KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Zâlim
1. Zulm eden, müslümanlara ve İslâmiyet'e; eli ile, dili ile ve kalemi ile zarar veren, başkalarının hakkına tecâvüz eden. Zâlimin çok yaşamasına duâ etmek, Allahü teâlâya isyân olunmasını istemektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Zâlime yardım eden,…
→Kur’an ve TefsirZâriyât Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli birinci sûresi. Zâriyât sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Altmış âyettir. Zâriyât kelimesi ile başladığından, bu isim verilmiştir. Sûrenin başındaki âyet-i kerîmeler, öldükten sonra dirilmenin, âhiret hayâtının ve âhirette mükâfât ve cezânın…
→Kur’an ve TefsirZebûr
Kur’ân’da Hz. Dâvûd’a verildiği bildirilen ilâhî kitap. Kelime “yazılı metin ve kitap” anlamıyla ilişkilidir. İslâmî kaynaklarda Zebûr, Hz. Dâvûd’un dua, hikmet ve münâcâtlarını içeren vahiy olarak anılır; bugünkü Mezmurlar kitabıyla ilişkisi dinler tarihi ve…
→Kur’an ve TefsirZekât
Belirli mal türlerinde nisap ve süre şartları gerçekleştiğinde hak sahiplerine verilmesi farz olan malî ibadet. Kelime arınma, bereket ve artma anlamlarını taşır. Zekât servetin tamamına değil, fıkıhta belirlenen şartları taşıyan kısmına uygulanır. Kur’ân’da sayılan…
→Kur’an ve TefsirZelletü’l-kārî
Kur’ân okuyucusunun kıraat sırasında yaptığı yanılma. Hatanın namaza veya mânaya etkisi fıkıh ve kıraat eserlerinde ayrıntılı biçimde değerlendirilir.
→Kur’an ve TefsirZıll Makâmı
Tasavvuf yolunda bir makâm, derece. Tasavvufta asla kavuşmadan önce, aslın görüntülerinin ele geçtiği makam. Zıll makâmının üstünde abdiyyet, kulluk makâmı vardır. Abdiyyet makâmı (hakîkî kulluk) ise vilâyet (evliyâlık) kemâllerinin en üstünüdür. (İmâm-ı Rabbânî)
→Kur’an ve TefsirZikr
Anmak; gafleti gidermek için her işte Allahü teâlâyı hatırlamak. Yâd etmek. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: İyi biliniz ki, kalbler, Allahü teâlânın zikri ile itmînâna, râhata kavuşur. (Ra'd sûresi: 30) ( Kullarım!…
→Kur’an ve TefsirZilyetlik
Bir mal üzerinde fiilî hâkimiyet kurma ve onu elinde bulundurma durumu. Zilyet malik olabileceği gibi kiracı, emanetçi veya başka bir hukukî sıfatla da malı elinde tutabilir. İslâm hukukunda zilyetlik, mülkiyet iddiaları, ispat yükü, gasp…
→Kur’an ve TefsirZilzâl Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan dokuzuncu sûresi. Zilzâl sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyet-i kerîmede geçen ve zelzele demek olan Zilzâl kelimesinden almıştır. Sûrede; kıyâmetin kopması, insanların yeniden dirilip hesâb vermesi,…
→Kur’an ve TefsirZînet
Fâidesi, menfaati olmayıp, yalnız gösteriş için kullanılan şey, süs. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Dünyâ hayâtı elbette la'b, yâni oyun ve lehv yâni eğlence ve zînet (süslenmek) ve tefâhür yâni öğünme ve malı, parayı,…
→Kur’an ve TefsirZuhruf Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin kırk üçüncü sûresi. Zuhrûf sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Seksen dokuz âyet-i kerîmedir. Otuz beşinci âyet-i kerîmede geçen altın ve mücevher mânâsına gelen Zuhruf kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede insanların rızıklarının farklı…
→Kur’an ve TefsirZü’l-mağfire
Bağışlama sahibi, çokça mağfiret eden. Kur’ân’da Allah’ın günahları örten ve kullarını bağışlayan oluşunu bildiren ifadelerden biridir.
→Kur’an ve TefsirZülkarneyn
[A Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen kendisinde büyük güç ve kud olduğu bildirilen efsanevî kim
→Kur’an ve TefsirZülkifl Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Asıl ismi Bişr'dir. Elyesâ aleyhisselâmdan sonra; kızmadan, sabır göstererek Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmeyi üzerine aldığı, kefil olduğu için kefâlet sâhibi mânâsına Zülkifl denilmiştir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu…
→Kur’an ve TefsirZümer Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin otuz dokuzuncu sûresi. Zümer sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yetmiş beş âyettir. İsmini yetmiş bir ve yetmiş üçüncü âyetlerde geçen Zümre kelimesinin çoğulu olan zümer kelimesinden almıştır. Sûrede Kur'ân-ı kerîmin Allahü teâlâ…
→