgen i Jars. (جوكان) veya. 1. Topa vurmakta kullanılan ucu eğri sopa…
Firâk
Ayrılık, hicran. Tasavvuf şiirinde âşığın sevgiliden, sâlikin mânevî vatanından veya vahdet şuurundan uzak kalışını anlatır; karşıtı visâl dir. Firâk yalnız fizikî uzaklık değildir. Kalbin gaflet yüzünden huzur ve yakınlık duygusunu kaybetm…
Hicran
veya Hecr Ayrılık, ırak olma. tas. Zahiren veya bâtınen Hak'tan başkasına iltifat etme. Âşıkın sevgilisinden ayrı ve uzak düşmesi ki, son derece acı ve dayanılması güç bir haldir. Bkz. Vuslat. Fenn-i aşka başladım dikkatle gördüm bir nice b…
İ‘câb
Kendini ve yaptığını beğenme. Tasavvuf ahlâkında kişinin ibadetini, bilgisini veya mânevî hâlini kendinden bilerek üstünlük duymasıdır. Ucb, ihlâsı zedeleyen ve sâliki benlik iddiasına döndüren bir tehlike sayılır. Ucb maddesine de bakınız.
Katl
Bir insanın hayatına hukuka aykırı biçimde son verme; adam öldürme. İslâm hukukunda fiilin kasıt, kullanılan araç ve sonuç bakımından niteliğine göre kasten, kasta benzer ve hataen öldürme gibi türleri ayrılır. Canın korunması dinin temel a…
Melamet
Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygam…
Niyet
Amelin evveli, başlangıcı. Tasavvufa samimi ve sağlıklı bir niyetle yönelmek esastır; zira sonuç başlangıca göre olur. Başlamak başarmaktır. Sağlam ve sağlıklı niyet, hevâ ve hevesin çekiciliğinden arındırılmış, nefsin süfli arzularından te…
Sail
Dileyen, isteyen; dilenci, gedâ. 2. tas. Hak'tan hidayet isteyen, her şeyi Allah'tan isteyen ve dileyen. Sair/Seyyar Hak yolda yürüyenler. Onlarınki çetin ve güç bir yolculuktur; fakat marifet derecesine ulaşanlar uçarak yolculuk yaparlar.…
Türrehât
1, Patika, çıkmaz yol, bâtıl ve boş laf, herze, saçma 562. 2. tas. Bazı mutasavvıfların ipe sapa gelmeyen anlamsız sözleri, Ruveym öğüt isteyen birine, “Bu yolda katlanılacak en aşağı fedakârlık, can feda etmek, bu yola baş koymaktır. Bu şa…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
sugûr
İslâm devletieri ile gayrimüslim devletlerin sınırlannı oluşturan yerler veya uç bölgeler.
ukübât
îslâm hukukuna göre, şer! olarak belirlenmiş ya da konunun ehliyetli kimselerine bırakılmış bütün cezaları, ibadetler ile muameleleri hep birlikte değerlendiren “furû-ı fıkh”ın aslî nitelikteki üç bölümünden biri.
Kübreviyye
Kübreviyye a (4hÖ [Ar.] İslâmî tarikatlerden olan, 13. yy.da ortaya çıkan ve EbüT-Cenâb Necmüddîn-i Kübrâ Ahmed b. Ömer el-Hîvekî el-Hârizmî (öl. 618 /1221) ye nispet edilen Orta Asya’ya kökenli Yeseviyye (bk. bu madde) ve Hâcegân (bk. bu m…
oruç, -cu
oruç, -cu a. İslâm’m beş şartmdan biri olan bu terim, Arapça “savm, sıyâm”, Farsça “rûze” sözünün karşılığı olarak Türkçeleşmiştir. İslâm inancına göre, “Tan yerinin ağarmasından başlayarak gün batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme, v…
devir, -vri
Ölen bir kimsenin hayatta iken yerine getiremediği ibadetlerinin karşılığı olarak borçlarmın edası niyetiyle fakir - lere para dağıtılması ve bu amaçla yapılan toplu dua. 2. Bazı tarikat dervişlerinin dönerek k ettikleri zikir ve sema. 3. t…
nübüvvât
[Ar.nübüvvet’in nü ç. b. J Îslâmî inanç esaslarından n.” olan peygamberlik ile peygamde, berler ve özellikle de Hz. Muile hammed ile ilgili konuların ağırallıkh olarak işlendiği bilim dah. ni
sahûr
İslâm’m temel kli ibadetlerinden olan “oruç” (bk. dubu madde) için hazırlık yapma, id, imsak vaktinden önce yemek yibîl, yerek ağzı temizleme ve oruca er) başlama. rak eri sahv a [Ar.] tas. Tasavvuf inancında, cezbe, vecd, aşk ile kendinden…
pençe-i âl-i abâ
Hz. Muhammed, Hz. Ali, H Haşan ve Hüseyin ile Hz. F ma’nm adlarını içeren avuç biçiminde resmedilen levha
Karâbet
Akrabalık, hısımlık ve yakınlık. Nesep, evlilik veya mecazî/mânevî bağ yoluyla oluşan yakınlığı ifade edebilir; hukukî sonuç bağın türüne göre değişir.
Üç talâk
Evlilik bağını üç boşama iradesiyle sona erdirme; talâk-ı selâse. Tek oturumda üç talâkın hükmü ve sonucu mezhepler arasında ayrıntılı tartışılmıştır.
r: evlât
Bir u aile içinde erkek veya kız çocuk. e” Kur’ân-ı Kerîm’de altmış civaül rında ayette (bk. M. F. Abdülbakî, s- el-Mu'cem, “veled”) bu terim sıkça geçmektedir. Bu söz, ailede dservetle birlikte zenginlik ve güç bu sembolü olarak değerlendi…
Müzzemmil Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş üçüncü sûresi. Müzzemmil sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Yirmi âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen el-Müzzemmil kelimesinden dolayı Sûret-ül-Müzzemmil denilmiştir. Müzzemmil, örtünüp bürünen de…
Kaplama Mesh
Abdestte başın her tarafının mesh edilmesi. (Bkz. Mesh) Kaplama mesh şöyle yapılır: İki el ıslatılıp, üç bitişik ince parmak birbirine yapıştırılır. İç tarafları başın önünde saçların üzerine konur. Baş ve şehâdet parmakları hâriç üç parmak…