Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-8531- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Kur'ân-ı kerîmin doksan dokuzuncu sûresi.</p><p>Zilzâl sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyet-i kerîmede geçen ve zelzele demek olan Zilzâl kelimesinden almıştır. Sûrede; kıyâmetin kopması, insanların yeniden dirilip hesâb vermesi, herkesin ettiğini bulacağı bildirilmektedir. (İbn-i Abbâs, Kurtubî)</p><p>Zilzâl sûresinde meâlen buyruldu ki:</p><p>Zerre kadar iyilik yapan, onun mükâfâtına, zerre kadar kötülük yapan da, onun karşılığına kavuşur. (Âyet: 7, 8)</p><p>Kim Zilzâl sûresini dört defâ okursa, sanki Kur'ân-ı kerîmin tamâmını okumuş olur. (Hadîs-i şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri)</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9161- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Kur'ân-ı kerîmin doksan dokuzuncu sûresi.</p><p>Zilzâl sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyet-i kerîmede geçen ve zelzele demek olan Zilzâl kelimesinden almıştır. Sûrede; kıyâmetin kopması, insanların yeniden dirilip hesâb vermesi, herkesin ettiğini bulacağı bildirilmektedir. (İbn-i Abbâs, Kurtubî)</p><p>Zilzâl sûresinde meâlen buyruldu ki:</p><p>Zerre kadar iyilik yapan, onun mükâfâtına, zerre kadar kötülük yapan da, onun karşılığına kavuşur. (Âyet: 7, 8)</p><p>Kim Zilzâl sûresini dört defâ okursa, sanki Kur'ân-ı kerîmin tamâmını okumuş olur. (Hadîs-i şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri)</p>
Dinî Terimler Sözlüğü
Kur'ân-ı kerîmin doksan dokuzuncu sûresi.
Zilzâl sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyet-i kerîmede geçen ve zelzele demek olan Zilzâl kelimesinden almıştır. Sûrede; kıyâmetin kopması, insanların yeniden dirilip hesâb vermesi, herkesin ettiğini bulacağı bildirilmektedir. (İbn-i Abbâs, Kurtubî)
Zilzâl sûresinde meâlen buyruldu ki:
Zerre kadar iyilik yapan, onun mükâfâtına, zerre kadar kötülük yapan da, onun karşılığına kavuşur. (Âyet: 7, 8)
Kim Zilzâl sûresini dört defâ okursa, sanki Kur'ân-ı kerîmin tamâmını okumuş olur. (Hadîs-i şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri)