Ara
Menü

Tâhirülmevlevî

Tâhirülmevlevî (Mehmed Tâhir Olgun, 1877-1951), Yenikapı Mevlevîhânesi'nde 1001 günlük çilesini tamamlamış son mesnevîhanlardan; Fâtih ve Süleymaniye camilerinde verdiği Mesnevî dersleri, şerhleri ve edebiyat tarihi çalışmalarıyla Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan bir ilim ömrü bırakmıştır.

Doğum
1877
Vefat
1951
Unvan
Mesnevîhan, edebiyat tarihçisi, şair ve mütercim

Doğumu ve yetişmesi

5 Ramazan 1294 (13 Eylül 1877) tarihinde İstanbul Taşkasap'ta (Fındıkzade) doğdu. Asıl adı Mehmed Tâhir'dir. Babası hademe-i hâssa başçavuşlarından Mustafa Saffet Bey, annesi Emine Emsal Hanım'dır. Baba tarafından büyük dedesi Hattat Mehmed Tâhir Efendi Mevlevî dervişiydi — Mevleviyye ile bağı ailesinden gelir.

Tahsilini Gülhane Askerî Rüşdiyesi ve Menşe-i Küttâb-ı Askerî'de tamamladı; 1892'de Bâb-ı Seraskerî'de mülâzım olarak göreve başladı. Bu arada Filibeli Râsim Efendi ve Mehmed Esad Dede'nin derslerine devam ederek 1893'te mesnevîhanlık icâzetnâmesi aldı. Esad Dede'nin aracılığıyla Yenikapı Mevlevîhânesi postnişini Mehmed Celâleddin Dede'ye intisap etti.

Hac yolculuğu ve çile

Esad Dede ile çıktığı hac yolculuğunda Kahire, Mekke ve Medine'de ilim ve tasavvuf ehlinin sohbetlerine katıldı; Mekke Şeyhülmeşâyihi Ahmed er-Rifâî kendisine Kādirî ve Rifâî tarikatlarından icâzetnâme verdi. Dönüşte Yenikapı Semâzenbaşısı Karamanlı Hâlid Dede'den semâ çıkardı ve dönemin en iyi semâzenleri arasında yer aldı.

Ardından memuriyetten istifa ederek 1001 günlük çileye girdi (1896-1898). Bu yılların yazışmaları, Ahmed Remzi Dede'ye yazdığı yirmi mektupla Çilehâne Mektupları adıyla günümüze ulaşmıştır.

Matbuat hayatı

1899'da Tâhir Dede Kütüphanesi'ni kurup kitap yayımına başladı. Haftalık dergi başvurusu geri çevrilince, yayımına ara verilmiş Resimli Gazete'yi yeniden çıkarmak üzere anlaştı; ancak ilk sayının hemen ardından “bir ittihâd-ı Mevlevî komitesi oluşturmak amacıyla gazete çıkardığı” yolundaki bir jurnal üzerine gazete yasaklandı, kitap yayım izni de durduruldu. Dükkânını kapatıp Nâzıme Sultan'ın Ortaköy'deki yalısına vekilharç olarak girdi. Dört yıl matbuattan uzak kaldıktan sonra dostlarının ısrarıyla Dîvançe-i Tâhir'i neşretti.

Şubat 1904'te Orman ve Ziraat Nezâreti'nde tekrar memuriyete başladı; burada Mehmed Âkif ile tanışıp dost oldu. Burhân-ı Terakkî ve Rehnümâ-yı Füyûzât mekteplerinde Farsça ve İslâm tarihi okuttu, 1909'da Dârüşşafaka'ya edebiyat ve usûl-i tahrîr muallimi tayin edildi — bu görev 1944'e kadar sürecekti.

Nekregû'nun başmuharrirliğine getirildiğinde Tâhir Saffet imzasıyla istibdadı ve hafiye teşkilâtını hicveden yazılar yazdı. Beyânülhak, Sırât-ı Müstakîm ve Sebîlürreşâd'da İslâm tarihine ve günlük meselelere dair yazıları çıktı. 1912'de Şeyh Galib hakkında Şehâbeddin Süleyman ile giriştiği kalem tartışması dikkat çekti. İstanbul şubesi açılmadan girdiği İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nden 31 Mart olaylarından kısa süre önce ayrıldı.

Hocasının makamına geçmeyi reddetmesi

Mehmed Esad Dede'nin 1911'de vefatı üzerine kendisine Kasımpaşa Mevlevîhânesi mesnevîhanlığı teklif edildi. Hocasına duyduğu saygı sebebiyle, meşguliyetini öne sürerek onun makamına geçmek istemedi.

Müderrislik ve yangın

1914'te kurulan Dârü'l-hilâfeti'l-aliyye medreselerinde müderrisliğe getirildi; İslâm tarihi ve İslâm medeniyeti dersleri okuttu. 1918'de Ali Ekrem'in başkanlığındaki Tedkīkāt-ı Lisâniyye Heyeti'ne üye oldu.

Büyük Fatih yangınında Taşkasap'taki eviyle birlikte kütüphanesi ve telifleri yandı. Bir ilim adamının ömrünün ortasında uğradığı bu kayıp, sonraki yıllarda yeniden yazma ve derleme gayretini büyük ölçüde belirlemiştir.

Mahfil ve Teâlî-i İslâm

29 Temmuz 1920'den itibaren Mahfil dergisini çıkarmaya başladı; işler tamamen üstüne kalınca idarehaneyi önce evine, ardından Bâbıâli'ye taşıdı. İskilipli Mehmed Âtıf Efendi'nin kurduğu Cem'iyyet-i Müderrisîn'e, adı Teâlî-i İslâm'a çevrilip ilmî bir cemiyet hâline geldikten sonra girdi.

Meşihat tarafından cemiyet adına bastırılan ve halkı Kuvâ-yi Milliye aleyhine çevirmeyi hedefleyen beyannâmeye karşı çıkınca memuriyetine son verildi; bir ay sonra göreve döndü (26 Eylül 1920). 1923'te İstanbul'daki dairelerin ilgası üzerine az bir maaşla memuriyetten uzaklaştırıldı, Isparta'ya çıkan tayini kabul etmeyince azil maaşı da kesildi.

İstiklâl Mahkemesi

17 Eylül 1923'te Fâtih Camii mesnevîhanlığını kabul etti. Medreselerin lağvedilmesinden sonra (Mayıs 1924) İstanbul İmam-Hatip Mektebi'nde edebiyat, hitabet ve irşad muallimliğine getirildi; bu mektebin lise seviyesine çıkarılması teklifi medreselerin yeniden ihyası şeklinde anlaşılınca on beş kadar muallimle birlikte görevine son verildi.

7 Aralık 1925'te, şapkaya ve inkılâplara karşı olma suçlamasıyla İstanbul'da tutuklanan yirmi beş kişi arasındaydı; yargılanmak üzere Ankara'ya götürüldü. 26 Ocak 1926'daki duruşmada İskilipli Âtıf Efendi'nin Frenk Mukallidliği ve Şapka adlı kitabının dağıtımına yardım etmek ve Teâlî-i İslâm Cemiyeti'ne üye olmakla suçlandı. 3 Şubat'taki duruşmada cemiyete ilmî mahiyeti sebebiyle girdiğini, cemiyet adına hazırlanan beyannâmenin kabulünü engellemeyi başardığını, adı geçen kitabı da satışı yasaklanmadan önce sattığını belirterek kendini savundu; beraat edip İstanbul'a döndü.

Cumhuriyet yılları

Dârüşşafaka'daki derslerine devam etti. 1926'da Defterhâne'deki tapu dairesinde başladığı memuriyetini 1929'da Maltepe Askerî Lisesi edebiyat muallimliğiyle sürdürdü; 1931'de nakledildiği Kuleli Askerî Lisesi'nde on yıl hocalık yaptı. Soyadı Kanunu çıkınca Olgun soyadını aldı.

Çalışmalarını edebiyat tarihinde yoğunlaştırdı. 1934'te Maarif Vekâleti'ne bağlı Edebiyat Lugatı Komisyonu'nda Ali Ekrem'le sürdürdükleri çalışma yürümeyince kendi Edebiyat Istılahları'nı hazırladı. Sadettin Nüzhet Ergun'la Bâkî ve Şeyh Galib üzerine şiddetli tartışmaları oldu. 1940'ta yayımlanmaya başlayan İslâm-Türk Ansiklopedisi'nin yazarları arasında yer aldı; 1943'te İstanbul kütüphanelerindeki yazmaları tasnif komisyonunda çalıştı.

12 Şubat 1944'te, yaşının ilerlemesi gerekçesiyle 1909'dan beri sürdürdüğü Dârüşşafaka hocalığından emekliye sevkedildi.

Süleymaniye dersleri ve vefatı

29 Mayıs 1948'de Süleymaniye Camii'nde Mesnevî okutmaya başladı. Bu yıllarda Mesnevî etrafında sert bir tartışmaya girişti: Mesnevî'nin Eski ve Yeni Muterizleri, eseri tenkit eden bir kitabın yalnızca önsözüne yazılmış 224 sayfalık bir cevaptır.

Ömrünün son yılları yazma divanlar katalogu hazırlığı ve İslâm Yolu dergisindeki yazılarıyla geçti; Mesnevî takrir notlarını Mesnevî Dersleri adıyla formalar hâlinde bastırdı. 21 Haziran 1951'de vefat etti. Cenazesi vasiyeti üzerine Yenikapı Mevlevîhânesi'nde annesi Emine Emsal Hanım'ın yanına defnedildi.

Kişiliği

Çelebi kişiliğinin yanında hicivleri ve kalem mücadeleleriyle tanınan, hürriyetçi bir karaktere sahipti. Yenikapı Mevlevîhânesi gibi İstanbul'un bir sanat ve edebiyat muhitinden feyiz alıp ilim ve irfan havası içinde ömür sürdü; talebelerinin sayısı binleri aştı ve birçok öğrencisi yüksek mevkilere çıktı.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 4 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Hocasının makamını kabul etmemesi

Esad Dede'nin vefatından sonra teklif edilen mesnevîhanlığı reddetmesi.

Metni gösterMetni daralt

Mehmed Esad Dede'nin 1911'de vefatı üzerine Kasımpaşa Mevlevîhânesi mesnevîhanlığı kendisine teklif edildi. Tâhirülmevlevî, hocasına duyduğu saygı sebebiyle meşguliyetini öne sürerek onun makamına geçmek istemedi.

Çerçeve. Menkıbe değil, belgeli bir tercihtir; buraya alınmasının sebebi bir mizacı tek hamlede göstermesidir. Aynı adam on iki yıl sonra Fâtih Camii mesnevîhanlığını kabul edecektir — mesele makam değil, hangi makamın kimin yeri olduğudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Tâhirülmevlevî”, c. 39, s. 407-409.
BİYOGRAFİK KAYIT

1001 gün: memuriyetten çileye

Devlet görevinden istifa edip Yenikapı'da çileye girmesi.

Metni gösterMetni daralt

Hac dönüşünde semâ çıkardıktan sonra memuriyetten istifa ederek 1896-1898 yılları arasında 1001 günlük Mevlevî çilesine girdi.

Çerçeve. Bu yılların iç kaydı elimizdedir: 13 Şubat 1896 – 19 Kasım 1899 arasında Ahmed Remzi Dede'ye yazdığı yirmi mektup, Çilehâne Mektupları adıyla yayımlanmıştır. Bir Mevlevî çilesinin, sonradan hatırlanarak değil yaşanırken yazılmış az sayıdaki tanıklığından biridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tâhirülmevlevî, Çilehâne Mektupları (haz. Cemal Kurnaz – Gülgün Erişen, Ankara 1995).
BİYOGRAFİK KAYIT

Beyannâmeye karşı çıkması

Kuvâ-yi Milliye aleyhindeki metne itiraz edip memuriyetini kaybetmesi.

Metni gösterMetni daralt

Teâlî-i İslâm Cemiyeti adına Meşihat tarafından bastırılan ve halkı Kuvâ-yi Milliye aleyhine çevirmeyi hedefleyen beyannâmeye karşı çıkınca memuriyetine son verildi; bir ay sonra 26 Eylül 1920'de göreve döndü.

Çerçeve. Bu tavır, 1926'daki İstiklâl Mahkemesi savunmasının da esasını oluşturdu: cemiyete ilmî mahiyeti sebebiyle girdiğini ve beyannâmenin kabulünü engellemeyi başardığını belirterek beraat etti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Tâhirülmevlevî”, c. 39, s. 407-409.
BİYOGRAFİK KAYIT

Fatih yangınında yanan kütüphane

Evi, kitapları ve henüz basılmamış telifleriyle birlikte kül olması.

Metni gösterMetni daralt

Büyük Fatih yangınında Taşkasap'taki eviyle birlikte kütüphanesi ve telifleri yandı.

Çerçeve. Kayıptan sonra yazdıklarının hacmi dikkat çekicidir: basılmamış eserlerinin önemli bir kısmı bugün Süleymaniye Kütüphanesi F. S. Türkmen bölümündedir. Yangın onu susturmamış, yeniden yazmaya sevketmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Tâhirülmevlevî”, c. 39, s. 407-409.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mesnevî Dersleri

Fâtih ve Süleymaniye camilerindeki takrirlerinden doğan beş ciltlik şerh.

Metni gösterMetni daralt

1923'te Fâtih Camii'nde, 1948-1951 arasında Süleymaniye Camii'nde verdiği Mesnevî derslerinin ürünüdür. Önce 1949-1951 arasında formalar hâlinde çıktı, sonra Fethi Sezai Türkmen tarafından beş cilt hâlinde yayımlandı. Eser Mesnevî'nin V. cildinin ortalarına kadar gelmektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tâhirülmevlevî, Mesnevî Dersleri, I-V (haz. Fethi Sezai Türkmen), İstanbul 1963-1975.
TARİHÎ KAYIT

Çilehâne Mektupları

Çile yıllarında Ahmed Remzi Dede'ye yazdığı yirmi mektup.

Metni gösterMetni daralt

Asıl kaydı Mevlevî Çillesi, Hâtırat ve Tahassüsâtını Hâvî Olarak Ahmed Remzi Dede'ye Mektuplar'dır. 13 Şubat 1896 – 19 Kasım 1899 tarihleri arasında yazılmış yirmi mektubu içeren defter bu adla yayımlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tâhirülmevlevî, Çilehâne Mektupları (haz. Cemal Kurnaz – Gülgün Erişen), Ankara 1995.
TARİHÎ KAYIT

Matbuat Âlemindeki Hayatım

1926'ya kadarki matbuat hâtıraları, kalem mücadeleleri ve İstiklâl Mahkemesi safhaları.

Metni gösterMetni daralt

1926 yılına kadarki matbuat hâtıralarını, giriştiği kalem mücadelelerini ve İstiklâl Mahkemesi'ndeki yargılanma safhalarını anlatır. Sadık Albayrak tarafından bazı bölümleri çıkarılarak neşredilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tâhirülmevlevî, Matbuat Alemindeki Hayatım ve İstiklal Mahkemeleri (haz. Sadık Albayrak), İstanbul 1992.
TARİHÎ KAYIT

Mir'ât-ı Hazret-i Mevlânâ

Çilesi sırasında yazdığı Mevlânâ manzumeleri; ilk kitabı.

Metni gösterMetni daralt

Mevlevîhânedeki çilesi esnasında kaleme aldığı “Hilye-i Hazret-i Mevlânâ” ile Mevlânâ için yazdığı diğer manzumelerinden meydana gelir. Tâhir Dede Kütüphanesi'nin birinci kitabı olarak yayımlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tâhirülmevlevî, Mir'ât-ı Hazret-i Mevlânâ, İstanbul 1315.
TARİHÎ KAYIT

Edebiyat Lügatı

Komisyon dağılınca tek başına hazırladığı ıstılah sözlüğü.

Metni gösterMetni daralt

1934'te Maarif Vekâleti'ne bağlı Edebiyat Lugatı Komisyonu'nda Ali Ekrem'le sürdürdükleri çalışma yürümeyince hazırladığı Edebiyat Istılahları'nın muhtasarıdır. Küçük değişikliklerle Kemal Edip Kürkçüoğlu tarafından da yayımlanmıştır. Müellifin ayrıca Türk Dil Kurumu'nun Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü'ne eleştiri olarak yazdığı Edebiyat Sözlüğündeki Uydurma Tabirler adlı bir eseri vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tâhirülmevlevî, Edebiyat Lügatı, İstanbul 1936; nşr. Kemal Edip Kürkçüoğlu, İstanbul 1973.
TARİHÎ KAYIT

Kafkas Mücahidi Şeyh Şâmil'in Gazavâtı

Muhammed Tâhir el-Karahî'den yaptığı tercüme.

Metni gösterMetni daralt

Muhammed Tâhir el-Karahî'den tercümedir; Sebîlürreşâd Kütüphanesi'nin yirmi üçüncü kitabı olarak yayımlanmış, sonradan yeni harflerle de basılmıştır. Müellifin çevirileri arasında Molla Câmî'nin Mir'âtü'l-Akāid'i ve Şeyh İnâyetullah Kenbû'nun Bahâr-ı Dâniş'inden Hind Masalları da bulunur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tâhirülmevlevî (trc.), Kafkas Mücahidi Şeyh Şâmil'in Gazavâtı, İstanbul 1333.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mesnevîhanlık

Mesnevî'yi icâzetle takrir etme geleneği; Tâhirülmevlevî son halkalarındandır.

Metni gösterMetni daralt

Mesnevîhanlık, Mesnevî'yi cami ve mevlevîhânelerde takrir etme yetkisinin icâzetle aktarıldığı bir gelenektir. Tâhirülmevlevî bu icâzeti 1893'te, henüz on altı yaşındayken Mehmed Esad Dede'den aldı.

Takririni 1923'te Fâtih Camii'nde, 1948-1951 arasında Süleymaniye Camii'nde sürdürdü. Bu derslerin ürünü olan Mesnevî Dersleri, Mesnevî'nin V. cildinin ortalarına kadar gelir; ömrü eseri tamamlamaya yetmedi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Orhan Okay, “Osmanlı'da Mesnevihanlık Geleneği ve Son Mesnevihanlardan Tahirülmevlevi”, 10. Millî Mevlânâ Kongresi, Konya 2002, I, 309-314.
TARİHÎ KAYIT

Çile (1001 gün)

Mevlevî sülûkünün bin bir günlük hizmet süreci.

Metni gösterMetni daralt

Mevleviyye'de sülûk, dergâhta bin bir gün süren hizmetle gerçekleşir. Tâhirülmevlevî bu çileyi 1896-1898 yılları arasında Yenikapı Mevlevîhânesi'nde tamamladı; çile öncesinde Karamanlı Hâlid Dede'den semâ çıkarmış ve dönemin en iyi semâzenleri arasına girmişti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tâhirülmevlevî, Çilehâne Mektupları.
TARİHÎ KAYIT

Şerh geleneği

Bir metni beyit beyit açma usulü; Tâhirülmevlevî'nin asıl sahası.

Metni gösterMetni daralt

Tâhirülmevlevî'nin edebiyat tarihine asıl katkısı şerhleridir. Bâkî'nin “sünbül” kasidesi ve Kanûnî'ye kasideleri, Taşlıcalı Yahyâ'nın Şehzade Mustafa Mersiyesi, Nef'î'nin Hotin Kasidesi, Sabrî'nin Ebûsaid Efendi Kasidesi, Fuzûlî'nin Bağdat Kasidesi ve Şikâyetnâme'si üzerine yazdıkları bu usulün örnekleridir.

Şerh onun için bir metot değil bir tavırdı: metni savunmak da bu işin parçasıydı. Mesnevî'nin Eski ve Yeni Muterizleri (1946), eseri tenkit eden bir kitabın yalnızca önsözüne yazılmış 224 sayfalık bir cevaptır; ertesi yıl aynı kişiye on altı sayfalık ikinci bir cevap daha yazmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tâhirü'l-Mevlevî (Olgun)'den Metin Şerhi Örnekleri (haz. Şener Demirel, Ankara 2005).

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeYenikapı Mevlevîhânesiİntisap ettiği, 1001 günlük çilesini çıkardığı ve vasiyeti üzerine annesinin yanına defnedildiği dergâh. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.İstanbul · TürkiyeTaşkasap (Fındıkzade)13 Eylül 1877'de doğduğu semt; Büyük Fatih yangınında evi, kütüphanesi ve telifleri burada yandı. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.İstanbul · TürkiyeFâtih Camii17 Eylül 1923'te kabul ettiği mesnevîhanlık görevini burada sürdürdü; 1925'te bu görevi resmen üzerine aldı. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.İstanbul · TürkiyeSüleymaniye Camii29 Mayıs 1948'den vefatına kadar Mesnevî okuttuğu cami; Mesnevî Dersleri bu takrirlerden doğdu. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.İstanbul · TürkiyeDârüşşafaka1909'dan 1944'teki emekliliğine kadar edebiyat ve usûl-i tahrîr muallimliği yaptığı mektep — otuz beş yıllık hocalık. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.İstanbul · TürkiyeKuleli Askerî Lisesi1931'de nakledildiği ve on yıl edebiyat muallimliği yaptığı okul. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.İstanbul · TürkiyeKasımpaşa MevlevîhânesiHocası Mehmed Esad Dede'nin makamı; 1911'de teklif edilen mesnevîhanlığı saygısı sebebiyle kabul etmedi. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.Mekke · Suudi ArabistanMekkeEsad Dede ile çıktığı hac yolculuğunda Şeyhülmeşâyih Ahmed er-Rifâî'den Kādirî ve Rifâî icâzetnâmesi aldı. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.Ankara · TürkiyeAnkara İstiklâl Mahkemesi7 Aralık 1925'te tutuklanıp getirildiği yer; 26 Ocak ve 3 Şubat 1926 duruşmalarının ardından beraat etti. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Tâhirülmevlevî”, c. 39, s. 407-409
  2. [2]Tâhirülmevlevî, Çilehâne Mektupları (haz. Cemal Kurnaz – Gülgün Erişen, Ankara 1995)
  3. [3]Orhan Okay, “Osmanlı'da Mesnevihanlık Geleneği ve Son Mesnevihanlardan Tahirülmevlevi”, 10. Millî Mevlânâ Kongresi, Konya 2002, I, 309-314
  4. [4]Tâhirülmevlevî, Çilehâne Mektupları
  5. [5]Tâhirü'l-Mevlevî (Olgun)'den Metin Şerhi Örnekleri (haz. Şener Demirel, Ankara 2005)
  6. [6]Tâhirülmevlevî, Mesnevî Dersleri, I-V (haz. Fethi Sezai Türkmen), İstanbul 1963-1975
  7. [7]Tâhirülmevlevî, Çilehâne Mektupları (haz. Cemal Kurnaz – Gülgün Erişen), Ankara 1995
  8. [8]Tâhirülmevlevî, Matbuat Alemindeki Hayatım ve İstiklal Mahkemeleri (haz. Sadık Albayrak), İstanbul 1992
  9. [9]Tâhirülmevlevî, Mir'ât-ı Hazret-i Mevlânâ, İstanbul 1315
  10. [10]Tâhirülmevlevî, Edebiyat Lügatı, İstanbul 1936; nşr. Kemal Edip Kürkçüoğlu, İstanbul 1973
  11. [11]Tâhirülmevlevî (trc.), Kafkas Mücahidi Şeyh Şâmil'in Gazavâtı, İstanbul 1333
  12. [12]Kişi kartı kaynak paketi — Tâhirülmevlevî
Ortak kaynak kataloğunu aç →