KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Islâhât
İyi hâle, işe yarar hâle getirmek için yapılan çalışmalar, düzenlemeler. Endülüs müslümanlarının Avrupalılara tuttukları ışık ile, Avrupa'da bir rönesans, ıslâhât hareketi başlamıştı. Aklî ilimleri öğrenen birçok ilim adamı, akıl ve mantık dışı olan hıristiyanlığa…
→Kur’an ve Tefsirİbrâhim Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin on dördüncü sûresi. İbrâhim sûresinin 28 ve 29. âyetleri Medîne'de, diğerleri Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli iki âyet-i kerîmedir. Otuz beşten kırk bire kadar olan âyetler İbrâhim aleyhisselâmın duâsını ihtivâ ettiği için…
→Kur’an ve Tefsirİbtilâ
1. İmtihan. Allahü teâlânın, kulunu, çeşitli sıkıntılar vermek sûretiyle imtihan etmesi, denemesi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: İşte orada îmân sâhibleri ibtilâdan geçirilmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğratılmışlardır. (Ahzâb sûresi: 11) 2.…
→Kur’an ve Tefsirİcbâr-I Nefs
İnsanın kendini bir işe zorlaması. Kur'ân-ı kerîm okurken ağlayın, eğer ağlayamazsanız, ağlar gibi yapın yâni ağlamaya icbâr-ı nefs edin. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce) İbn-i Abbâs radıyallahü anh buyurdu ki: "Sübhânellezî"nin (İsrâ sûresinin) secde âyetini okuduğunuz…
→Kur’an ve Tefsirİdrîs Aleyhisselâm
Kur'ân-ı kerîmde adı geçen peygamberlerden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İsmâil, İdris ve Zülkifl hakkında anlattığımızı da hâtırla. Onların her biri sabr edenlerdendi. (Enbiyâ sûresi: 85) Kitabda İdrîs'i de an. Çünkü o,…
→Kur’an ve Tefsirİhânet
1. Hâinlik etmek, güveni kötüye kullanmak, sadâkat göstermemek. Siz emniyet içinde meclislerde oturursunuz. İhâneti yalnız altın ve gümüşte aramayın. En büyük ihânet, kendisine güvenilerek yanında konuşulan sözleri ilgili kimselere götürmektir. (Hasen-i Basrî) 2. İsyân…
→Kur’an ve Tefsirİhlâs Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz on ikinci sûresi. Tevhîd, Tefrîd, Tecrîd, Necâd, Vilâyet ve Mârifet sûresi de denilmiştir. İhlâs sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Dört âyet-i kerîmedir. Sûrede; İslâm dîninin tevhîd (Allahü teâlâyı bir bilme) inancı…
→Kur’an ve Tefsirİhlâsnâme
İhlâs sûresinin anlam ve faziletlerini konu alan manzum veya mensur eser. Tasavvufî edebiyatta tevhid, samimiyet ve kulluk bilincini sûrenin kısa fakat yoğun anlam örgüsü üzerinden açıklar.
→Kur’an ve Tefsirİkbâl
1. Yönelme. Tasavvuf bilgilerinden maksad, kendini zorlamadan, uğraşmadan, her an Allahü teâlâya ikbâldir. Her an O'nu hatırlamaktır. (Ubeydullah-ı Ahrâr) 2. Kıymet verme, iyi karşılama, hürmet gösterme. Evlâdım! Orhan'ım! Allahü teâlânın emirlerine uymayan bir iş…
→Kur’an ve Tefsirİkrah
Bir kimseyi tehdit veya zor kullanarak istemediği bir sözü söylemeye ya da fiili yapmaya mecbur bırakma. İkrâh-ı mülcî Can veya organ kaybı gibi ağır ve hemen gerçekleşebilir tehditle oluşan tam zorlama. İkrâh-ı gayr-i mülcî…
→Kur’an ve Tefsirİktisâd
1. Orta yol, orta hâl. Tutumlu olma, gereği kadar ölçülü harcama. Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dîni tamâmen Allahü teâlâya hâs kılarak ( ihlâsla ) O'na yalvarırlar. Allahü teâlâ onları karaya çıkararak kurtardığı…
→Kur’an ve Tefsirİktizâ-İ Nass
Âyet ve hadîslerin gerektirdiği şey; nassın (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfin) hükmünün anlaşılabilmesi ve istenilen mânânın ortaya çıkması için sözün tamâmına bakılarak gerekli hükmün taktir edilmesi. " Ümmetimden hatâ ( yanılma ), nisyân (…
→Kur’an ve Tefsirİlâhiyyât
İnanılacak şeylerden bahseden kelâm ilminin; Allahü teâlânın varlığı, zâtı, sıfatları ve fiillerinden (işlerinden) bahseden bölümü. Kelâm kitaplarının ilâhiyyât bahislerinde Allahü teâlânın varlığını isbat için bildirilen delillerden birisi şöyledir: Şu âleme gözünü çevirip, üstünde, direksiz…
→Kur’an ve Tefsirİlm-İ Hudûrî (ilm-İ Huzûrî)
Bir şeyi, zihinde onun sûreti (görüntüsü) meydana gelmeksizin bilmek. Bir kimsenin kendi dışında bulunan bir şeyi bilmesi için o şeyin sûretinin, şeklinin görüntüsünün zihinde meydana gelmesi lâzımdır. Fakat ilm-i huzûrîde durum böyle değildir. İnsan…
→Kur’an ve Tefsirİlm-İ Husûlî
Bir şeyi onun sûreti, görüntüsü zihinde bulunduğu müddetçe bilmek. O şeyin zihindeki sûreti yok olunca, o şey unutulur. Bundan dolayı ilm-i husûlî devamlı değildir.
→Kur’an ve Tefsirİlm-İ Kırâat
Kur'ân-ı kerîmin kelimelerinin doğru olarak okunuşundan bâzı kelimelerin ise, farklı okunmasından bahseden ilim. İlm-i kırâat, Allahü teâlânın kelâmını bozulmak ve değişmekten korur. (Taşköprüzâde Ahmed Efendi)
→Kur’an ve Tefsirİlm-İ Usûl-İ Kelâm
Kelâm ilminin, îmân bilgilerinin âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden nasıl çıkarıldığını öğreten ilim.
→Kur’an ve Tefsirİlm-İ Usûl-İ Tefsîr
Tefsîr ilminin metodlarından, kâidelerinden, müfessirde bulunması gereken şartlarından, âyet-i kerîmelerin; nâsih ve mensûhundan, hâss ve âmmından bahseden ilim.
→Kur’an ve Tefsirİlyâs Aleyhisselâm
Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden biri. Hârûn aleyhisselâmın neslindendir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İlyâs da, şüphe yok ki gönderilmiş peygamberlerden idi. O vakit kavmine ( şöyle ) demişti; "Siz Allahü teâlânın…
→Kur’an ve Tefsirİman
( bg Dı. İnanmak, inanç. 2. tas. a Marifetullah, yakin, Hakk’a dair olan bilgi (us). b İslam zahir, iman bâtın, ihsan hakikattir. c Kulun Hakk'ın hidayetiyle harekete geçmesi. Süfiler, çoğu zaman evliyanın imanını “uluhiyeti…
→Kur’an ve Tefsirİnâbe Yolu
Müridlik. Sâlikin (tasavvuf yolunda) nefsin isteklerini yapmamak ve istemediklerini yapmak sûretiyle ve çeşitli sıkıntılara katlanarak Allahü teâlâya kavuşma yolu. Allahü teâlâya yakınlık derecelerine ulaşmak için riyâzetler (nefsin isteklerini yapmamak) ve mücâhedeler (nefsinin istemediklerini yapmak)…
→Kur’an ve Tefsirİnâyet
Le) Lütuf, ihsan, kayırma. tas. Allah'ın kulunu kayırması, İnayet-i hak İlahi inayet; Hakk'ın insanı kayırması, koruması ve kollaması, ona İnfisal a e disa destek olması. İki cihan zindan ise gerek bana bostân ola Ayruk…
→Kur’an ve Tefsirİnfirâd
Tek kalma ve yalnızlaşma. Hadis ilminde bir rivayetin senedinin herhangi bir tabakasında râvi sayısının bire düşmesi yahut benzeri bulunmaması durumudur. Tasavvuf dilinde infirâd ayrıca sâlikin kalabalıktan çekilip ibadet ve murakabeye yönelmesi anlamında kullanılabilir; hadis…
→Kur’an ve Tefsirİnfitar Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen ikinci sûresi. İnfitâr sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). On dokuz âyet-i kerîmedir. İlk âyetinde geçen ve göğün yarılması mânâsına olan infitar kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûre, kıyâmet ve âhiret hâllerini anlatmaktadır.…
→Kur’an ve Tefsirİnkâr
küfür nnâ li-llâhi ve innâ ileyhi râci'ûn ay. “Şüphesiz, Allah'ımıza döneceğiz.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’in bir ayetinde geçen söz. nn-Allahe ma'a-s-sâbirîn ay. “Şüphesiz Allah sabırlılardan yanadır.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’in bir ayetinde geçen söz.
→Kur’an ve Tefsirİnkâr Etmek
İnanmamak, kabûl etmemek. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Bu bizim indirdiğimiz Kur'ân-ı kerîm insanlar için çok hayırlı ve faydalı bir kelâmdır ( sözdür ). ( Ey Mekkeliler! ) Şimdi onu inkâr mı ediyorsunuz. (Enbiyâ…
→Kur’an ve Tefsirİnsan Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş altıncı sûresi. (Bkz. Dehr Sûresi)
→Kur’an ve Tefsirİnşallah
“Allah dilerse.” Gelecekte yapılması düşünülen bir işin ancak Allah’ın iradesi ve imkân vermesiyle gerçekleşebileceğini belirtir. İfade sorumluluktan kaçma sözü değil; insan iradesinin sınırlılığını hatırlatan bir tevekkül ve edep cümlesidir. Kehf sûresinin 23–24. âyetleri bu…
→Kur’an ve Tefsirİnşikâk Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen dördüncü sûresi. İnşikâk sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yirmi beş âyet-i kerîmedir. Göğün yarılmasından bahsedildiğinden, Sûret-ül-İnşikak denilmiştir. Sûre, amel defterlerinin kıyâmette sâhiplerine gösterileceğini bildirmektedir. (İbn-i Abbâs, Taberî, Ebû Hayyân) Allahü teâlâ…
→Kur’an ve Tefsirİnşikāku’l-kamer
Ayın yarılması. Kamer sûresinin ilk âyetleri ve ilgili rivayetler çerçevesinde Hz. Peygamber’e nispet edilen mûcize. Klasik âlimlerin çoğu olayı gerçekleşmiş hissî mûcize olarak yorumlamış; bazı yorumcular âyeti kıyametle ilişkili gelecek bir olay veya mecaz…
→Kur’an ve Tefsirİnşirâh Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan dördüncü sûresi. İnşirâh sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyet-i kerîmedir. Resûl-i ekremin kalbinin açılma hâdisesine işâret edildiğinden, Sûret-ül-inşirâh denilmiştir. İnsanoğlunun hayâtı ve çalışmanın esas olduğu bildirilmektedir. (İbn-i Abbâs, Râzî, Taberî)…
→Kur’an ve Tefsirİnzâl
1. İndirmek. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: İşte bu ( Kur'ân-ı kerîm ) bizim inzâl ettiğimiz mübârek bir kitabdır. O'na uyun, O'na muhâlefet etmekten sakınınız ki merhamet olunasınız. (En'âm sûresi: 155) 2. Kur'ân-ı kerîmin,…
→Kur’an ve Tefsirİrade
x. Istek, arzu, talep. 2. tas. a Hakikatin çağrısına olumlu cevap vermeyi gerektiren kalpteki sevgi ateşi.. b Nefsi, onun arzularından çevirip Hakk ın rızasına yöneltmek. c Nefsin isteğini değil, Hakk'ın emrini yerine getirmek. Bu…
→Kur’an ve Tefsirİrâde (irâdet)
1. Allahü teâlânın sübûtî sıfatlarından. Allahü teâlânın dilemesi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerimde meâlen buyurdu ki: (Muhakkak ki senin Rabbin) her neyi irâde ederse irâde ettiği gibi yapar. (O'nun irâdesi hiç şaşmaz. Helâk etmek irâde…
→Kur’an ve Tefsirİslâm-I Mecâzî
Nefsin, itminâna gelmeden yâni Allahü teâlânın rızâsına uygun hareket etmeye başlamadan önce, kişide bulunan ve Cennet'e girmek için yeterli olan İslâmiyet. Vilâyet-i hâssa (evliyâlığın en yüksek makâmı) ile şereflenmedikçe, İslâm-ı mecâzîden kurtulup, İslâm-ı hakîkiye…
→Kur’an ve Tefsirİslâmiyyet (islâmiyet)
Allahü teâlânın Cebrâil ismindeki melek vâsıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselâma gönderdiği, insanların dünyâda ve âhirette râhat ve mes'ûd olmalarını sağlayan usûl ve kâideler, emirler ve yasaklar. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki:…
→Kur’an ve Tefsirİsm (isim)
Varlıklara ad olan kelime. Sizler kıyâmet günü kendinizin ve babalarınızın adları ile çağırılırsınız. Öyle ise çocuklarınıza güzel isimler veriniz. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce) Ana-babanızı isimleri ile çağırmayınız. Onları yalanlamayınız. Onlarla yumuşak konuşunuz. Onlara boş söz…
→Kur’an ve Tefsirİsrâ
Hz. Peygamber’in geceleyin Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya götürülmesi. İsrâ sûresinin ilk âyetinde anlatılır. İsrâ, göklere yükseliş anlamındaki mi‘racla birlikte anılır fakat kavramsal olarak yolculuğun Mekke–Kudüs bölümünü ifade eder. Tasavvufî yorumlarda gece yolculuğu, kulun mânevî…
→Kur’an ve Tefsirİsrâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin on yedinci sûresi. İsrâ sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz on bir âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimizin mîrâc (göklere çıkarılma) mûcizesinin Mekke'den Kudüs'e kadar olan kısmı bu sürenin birinci âyetinde anlatıldığı için sûreye…
→Kur’an ve Tefsirİsrâ'îl
Benî İsraîl olarak da bilinen bu terim, Tevrat ve Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Yakup’un çocukları ve onlarm soyundan gelen kimseler için kullanılmıştır. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette geçmektedir (Âl-i İmrân suresi, 3 / 93;…
→Kur’an ve Tefsirİsti'dâd
Bir şeyin alınmasına, elde edilmesine ve kazanılmasına olan yatkınlık, doğuştan gelen kâbiliyet, kavrayış, anlayış. İsti'dâd Allahü teâlânın ihsânıdır. Hazret-i Ebû Bekr isti'dâdı sebebi ile Peygamberimize sallallahü aleyhi ve sellem bir şey sormadan inanıverdi. Ebû…
→Kur’an ve Tefsirİstifsâr
Açıklanmasını istemek, sormak. Melekler, Allahü teâlâdan Âdem aleyhisselâmın niçin yeryüzünde halîfe olduğunu istifsâr ederek anlamak istediler; " Yâ Rabbî! Yeryüzünde fesâd çıkaracak ve kan dökecek olan kulları mı yaratacaksın? Biz seni tesbîh ediyoruz, hamd…
→Kur’an ve Tefsirİstihzâ
Söz, yazı, işâret veya çeşitli davranışlarla bir kişinin ayıp ve eksikliklerini ortaya çıkarmak, onunla eğlenmek, alay etmek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Münâfıklar ( hakka inanmadıkları hâlde inanmış görünenler ) mü'minler ile…
→Kur’an ve Tefsirİstinbât
Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş hükümleri, bilgileri, açıkça bildirilenlere benzeterek, meydana çıkarmak. Eshâb-ı kirâmdan radıyallahü anhüm ecmaîn sonra gelen müctehidlerin en büyüğü İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'dir (r.aleyh). Bu büyük imâm, her hareketinde,…
→Kur’an ve Tefsirİsyân
Karşı gelme, baş kaldırma, âsî olma. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Fakat Allahü teâlâ size îmânı sevdirmiş ve onu kalblerinize zînet yapmıştır. Küfrü, fıskı ve isyânı da size çirkin göstermiştir. İşte doğru…
→Kur’an ve Tefsirİşâret-İ Nass
Nassın (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfin) görünen mânâsından başka, ayrıca maksûd olmayan, kastedilmeyen bir mânâyı da bildirmesi. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Onların ( boşanmış kadınların ) ma'rûf vechile ( örf ve âdete göre…
→Kur’an ve Tefsirİşmoil Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Hârûn aleyhisselâmın neslinden olup, Mûsâ aleyhisselâmın dînini tebliğ etmiştir. İşmoil aleyhisselâm peygamber olarak gönderilmeden önce, Mısır ve Kudüs arasındaki Bahr-i Rûm (Rum denizi) sâhillerinde yaşayan Amâlikalılar, İsrâiloğullarına musallat olmuşlardı. Amâlikalılar, İsrâiloğullarına…
→Kur’an ve Tefsirİtmi'nân
Huzûr, sükûn ve râhata kavuşma. Kur'ân-ı kerîmde buyruldu ki: Biliniz ki, kalbler yalnız Allahü teâlâyı zikretmekle itmi'nân bulur. (Ra'd sûresi: 30) Kalbin itmi'nânının alâmeti, dînin emir ve yasaklarına tam uymaktır. (Hâcı Dost Muhammed) İtmi'nân…
→