KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Sabr (sabır)
Emirleri yapmakta, yasaklardan sakınmakta, başa gelen belâ ve musîbetlere tahammül etme, katlanma. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Peygamberlerden ülü'l-azm olanların sabr ettikleri gibi sen de sabr et! Onlara azab verilmesi için duâ…
→Kur’an ve TefsirSabr-I Cemîl
Başa gelen belâ ve musîbetten dolayı feryad etmeden, insanlara şikâyette bulunmadan yapılan sabır, gösterilen tahammül. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: (Ya'kûb aleyhisselâm, oğullarına) dedi ki:Hayır, nefisleriniz sizi aldatıp böyle (büyük) bir işe sürüklemiş. Artık…
→Kur’an ve TefsirSabûr
Sözlük anlamı “Kendine hâkim olmak, tahammül etmek.” olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Günahkâ ları cezalandırma konusun acele etmeyip lütfuyla ve iyilik muamele eden, çok sabırlı.” a lamında Allah’a nispet edilme tedir (bk. M. F.…
→Kur’an ve TefsirSad Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin otuz sekizinci sûresi. Sad sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Seksen sekiz âyet-i kerîmedir. Sad harfi ile başladığı için sûreye Sûret-üs-Sad denilmiştir. Sûrede; müşriklerin (puta tapanların) bozuk yolda oldukları, Nûh, Sâlih, Hûd, Şuayb,…
→Kur’an ve TefsirSaf Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin altmış birinci sûresi. Saf sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). On dört âyet-i kerîmedir. Dördüncü âyet-i kerîmede mü'minlerin saf saf olup Allah yolunda savaştıkları anlatıldığı için Sûret-üs-Saf denilmiştir. Sûrede; insanların yapamayacakları şeyler hakkında…
→Kur’an ve TefsirSâffât Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin otuz yedinci sûresi. Sâffât sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz seksen iki âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen saf tutmuş melekler mânâsına gelen Sâffât kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede; Allahü teâlânın birliği,…
→Kur’an ve TefsirSafiyyullah
“Allah’ın seçkin ve arınmış kulu.” İslâmî gelenekte Hz. Âdem için kullanılan hürmet unvanlarından biridir.
→Kur’an ve TefsirSahîhayn
Kur'ân-ı kerîmden sonra, doğru oldukları, bütün İslâm âlimleri tarafından tasdîk edilmiş olan altı hadîs kitâbından Sahîh-i Buhârî ile Sahîh-i Müslim'in ikisine birden verilen isim. Sahîhayn'daki hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmaktadır: Müslüman müslümanın kardeşidir. Birbirlerini incitmezler,…
→Kur’an ve TefsirSakalân (sakaleyn)
1. İnsanlar ve cinler. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Ey sakalân! Yakında (kıyâmet günü) sizi hesâba çekeceğiz. (Rahmân sûresi: 31) Sakalân, yeryüzünde bulunan diğer mahlûkâta nazaran yüklendikleri emir ve yasaklar îtibâriyle daha…
→Kur’an ve TefsirSâlih Aleyhisselâm
Semûd kavmine gönderilen peygamber. Nûh aleyhisselâmın oğullarından Sâm'ın neslindendir. Hazret-i Âdem'in on dokuzuncu kuşaktan torunudur. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Biz Semûd kavmine kardeşleri Sâlih'i peygamber olarak gönderdik... (Hûd sûresi: 61) Semûd…
→Kur’an ve TefsirSâlik-İ Meczûb
Tasavvufta cezbesi yâni hak yola çekilmesi sülûkünden sonra olan sâlik. Tasavvuf yolunun sâlikleri (yolcuları), ikiye ayrılır: Ya mürîd olurlar yâhut murâd olurlar. Murâd olanlara müjdeler olsun! Cezbe ve muhabbet yolundan, bunları durmadan çekerler. Aradıklarına…
→Kur’an ve TefsirSalsâl
Pişmemiş kuru çamur... Pişmiş gibi kurumuş çamur. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Andolsun ki, biz insanı hame-i mesnûndan ( balçık çamurundan ), salsâlden yarattık (Hicr sûresi: 26) Âdem aleyhisselâm yeryüzünde yaratılan ilk…
→Kur’an ve TefsirSamed
“Sıkıntıya düşüldüğü zaman kendisine baş vurulan kimse.” anlamında olan bu söz, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Kur’ân-ı Kerîm’de “İhlâs suresi” (112 / 2) nde “Herkesin sığınacağı yegâne varlık” olarak geçmektedir. Bu söz, Allah’ın fiilî…
→Kur’an ve TefsirSamed (es-Samed)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hiçbir kimseye, hiçbir şeye ihtiyâcı olmayan, bütün mahlûkâtın (yaratılmışların) kendisine muhtaç olduğu yüce Allah. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: ( Ey Resûlüm! ) De ki: O Allah tektir…
→Kur’an ve TefsirSayha
Şiddetli ses; korkunç gürültü. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Azâb emrimiz gelince, Şuayb aleyhisselâmı ve berâberinde îmân edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. O zulmedenleri ise, bir sayha yakaladı da yurtlarında çöküp helâk oldular. (Hûd…
→Kur’an ve TefsirSe'îr
Cehennem'i meydana getiren tabakaların ikincisi. Burada Tevrât'ı değiştirenler yanacaktır. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: ... Yahûdîlerden kimi Muhammed aleyhisselâma îmân etti, kimi de ondan yüz çevirdi. O îmân etmeyenlere se'îr alevi kâfidir.…
→Kur’an ve TefsirSeb‘u’l-mesânî
“Tekrarlanan yedi.” Fâtiha sûresinin yedi âyetine verilen Kur’ânî ad. Namazın her rekâtında tekrar okunması ve temel iman-dua muhtevasını toplaması sebebiyle bu adla anıldığı açıklanır.
→Kur’an ve TefsirSebe' Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin otuz dördüncü sûresi. Sebe' sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli dört âyet-i kerîmedir. On beşinci âyet-i kerîmede geçen Yemen'de yaşayan kabîlenin adı olan Sebe' kelimesinden dolayı, Sûret-üs-Sebe' denilmiştir. Sûrede; Allahü teâlânın ilminin…
→Kur’an ve TefsirSebeb-İ Nüzûl
Kur'ân-ı kerîmin nüzûl (inme) sebebi. (Bkz. Esbâb-ı Nüzûl)
→Kur’an ve TefsirSebeb-İ Vürûd
Hadîs-i şerîflerin buyurulma, söylenme sebebi. Âyet-i kerîmeleri tefsîr etmek için nüzûl sebeblerini bilmek lâzım olduğu gibi, hadîs-i şerîflerin de açıklanması, îzâhı için sebeb-i vürûdlarını bilmek lâzımdır. (İmâm-ı Süyûtî)
→Kur’an ve TefsirSec'
Nesirde cümle sonlarının kâfiye şeklinde birbirine uygunluğu. İslâm âlimleri, Kur'ân-ı kerîmin î'câzını (eşsizliğini, mûcize olduğunu) başka başka bildirdiler. Çok kimse, Kur'ân-ı kerîmin nazmı garîb, üslûbu acîbdir yâni bilinenlerden başkadır. Arab şâirlerinin nazmlarına, üslûblarına benzemediği…
→Kur’an ve TefsirSecde
Alın ve burnu yere koyarak Allah’a kulluk ve teslimiyet gösterme. Namazın temel rükünlerinden biridir. Secde yalnız Allah’a ibadet maksadıyla yapılır. Namaz secdesinin yanında Kur’ân’daki secde âyetleri sebebiyle tilâvet secdesi ve namazdaki yanılmayı telâfi eden…
→Kur’an ve TefsirSecde âyeti
Okunduğunda veya işitildiğinde tilâvet secdesi yapılmasını gerektiren Kur’ân âyetlerinin ortak adı. Bu âyetlerin sayısı ve bazı yerlerde secdenin hükmü konusunda mezhepler arasında farklı görüşler vardır. Mushaflarda secde işaretiyle gösterilir.
→Kur’an ve TefsirSecde-İ Tilâvet
Kur'ân-ı kerîmin on dört yerindeki secde âyetinden birini okuyan veya duyanın yapması vâcib olan secde. Bir kimse hüzünden, sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, on dört secde âyetini ezberden ayakta okuyup, herbirinden sonra…
→Kur’an ve TefsirSedd-İ Zülkarneyn
Kur'ân-ı kerîmde Zülkarneyn adıyla bildirilen peygamber veya evliyâ olan mübârek bir zâtın, Ye'cûc ve Me'cûc için yaptırdığı sed. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede Sedd-i Zülkarneyn ile ilgili meâlen şöyle buyurdu: ( Zülkarneyn ) Sonra yine…
→Kur’an ve TefsirSekar
Cehennem'i meydana getiren tabakalardan üçüncüsü. Burada İncîl'i değiştirenler azâb görecektir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ben, onu ( Velîd bin Mugîre'yi ) Sekar'a atacağım. Sekar'ın ne olduğunu bilir misin? Hem o Cehennem,…
→Kur’an ve TefsirSekerât-Ül-Mevt
Ölüm sarhoşluğu, can çekişmesi hâli. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Bir de ( bakarsın ki ) sekerât-ül-mevt, hak ( gerçek ) olarak gelmiştir. ( Ey insanoğlu! ) İşte bu, senin kaçıp durduğun…
→Kur’an ve TefsirSemâvî Kitab
Hak dinlerin kitapları. Semâvî kitapların bize bildirileni yüz dörttür. Bunlardan on suhuf Şist (Şit) aleyhisselâma otuz suhuf İdris aleyhisselâma, on suhuf İbrâhim aleyhisselâma indirildi. Mushaflar; Tevrât Mûsâ aleyhisselâma, Zebur kitabı Dâvûd aleyhisselâma, İncîlkitabı Îsâ…
→Kur’an ve TefsirSemûd Kavmi
Sâlih aleyhisselâmın peygamber olarak gönderildiği ve îmân etmedikleri için büyük bir sayha (korkunç gürültü) ile helâk olan kavim. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Biz Semûd'a ( nesebde ) kardeşleri Sâlih'i resûl ( peygamber )…
→Kur’an ve TefsirSereyân
Yayılma, dağılma, sirâyet etme. Allahü teâlâ için söylenen kurb (yakın olmak), maiyyet (berâberlik), ittisâl (kavuşma), ihâta (çevirme) ve sereyân gibi sözlere inanmalı, nasıl olduklarını düşünmemeli ve araştırmamalıdır. Allahü teâlâ bilir demelidir. (İmâm-ı Rabbânî)
→Kur’an ve TefsirSeyr-İ Anillah-İ Billâh
Yüksek bilgilerden, aşağı bilgilere inme. Tasavvufta nihâyete (maksada) ulaşan velînin geri dönmesi ve mahlûkları bilmeğe kadar inmesi. Seyr-i anillah-i billah ve seyr-i fil-eşyâ (velînin geri döndükten yâni yol gösterip sonra eşyânın bilgilerine tekrar vâkıf…
→Kur’an ve TefsirSeyr-İ Fil-Eşyâ
Tasavvufta nihâyete kavuşan bir velînin geri döndükten sonra daha önce unutmuş olduğu eşyânın bütün bilgilerine yeniden sâhib olması. Seyr-i fil-eşyâ, dâvet makâmını elde etmek içindir. Dâvet makâmı, Peygamberlere mahsustur. (Muhammed Bâki-billâh)
→Kur’an ve TefsirSeyr-İ Murâdî
Murâdların, seçilmişlerin Allahü teâlânın lutf ve ihsânı ile çekilerek kavuştukları yol. Tasavvuf yoluna girip ilerlemek, yol gösteren rehberi sevmeğe bağlıdır. Seyr-i murâdî ile ve kuvvetle çekilerek vilâyetin (evliyâlığın) yüksek derecelerine kavuşturulan bu rehberin bakışları,…
→Kur’an ve TefsirSıddık
x, Dürüst, dosdoğru 2. tas, a Derunu hem aydın, hem de aralarında sıkı bir münasebet bulunması sebebiyle Hz, Peygamber'in derununa yakın olduğundan bilgi, söz ve davranışlarıyla Hz. Peygamber'in her getirdiğini tasdikte kemal mertebesinde bulunan.…
→Kur’an ve TefsirSihr (sihir)
Tabiat kuvvetleri, fizik, kimyâ ve biyoloji kânunları dışında gizli sebebler kullanarak, garip şeyleri yapmayı sağlayan iş, büyü. (Bkz. Büyü) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: ( Mûsâ aleyhisselâma inanan sihirbâzlar Fir'avn'a ) "Bize…
→Kur’an ve TefsirSûret-i ilâhî
İlâhî isim ve sıfatların insanda veya varlıkta görünüşünü anlatan tasavvufî ifade. Allah’ın maddî bir biçimi bulunduğu anlamına gelmez.
→Kur’an ve TefsirSübhâne Rabbike âyet-İ Kerîmesi
olduğu bildirilen " Bütün insanların üstünde, akılların ermediği, kemâllerin, üstünlüklerin sâhibi olan senin gibi bir peygamberi yaratan, yetiştiren Rabbin her aybdan münezzehtir, temizdir " mânâsına Sâffât sûresinin yüz sekseninci âyet-i kerîmesi. Kıyâmet günü büyük…
→Kur’an ve TefsirSüleymân Aleyhisselâm
Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Biz Dâvûd'a Süleymân'ı ( aleyhisselâm ) verdik. O ( Süleymân aleyhisselâm ) ne güzel kuldur. Hakîkaten o, ( bütün vakitlerini zikr, tesbîh…
→Kur’an ve TefsirSülûk Yolu
İnsanı Allahü teâlânın sevgisine kavuşturan yollardan biri. (Bkz. Vilâyet Yolu) İnsanı Allahü teâlânın sevgisine kavuşturan yol ikidir. Biri nübüvvet yolu olup, aslın aslına kavuşturur. Eshâb-ı kirâmın (Peygamber efendimizin mübârek arkadaşlarının) hepsi, bu yoldan vâsıl…
→Kur’an ve TefsirSünnet (I)
Hz. Peygamber’in sözleri, fiilleri ve onaylarıyla oluşan örnek yol. Kur’ân’dan sonra İslâm hukukunun temel delillerindendir. Fıkıhta sünnet ayrıca farz veya vâcip olmayan fakat yapılması teşvik edilen davranışın hükmünü ifade eder. Tasavvuf yollarında âdâb ve…
→