HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Enderun ve tasavvuf çevresi
Târihçibaşı-zâde Şeyh Muhammed Âgâh Ağa Enderun’da yetişti. Galata Mevlevîhânesi çevresinde, Mi‘râciyye’nin bestekârı Nâyî Osman Dede ile sohbet etti. Beşiktaş’ta irşad faaliyetinde bulunan Neccârzâde Şeyh Rızâeddin Efendi’den Nakşibendî terbiyesi aldı.
Mesnevî dersleri
Kaynak, Galata Mevlevîhânesi yakınındaki evinde Mevlânâ’dan izin aldığı kabulüyle Mesnevî okuttuğunu aktarır. Galata Mevlevîhânesi mesnevîhanlarından Muhammed Dede’nin de mânevî bir işaret üzerine onun derslerine devam ettiği ve daha sonra mevlevîhâne şeyhliğine geçtiği anlatılır. Bu kayıt, Âgâh Ağa’nın Nakşibendî nispetiyle Mevlevî kültür çevresi arasındaki temasını gösterir.
Râgıb Paşa ile ilişkisi
Koca Râgıb Paşa müridleri arasında anılır. Sefîne’de, Bağdat’a görevlendirilen Paşa’nın ölüm vaktini sorması üzerine Âgâh Ağa’nın “Beni kalbinden çıkarınca ölürsün” dediği menkıbe kaydedilir. Bu anlatı tarihî biyografiden ayrı, mürşid–mürid bağlılığını ifade eden gelenek hafızası olarak değerlendirilir.
Vefatı ve kabri
1184/1770 yılında vefat etti. Galata Mevlevîhânesi civarındaki konağının müştemilâtından ayırdığı özel kabristana defnedildi. Kaynak, burada Mevlevî sikkesi bulunan bir sandukayla anıldığını bildirir.